BAŞTAN SONA YANLIŞ!

İnşaat Mühendisleri Odası Gaziantep Şube Yönetim Kurulu, Korkut Küçükcan’ın ölümüyle sonuçlanan olayla ilgili olarak Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundu.
BAŞTAN SONA YANLIŞ!

Akkent Cami inşaatında kubbeye beton dökmek için kurulan iskelenin çökmesi ile enkaz altında kalan ve 33 saat sonra cansız bedenine ulaşılan İnşaat Mühendisi Korkut Küçükcan kamuoyunda büyük üzüntüye neden oldu. İnşaat Mühendisleri Odası Başkanı Gökhan Çeliktürk, “Türkiye'nin 2'nci en büyük camisi olarak yapımına başlanan Akkent Cami inşaatının statik projesi, iskele projesi ve ruhsatı yok. Yaşamını yitiren üyemizle ilgili olarak yasal süreci sonuna kadar sürdüreceğiz” diye konuştu. Diğer yandan ise Gaziantep Valiliğinden konuya ilişkin yazılı açıklama yapıldı.

İNŞAAT MÜHENDİSLERİNDEN SERT TEPKİ GELDİ

Düzenlenen basın toplantısında söz konusu inşaatın yapısının kaçak olduğunu ifade eden İMO Başkanı Gökhan Çeliktürk, “Türkiye'nin ikinci en büyük camisi olarak yapımına başlanan Akkent Cami inşaatının statik projesi, iskele projesi ve ruhsatı yok. Hatta cami inşaatı yapılan alanın, cami olarak imar tadilatı olmadan inşaata başlandığı, inşaata başladıktan yıllar sonra imar tadilatının yapıldığı kamuoyunca bilinmektedir” dedi. Çeliktürk sözlerini şu şekilde sürdürdü;

“Herhangi bir projesi olmayan inşaata nasıl başlandı ve neye göre devam ettirildi? Türkiye'de camilerin ruhsatsız hatta projesiz yapıldığı ile ilgili genel bir kanı var. Ancak bu durum mühendislik bilimini ve insan hayatını hiçe sayan bir uygulamadır. Çoğu zaman bu tip cami projesinin enini boyunu biraz değiştirerek inşaat yapıldığı bilinmektedir. Belediyeler, cami ve bunun gibi bağış yapılan sosyal inşaatlarda ruhsatlara önem vermiyor, proje istemiyor. Bu çok yanlış, yanlış olduğu kadar da tehlikeli bir durumdur. İnşaatı ister kamu kurumu yapsın, isterse de özel sektör yapsın her ikisi de aynı muameleye tabi tutulmalıdır. Belediyeler, kamu kurumları, kurallara uyma konusunda örnek olmalıdır. Ruhsatsız yapıya müsaade etmemelidir.”

ARAMA-KURTARMA ÇALIŞMALARINI ELEŞTİRDİ

Enkaz altında kalan mühendis Korkut Küçükcan'ı bulmak için başlatılan arama çalışmalarında koordinasyon eksikliği olduğunu da dile getiren Çeliktürk sözlerini şu şekilde sürdürdü;

“Ortada ciddi bir koordinasyonsuzluk ve bilinçsizlik vardı. Lider eksikliği vardı. Bu nedenle o iskelenin altında hepimiz kaldık. Gaziantep arama kurtarma çalışmalarında sınıfta kaldı. Acilen arama-kurtarma görevi olan kurumlar, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri bir araya gelerek, olası bir afette acil eylem planı üzerinde çalışmalara başlamalıdırlar. İnşaat Mühendisleri Odası olarak bu organizasyonda yer alacağımızı burada belirtmek isteriz. AFAD, UMKE, itfaiye, belediyeler gibi arama kurtarma faaliyeti görevi olan kurumların, bu tür afet olaylarına ne kadar hazırlıksız olduğunu anladık. Görgü tanıklarının bizleri yönlendirdiği konum ile Korkut Küçükcan kardeşimizin cansız bedenine ulaşıldığı yer arasındaki mesafenin çok fazla olduğuna şahit olduk. Görgü tanıkları bizleri yanlış yönlendirmiştir ve sorgulanmaları gerekmektedir. Özellikle görgü tanıklarının yönlendirdiği konumda belirli bir mesafe alındıktan sonra, hatta tüm çalışmanın başladığı andan itibaren caminin 4 tarafından çok daha fazla ekiple çalışma yapılmaması Korkut Küçükcan kardeşimize ulaştığımız süreyi fazlasıyla uzatmıştır. Ayrıca Korkut Küçükcan kardeşimizin cansız bedenine ulaşıldıktan sonra Umke'nin kan grubu belirli kan torbalarıyla orada beklerken kendisinin yaşadığı ile ilgili bilginin paylaşılması, valiliğin bile yanlış yönlendirilmesi, ailenin vefat haberini hastanede öğrenmesi gerekliliği ile ilgili bir kararsa bile çok yanlıştır ve herkesi o gece en derinden yaralayan hadiselerden bir tanesidir. Alınan bilgilere göre şantiye alanının tahliyesinin, meslektaşımız Korkut Küçükcan'ın enkaz altından çıkarıldıktan sonra durdurulduğu görülmektedir. Enkaz altında başka vatandaşlarımız da olabilir. Acilen arama kurtarma çalışmalarının devam ettirilmesi gerekmektedir.”

İNŞAAT MÜHENDİSLERİ SUÇ DUYURUSUNDA BULUNDULAR

Çeliktürk, İMO seminer salonuna Korkut Küçükcan'ın isminin verildiğini belirterek, şu ifadelere yer verdi;
“Şube yönetim kurulu olarak, şubemiz binasında bulunan anma töreninin yapılmış olduğu seminer salonuna merhum meslektaşımız, arkadaşımız, canımız, kardeşimiz Korkut Küçükcan'ın adının verilmesi ile ilgili oy birliği ile karar almış bulunmaktayız. Artık Korkut Küçükcan'ın adı bizimle yaşayacak. Diğer taraftan İMO Gaziantep Şubesi Yönetim Kurulu olarak bugün sabah saatlerinde Cumhuriyet Başsavcılığı'na giderek, üyemiz Korkut Küçükcan'ın hayatını kaybettiği vahim olay ile ilgili suç duyurusunda bulunduk. Yaşanan ölümlü olayın sorumlularının ortaya çıkarılması ve en ağır şekilde cezalandırılması en büyük beklentimizdir.”

GAZİANTEP VALİLİĞİNDEN KONUYA
İLİŞKİN YAZILI AÇIKLAMA YAPILDI

Gaziantep Valiliği, inşaat mühendisi Korkut Küçükcan'ın ölümüne neden olan iskele çökmesi ile ilgili yazılı açıklama yapıldı. Gaziantep Valiliğinin açıklamasında; yapılan çalışmalar, çökme saati, çökme nedenleri ve daha pek çok konuya değinildi. Valiliğin açıklamasında, "İlimiz Şahinbey ilçesinde bulunan ve uzun süredir herhangi bir inşaat faaliyeti olmayan Akkent Camisi içerisindeki ağaç iskelenin 14.11.2019 günü saat 15.14 sularında çöktüğü, olay sırasında içeride bir kişinin bulunduğu haberi alınmıştır. İl Afet ve Acil Durum Müdürü Bekir Şen'in koordinasyonunda ve 24 saat kriz merkezi olarak görev yapan GAMER tarafından yapılan 33 saatlik çalışmaların ayrıntıları çıkarılmıştır” şeklinde görüş belirtildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi;

“Akkent Camisi'nin iç mekanında yaklaşık 6 bin 500 metrekare alanda 40-50 metre yüksekliğindeki ağaç iskelenin çökmesi ile 8-10 metre yüksekliğinde birbirine çivili, yoğun bir iskele enkazı oluşmuştur. Bu enkaz yaklaşık 15-20 bin metreküp civarında olup arama ve kurtarma faaliyetlerinin ilk etapta insan gücüne dayalı olacağından çalışmaya lokal bir bölgeden başlanmasına karar verilmiştir. Lokal bölgeyi tespit ederken iki konu dikkate alınmıştır. Cami kubbesinin çöken kenarlarında beton kemerlerin bulunması ve beton kemerlerden sarkan kalas parçalarının çalışanların can güvenliğini etkilemesi, olayın görgü tanıkları olan iki öğrenci ve karşı inşaatta çalışan bir boyacının verdikleri ayrı ayrı ifadelerde aynı bölgeyi göstermeleri. Bütün bu nedenlerle arama ve kurtarma çalışmalarına bu bölgeden başlanmıştır. Ayrıca tüm alanın kaba araması ve risk taraması yapılarak çalışma esnasında çalışanların can güvenliğini koruma amacıyla beton kirişlerden sarkan tahta ve kalas parçalarını gözetlemek için de iki personel görevlendirilmiştir. İnceleme amacıyla cami inşaatına girdiği anlaşılan İnşaat Mühendisi Korkut Küçükcan'ın enkazın altında olduğu yönündeki farklı kaynaklardan gelen bilgiler üzerine gerekli çalışmalar hassasiyetle yürütülmüştür.”

“İÇERİDE 74 DAKİKA KALDIKTAN SONRA ÇÖKME YAŞANDI”

Açıklamada, Korkut Küçükcan'ın cami içerisinde 74 dakika kaldığı ve sonrasında çökme yaşandığı dile getirilerek şu şekilde devam edildi;
“Çevredeki kamera kayıtları incelendiğinde Korkut Küçükcan'ın 13.59'da olay yerine geldiği, fotoğraf çektiği, bir süre cami etrafında inceleme yaparak içeri girdiği ve yaklaşık 74 dakika sonra iskelenin çöktüğü mevcut kamera kayıtlarından anlaşılmıştır. Öğrenciler başta olmak üzere çevredeki görgü tanıklarının beyanlarıyla örtüştüğü belirlenmiştir. Olayın büyüklüğü göz önünde tutularak 16.45'de inşaat firmaları Coda Yapı'dan 40, Anhas Yapı'dan 44 ve Kartel Yapı'dan 40 kalıpcı çalışmalara dahil olmuştur. Arama ve kurtarma işlemlerinde yapılan iş ilk etapta enkaz kaldırma gibi görünse de enkaz altında bir canlı kurtarma işlemi olmasından dolayı ilk saatler iş makinası çalışmalara alınmamış, görgü tanıklarının ifadelerine göre tespit edilen bölgede tamamen insan gücüne dayalı olarak çalışma yürütülmüştür. Çalışmanın ilerleyen saatlerinde caminin batı kapısından içeriye yeterli sayıda (Alanın tamamına yakını enkazla kaplı olduğundan çalışma alanı zaman içerisinde genişlemiştir) iş makinası alınmıştır. İlk gün 3 bölgede enkaz kaldırma çalışmaları yapılmıştır. Ancak lokal bölgedeki çalışmalara her 2-3 metrede bir kamera kontrolü yapılarak devam edilmiştir. Olayın ilk saatlerinde lokal bölgede çalışmaların sürdürüldüğü sırada içeride aşırı bir yoğunluğun ve kargaşanın oluşması nedeniyle, hızarcıların yoğunluktan çalışma imkanı bulamadıkları ve herhangi bir kazaya sebebiyet verilmemesi için lokal bölgede yeterli sayıda personel bırakılarak bir kısım çalışanın (gönüllülerin) dışarı çıkması ve beklemeleri istenmiştir. Olayın ilk anından itibaren personel ve araç gereç planlaması yapılmış, her vardiyada 250 kişinin altına düşmeden 33 saatin sonunda toplam bin 80 personel ve 106 araç görev yapmıştır. Olayın ikinci günü akşam aramaların yoğunlaştığı 3 bölgenin dışında çalışma güvenliği sağlanan 3 bölgede daha aramaların gece boyunca devam etmesine karar verilmiştir. Olayın başından sonuna kadar yapılan faaliyetler İl Müdürü Bekir Şen tarafından aile ve meslek kuruluşları ile paylaşılmış, bütün öneriler dikkate alınmıştır.”

BULUNDUĞU ANDAN 24 SAAT ÖNCE ÖLDÜĞÜ TESPİT EDİLMİŞ

Küçükcan'ın bulunduğu andan 24 saat önce hayatını kaybettiği vurgulanarak, “Patoloji sonuçları kesin ölüm saatini tespit edecektir ön otopsi sonucunda ise ölümün baş kısmından aldığı ağır darbe sonucu beyin travmasına bağlı olarak gerçekleştiği ve üzerinden 24 saatten fazla bir süre geçtiği değerlendirilmiştir. Özetle Türkiye'de buna eşdeğer büyüklükte bir inşaat kazası olmamıştır. Bin 500, iki bin kamyon büyüklüğünde, birbirine çivili, altında insan olan, çalışma alanı dar ve yeni kazalara açık bir yerde enkaz kaldırma işlemi değil arama kurtarma çalışmaları yapılmıştır. Olayın ilk anından itibaren AFAD, Büyükşehir, Şahinbey ve Şehitkamil Belediyeleri, AKUT gönüllüleri, Müteahhitler Derneği, meslek odalarının bütün bilgi ve birikimleri ortaya konulmuştur. Olayın ilk anında drone ile inceleme yapılmıştır. Emniyet Müdürlüğünün gelişmiş termal kamerasıyla (Vücut ısısına duyarlı olduğundan sıcaklık tespit edildiğinde sinyal verme özelliğine sahip) tarama yapılmıştır. Telefon sinyallerinden yer tespiti yapılmaya çalışılmıştır. Gaziantep İl Jandarma Komutanlığı ile Adana AFAD'a ait arama kurtarma köpekleri faaliyetlere katılarak arama yapmıştır. AFAD ekibi iş makinesi çalıştırmadan önce mikro kamera sarkıtarak enkazın arasında insan olup olmadığını kontrol etmiştir. Kamerayla tarama yapmadan asla iş makinesi çalıştırılmamıştır. Toplamda bin 80 kişi ve 106 araç görev yapmış olup araç yada işgücü eksikliğinden dolayı bir aksama olmamıştır. Çalışma koşulları ve çalışanların güvenliği için kontrollü çalışılmıştır. Olay Adli Makamlara intikal etmiş olup bağımsız yargıya güvenerek sonuç beklenilecektir” denildi.

OLAY İDEOLOJİK VE SİYASİ TATMİN
ARACI OLARAK KULLANILMAMALI

Açıklamada, olayın siyasi ve ideolojik olarak kullanılmaması gerektiği de belirtilirken, "Bazı kesimlerin bu üzücü olayı ideolojik ve siyasi tatmin aracı olarak kullanması en çok merhum Korkut Küçükcan ve ailesini üzecektir. Kazanın meydana gelmesinin sebebi camide inşaatın olması değil, fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmamasıdır. Bu üzücü olaydan hepimizin çıkaracağı dersler vardır. Müteahhitler, teknik elemanlar, denetleyiciler, çalışanlar, meslek odaları, kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler, hayırseverler ve basın mensupları bir daha böyle üzücü olayların olmaması için çalışmalarını gözden geçirmelidir. Olaydan çıkarılacak derslerden birisi de vatandaşlarımızın ailenin acısını paylaşmak, destek olmak ve bilgi almak amacıyla yoğun şekilde olay yerinde bulunması, çalışma alanındaki kurtarma görevlileri ve emniyet kuvvetlerini zor durumda bırakmıştır. Olası benzer durumlarda vatandaşlarımızın çalışma alanları dışında durarak, kurtarma faaliyetlerine engel olmayacak biçimde beklemeleri, AFAD'ın oluşturacağı mobil irtibat noktasından bilgi almaları daha doğru bir davranış olacaktır. Ayrıca kurtarma faaliyetlerinde gönüllü olarak yer almak isteyenlerin AFAD'ın eğitimlerinden geçerek sisteme kaydolması ve gerektiğinde fiili katkı sunmak amacıyla görevlilere yardımcı olması çalışmalara daha çok fayda sağlayacaktır. Kurtarma çalışmalarına gece gündüz katılan gönüllüler, meslek odaları, AFAD, AKUT, Büyükşehir, Şahinbey ve Şehitkamil Belediyeleri, Emniyet, Sağlık ve Sosyal Hizmetler Müdürlükleri ile katkı sunan diğer kamu kurumlarına, kamuoyunu bilgilendiren basın mensuplarına teşekkür ediyoruz. Gaziantep çok önemli bir değerini kaybetmiştir. İsmi, ailesinin muvafakat edeceği bir eserde yaşatılacaktır. Başta kıymetli ailesi olmak üzere arkadaşları ve meslektaşlarının başı sağolsun. Merhumun mekanı cennet olsun, Allah bir daha böyle bir acıyı yaşatmasın” denildi.

AKKENT CAMİ İNŞAATI İSKELE GÖÇÜĞÜ TMMOB
TEKNİK HEYETİ RAPORU İSE ŞU ŞEKİLDE OLUŞTU

“14 Kasım 2019 tarihinde, Gaziantep Şahinbey ilçesinde Akkent Camisi inşaat çalışmaları için kurulan iskelenin çökmesi sonucu inşaat mühendisi Korkut Küçükcan hayatını kaybetmiştir. TMMOB heyeti, 17 Kasım 2019 tarihinde cami inşaat sahasında teknik incelemede bulunmuş ve tanıklarla görüşmeler gerçekleştirmiştir. TMMOB heyetinin tespit ettiği bulgular aşağıdaki gibidir;
    •    Akkent Camii İnşaatının 2012 yılında başlamasına rağmen statik projesi ve ruhsatının bulunmadığı tespit edilmiştir. Olay yerinde yapılan incelemede, inşaata ilişkin levhada ruhsat, proje müellifi gibi Yapı İşlerinde İş Sağlığı Güvenliği Yönetmeliğinde belirtilen bilgilerin olmadığı sadece “Şahinbey Belediyesi Akkent Camii İnşaatı” ibaresinin bulunduğu görülmüştür. 2012 yılında yürürlükte olan Yapı İşlerinde İş Sağlığı Güvenliği Yönetmeliğinde de zorunlu olan bu bilgilerin (işveren, proje sorumlusu, sağlık güvenlik koordinatörleri ve yüklenicilere ilişkin bilgiler) olmaması, birçok hususu boşlukta bırakmakta ve dolayısı ile inşaatın bir mühendislik ürünü olmadığını ortaya koymaktadır.
    •    Yukarıdaki bilgilere ek olarak; betonarme yüzeylerde ”segragasyon” tespit edilmiştir. Yani, betonarmeye bakıldığında demir donatının görülmemesi gerekirken binanın neredeyse tamamında donatılar, kolon, kemer, kuşak gibi her türlü taşıyıcı elemanda gözükmektedir.
    •    Yapıda sökülmemiş olan kalıp sistemleri incelendiğinde, kalıpta kullanılması gereken malzemelerin kullanılmadığı, kalıp sistemlerinin denetlenmediği ve onay alınmadan ilkel bir şekilde yapıldığı tespit edilmiştir.
    •    Cami inşaatına 2016 yılında ara verilmiş ve inşaatta kubbe imalatı henüz tamamlanmamış olduğundan yapı içerisindeki, iskele, kalıp, donatı gibi yapı malzemeler ortam koşullarına açık şekilde bırakılmıştır. İnşaata yeniden başlamak için gereken planlama ve fizibilite çalışmaları sırasında bu malzemelerin durumları hiçbir şekilde kontrol edilmemiş ve yapıya giriş çıkışlar da kısıtlanmamıştır.
    •    Çöken iskele, 50-60 metre yükseklikte ahşap iskeledir. Yaklaşık olarak 3.000 metre kare alana oturmaktadır. Ahşap olarak kullanılan malzeme kavaktan mamul olup, her kesitte malzemenin kullanıldığı, iskele dikmelerinin 5-10 cm’lik 5X10 parçalarla çivilenerek tutturulmaya çalışıldığı, iskelenin ankrajlarının seyrek olarak bağ telleri ile yapıldığı görülmüştür. İskelenin statik hesabı ve projesi de bulunmamaktadır. Bu koşullarda iptidai olarak kurulup yıllarca ortam koşullarına maruz bırakılan ahşap iskelenin çökmesi hiç de şaşırtıcı değildir.
    •    50-60 metre yüksekliğindeki iskeleler ahşap iskele olamaz. Bunun yanında 13.50 metrenin altında kullanılabilecek olan ahşap iskele malzemesinin TS EN 12811-2 standardına uygun olması şarttır. Adı geçen iskele standardında ahşap malzeme gerekleri ENV 1995-1 -1 ( Eurocode 5 :Design of timber structures- Part1-1: General- Common rules and rules for buildings) standardını sağlamalıdır. İskelede kullanılan kavaklar kesinlikle bu nitelikte değildir.
    •    İskelenin, betonarme yükünü de taşıyacak şekilde bir yük iskelesi olarak planlandığı bilgisi edinilmiştir. Çöken iskelenin iş iskelesi olarak dahi kullanılamayacağı görülmekte iken inşaatın sürdürülmesi durumunda inşaat yüklerinin de iskeleye taşıttırılmaya çalışılması çoklu ölümlerle sonuçlanacak daha büyük bir faciaya da yol açabilirdi.
    •    34 saat süren arama-kurtarma çalışmaları, İstanbul Kartal’da çöken Yeşilyurt Apartmanının çalışmalarında da görüldüğü gibi kriz ve acil durum yönetiminde hazırlıksız olunduğunu, kurtarılabilecek insanların ekip, ekipman, bilgi ve koordinasyon yetersizliği ile yitirildiğini bir kez daha göstermiştir.
    •    Yapıların projelendirilmesinden bitirilmesine kadar olan her aşamasının mühendislik bilimine uygun olarak sürdürülmesi, mühendislik hizmetlerinin de meslek odalarınca denetlenmesi gerektiği halde, gerekli olan bu denetim mekanizmaları ortadan kaldırılmaktadır.
Heyetimizce yapılan teknik inceleme ve olay görgü tanık ifadeleri ile hazırlanan bu raporu kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.
Yukarıda sıraladığımız tespitler cami inşaatının bir mühendislik ürünü olmadığını göstermektedir. Gerekli mühendislik hizmeti alınmayan yapılarda iş cinayetlerinin yaşanması kaçınılmazdır. Cami inşaatı da bütün yapılar gibi bilim ve teknik esaslara, uyulması zorunlu olan mevzuata göre yapılması gereken bir yapıdır. Bilimsel teknik esaslara ve ilgili yasalara uyulmadan yapılan işlemler Gaziantep örneğinde olduğu gibi can kayıplarına yol açmaktadır.
İş kazaları “kader” değildir. İş kazalarını, meslek hastalıklarını “işin doğal bir sonucu” olarak görülmesi, yeni iş cinayetlerine davetiye çıkarmaktadır. Sağlıklı ve güvenlikli bir ortamda çalışmak her çalışanın hakkıdır. İşçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması öncelikle devletin ve işverenin görevidir.
Kamu kurumu niteliğinde bir meslek kuruluşu olmanın sorumluluk ve bilinciyle, iş cinayetlerinin önlenebilir olduğunu bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.”

GÜNDEM
Aysu Yıkmış
18.11.2019

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin