100 yıllık hasretlik bitsin artık!

100 yıllık hasretlik bitsin artık!

SINIRIN ÖTE TARAFINDA KALMIŞ, BİZİM KANIMIZDAN, BİZİM CANIMIZDAN, DİNDAŞIMIZ ,DİLDAŞIMIZ BACIMIZ ,KARDAŞIMIZ; BİZLERE BİRAZ KÜSKÜN, BİRAZ KIRGIN ÖTEKİLEŞTİRİLMİŞ TÜRKMEN SOYDAŞLARIMIZ…

Bin bir umutlarla, yaşadığınız yerleri terk ederek ,ata diyarına geldiniz.Kendinizi evinizde gibi hissediyor musunuz? Siyasetçilerle görüştüğünüzde sizlere yaklaşımları genelde nasıl oluyor?

YUSUF MAHLİ: Türkmenlerle ilgili olarak siyasiler, eğer bir müdahale olursa gelecek seçimde oy kaybederiz kaygısı taşıyorlar. Halbuki   gidecek olan toprakların içinde Türk toprağı da var, Türkmenler de var. Savaştan kaçınıyorlar ve ben bunu kınıyorum. Bu artık koltuk meselesi değil dava meselesidir. İç güvenliği tehdit eden milli bir dava söz konusudur. Türkmenlere ait Türk toprakları elden gidiyor ve bazıları ne yazık ki birkaç oyun peşinde. Bazıları orada kendi devletlerini kurdular, güçlerini oluşturdular. Bazı önemli güçleri de arkalarına alarak güçlendiler. Ama Türkmenler ne yazık ki yalnız bırakıldılar.

Suriye savaşında taraf olmanız itibarıyla   eleştiri alıyor musunuz?

YUSUF MAHLİ: Türkmenler 1000 yıldır Suriye’ de yaşıyorlar. Selçuklular döneminde gelip o bölgede hakimiyet kurmuşlar. Bu hakimiyet Osmanlı dönemine kadar devam etmiş ve oradaki Osmanlı çekildikten sonra Türk hakimiyeti bitirilmiş. Türklerle hep savaşılmış.2012’e kadar da oradaki Türk varlığı hep silinmek istenmiş. Türk okulları kapatılarak,Türkçe yayınlar yasaklanmış. Arap milliyetçisi partiler iktidar olunca devlet kadrolarına, üst kademelere çıkarılması engellenmiş. Türk düşmanlığı ve kini zaten hep vardı. Bölgede Türkmenlere karşı bir asimile etme çalışmaları var. Adı Türk olan hiçbir oluşuma izin verilmemiş.

Sizler vatanınızda da huzur bulamamışsınız. Çok acı bir şey bu!

YUSUF MAHLİ: Araplar, “Yahudiler bize Türklerden daha yakın ve iyidir” mantığı taşıyorlar. Yıllardır da düşmanlık besliyorlar bize ve o yüzden de hiçbir zaman bir örgütlenmemiz olamadı, hep engellendi. AKP iktidarı başa geldiğinde Suriye ile olan yakınlaşma görünürde de olsa biraz olsun bir ılımlılık sağladı. Ama gerçekte Türkmenlerin herhangi bir hak ve hukuku olmadı.

Türkmenler bu savaşta bir taraf oldu mu?

YUSUF MAHLİ: Türkmenlerin örgütsel bir yapısı yok, çatısı yok.Ortada tamamen darmadağın bir yapı var.Türkmenler Suriye’de farklı bölgelerde ve dağınık olarak yaşıyorlar.Birbirlerinden koparılmış, asimilasyona uğratılmaya çalışılmış.Olaylar başladığında, Araplar ve Kürtler bilinçli hareket ediyorlardı.Türkmenlerin taraf olamama gibi bir lüksleri yok, çünkü orada kendini savunmak zorunda.Orada bir akıntı vardı ve Türkmenlerde bu akıntıya dahil oldular.Zaten bir önder yok, örgütlenme yok. Her gurup bölgesine göre bağımsız olarak hareket ediyor.

Şuan ki durumunuz nedir? Olaylardan ders çıkarıp bundan sonrası için bir örgütlenmeye gidecek misiniz?

YUSUF MAHLİ: Saldırılar   başladıktan sonra silahlanmaya gidilerek Türkmen askeri grupları oluşturulmaya başlandı. Guruplar önce Türkmen bölgelerinde koruma amaçlı görev alıyorlardı. Rejimle savaşmak isteyende merkeze gidiyordu. Biz hep şunu savunuyoruz. Türkmenler olarak kendi bölgemizi oluşturup, savunmamızı yapmamız lazım.Biz kendimizi oluşturduktan sonra başkalarıyla olan sorunlarımızı halledebiliriz.Asgari gruplarımız başarısız oldu yeterli destek sağlanmadığı için.Her gurubun destekleyicisi vardır.Kiminin ABD’si,Körfez Ülkeleri..var.Türkmenlerin ise tek destek isteyeceği ülke ise Türkiye’dir.

Türkiye den destek aldınız mı?

YUSUF MAHLİ: Ciddi anlamda biz destek alamadık ne yazık ki. Çünkü Türkiye “Biz Suriye’deki bütün guruplara eşit mesafedeyiz” diye açıkladı. Ama her ülke bir taraf seçmişken Türkiye’nin bize diğer guruplarla bir tutması çok üzücü. Suriye’de bir savaş var herkes bu pastadan bir pay almak yarışında. Türkmen bölgeleri örgütler arasında sürekli el değiştiriyor. Güçlü bir örgütlenme ve yeterli destek olsa kimse yaklaşamaz.

Göçlerden sonra Suriye ‘deki Türkmen nüfusu nasıl şimdi ?

YUSUF MAHLİ: Türkmenler bilinçli bir şekilde göçe zorlanıyorlar. Çoğunluğu da Türkiye ye geliyorlar. Bu göçler özellikle İŞID geldikten sonra oldu. Orta bölgeleri ise rejim göçe zorladı.Orada kalmak isteyenleri, terk etmek istemeyenleri “ bölgede İŞID vardır. Sizi ihbar edip koalisyon güçlerine bombalatırız “diye tehdit ediyorlar ki böyle bir olayı da gerçekleştirdiler. Pek çok insanımız da öldü.Koalisyon güçlerinin de tek yaptığı PYD’ nin önünü açmak.

Suriye bir şekilde göçlerle boşaltılıyor. Bundan sonra ne olacak? Suriye kimlere kalacak? Nasıl bir oluşum bölgeyi bekliyor?

YUSUF MAHLİ: Suriye’de bir demografik yapı değişimi yaşanıyor. Suriye mezhepsel ve milletsel pek çok yapıyı bünyesinde barındıran bir ülke . Sünni Arapların çoğu göçe zorlandı.Bu süreçte rejimin yanında duranlar faydalı çıktılar. Dürziler mesela.Öncesinde rejime karşılarken, Esad onları yanına çekip silahlandırıyor.Nusayrilerde çok güçlüler.Özellikle de ordunun yüzde sekseni Nusayri dir.Her ne kadar bakanlar Sünni olsa da orada bakanların bir söz hakkı yoktur.İstihbarat kuvvetleri etkilidir.Kürtlerde PKK dan gelen bir örgütlenmeyle ABD ve İsrail’inde desteğiyle çok güçlüler.En zayıf olanlar ise Türkmenler.

2017’de savaş bitecek öngörüsü var. Türkmenler için nasıl bir beklentiniz var. Geri dönüş olacak mı?

YUSUF MAHLİ: Biz Türkmenler olarak her zaman Suriye’nin birliğini beraberliğini savunuyoruz. Uluslar arası plartfomlar da resmi olarak tanınmak ve haklarımızın, hukukumuzun zikredilmesini ve varlığımızın tanınmasını istediğimizi, belirttik.Türkçenin de resmi dil olarak kabul edilmesini talep ediyoruz.Biz muhalefetin içinde yer aldık ve haklarımızı istiyoruz.Kendi bölgemizi oluşturup güçlü örgütlenerek varlığımızı devam ettirmek istiyoruz.Bunun içinde Türkiye’den ciddi destekçimiz olmasını istiyoruz.Yoksa sonraki hedef Türkiye ve eğer bizi o bölgede güçlendirmezlerse kendi ellerini zayıflatmış olacaktır..Zaten Türkiye’nin müdahale edeceği bölge Türkmen bölgesi.Farklı bir bölgede değil. O bölgelerin güvenliğini Araplarda istiyor. Türkiye eğer müdahale etmek istemiyorsa Türkmenlere ciddi destek vermelidir.

Suriye den göç eden diğer guruplarla Araplar-Kürtler sizler arasında bir fark gözetildiğine inanıyor musunuz? Üvey evlat muamelesi gördüğünüze inanıyor musunuz?

YUSUF MAHLİ: Araplara zaten yardım yapanlar var. Dışarıdan da destekliler. Türkmenler ise Suriye’ de her zaman savaşılmış bir toplum olarak, ne sanayide, ne de bürokrasi de yer edinebilmişlerdir. Varlıklı insanlar belli bir kesimdir.Buraya gelince de varlıklarını devam ettirebildiler.Türkmenler için çok değişen bir şey olmadı.Oradaki durumları da çok iyi değildi.Burada da çok farklı değil.İktidardan nemalananlar Araplardır.Bir Türkmen’in orada sanayide söz sahibi olabilmesi mümkün değil, izin verilmez. Ayakkabı sektöründe başarılıyız diye onu bile çok görürlerdi. Bunu da ele geçirmek için uğraşmışlardır hep.

Aslında siz- biz diye konuşmak bana çok saçma geliyor…

YUSUF MAHLİ: Türkmenler Gaziantep şivesi konuşur ve kültürümüz tamamen aynı. Bizde Suriye de Araplardan farklıyız ve uzak dururuz.100 yıllık hasret giderilsin istiyoruz artık. Dilimiz, dinimiz,kültürümüz her şeyimiz aynı.Biz sizlerde kendimizi görüyoruz.Memleketimizde hissediyoruz.Bölgemizde demografik yapısını değiştirme adına oyunlar oynandığını biliyoruz.Ve Türkiye bölgede güçlü bir ülke olarak bu oyunlara izin vermeyeceğine ve Türkmenlere sahip çıkacağını umut ediyoruz .Yardım ve desteklerini de bekliyoruz.

Gaziantep’te yaşadığınız   sıkıntılarınız nelerdir?

YUSUF MAHLİ: En önemli olarak sağlık alanında sıkıntılar yaşanıyor. Geçici olarak misafir tanıtım belgesini AFAT veriyordu. Şu anda Göç İdaresine devredildi.Bu süreç de üç ayı geçti.Bir türlü devredilemedi.Tanıtım belgesi olmadığı için hastalarımız tedavi göremiyor, ilaç alamıyor.

Gerekçe olarak size ne söyleniyor?

YUSUF MAHLİ: İlgili kurumlarla görüşüldüğünü ve sistem olmadığını Ankara’ dan onaylanmadığını söylüyorlar.Buda ciddi sıkıntılar yaratıyor.

Ağır hastalarınız hiç geri çevrildi mi? Ölümler oldu mu?

YUSUF MAHLİ: Ne yazık ki geri çevrilmeler çok fazla. Maalesef  ölümlerde oldu. Mesela ağır şeker hastası    ayağını kaybetmek üzere ve hastaneden    tedavisi yapılmadan geri çevriliyor.

Bir diğer büyük sıkıntımız, halkın bizim varlığımızdan Türkmen varlığından habersiz olarak diğerleriyle bir tutmaları ve ön yargılarda bulunmaları. Halen Türkmen’in ne olduğunu bilmeyenler var ve buda bizim içimizi acıtıyor. Bizim farklı olmadığımızı bir şekilde halka anlatmak gerekiyor.Bizler sınırın diğer tarafında kalmış akrabalar, soydaşlarız.Yardım kampanyalarında da Türkmenlere ne yazık ki bir şey verilmiyor.Çok zor durumda olanlarımız var ve yardımlar bizlere ulaşmıyor.Bizlere de Suriyeli deyip bitiriyorlar.Kendimizi yeterince anlatıp ifade edemiyoruz.Buda bizi çok üzüyor.

RÖPORTAJ
Haber Merkezi
13.07.2015

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin