Biz bir köprüyüz!

Biz bir köprüyüz!

AJANS DEYİNCE HEPİMİZ İÇİN FARKLI ÇAĞRIŞIMLAR YAPAN, KURULUŞ İLKESİ VE ÇALIŞMALARIYLA BİZLERİNDE YENİ YENİ TANIŞTIĞI AMA MODERN DÜNYA DA YILLARDIR VAR OLAN BİR KURULUŞU İPEKYOLU KALKINMA AJANSI’nı ve GENÇ GENEL SEKRETERİ DR. BÜLENT ÖZKAN’ı SİZ OKURLARIMIZ İÇİN TANITACAĞIZ..

DSC_0992

Kalkınma Ajansı bölgemiz ve bizler için çok yeni ve tam anlaşılamamış bir yapılanma.Sizi ve ajansı tanıyabilir miyiz?

BÜLENT ÖZKAN: 1975 yılında Gaziantep ili Araban ilçesinde doğdum. İlköğrenimimi Araban’da tamamladım. Ortaöğrenimimi ise Gaziantep Lisesinde tamamlayarak, 1993 yılında Dumlupınar Üniversitesi Kütahya İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat bölümünü bitirdim.Yani bu bölgenin insanıyım.

2010 yılından itibaren ipek yolu kalkınma ajansı genel sekreteri görevinde bulunmaktayım.

Kalkınma Ajansını bize tanıtır mısınız?

BÜLENT ÖZKAN: Kalkınma ajansı olarak kuruluş amacımız kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşları arasında koordinasyonu sağlamak. Bölgeyi geleceğe taşıyacak düşünce ve politikalar üreten, uygulayan, sürdürülebilir kalkınmada öncü, yeniliklere açık, etkin ve çağdaş bir kurum olmak. Etkin insan kaynakları politikası ile nitelikli beşeri sermayesini verimli şekilde kullanarak; bölgesel potansiyeli, dinamikleri ve özgünlükleri ortaya çıkaracak politika ve stratejiler üretmek, kurumlar arası koordinasyon ve işbirliği kültürünü yaygınlaştırmak, yenilikçi ve rekabete dayalı destek mekanizması ile bölge plan ve programlarını hedeflerine ulaştıracak projelere destek olmak, uygulama süreçlerini izlemek, değerlendirmek ve uygulama kapasitesini geliştirmek, yatırım ortamının iyileştirilmesi ve yatırım imkanlarının tanıtılması yoluyla bölgenin rekabet gücünü artırmak, tüm kesimlerde kalkınma bilinci ve ivmesi oluşturmaktır.

DSC_0999

Yani size kısaca köprü de diyebilir miyiz size?

BÜLENT ÖZKAN: Evet köprü yakıştırması doğru olur. Kalkınma Ajansları ülkemizde yeni oluşan bir olgu. Amerika ve Avrupa’da ise 1950 ler den beri var olan bir yapı. Ülkemizde ise, İzmir ve Anadolu Ajansı olarak önce kurulmuş olup sonrasında da Gaziantep-Adıyaman-Kilis Bölgelerinde 2010 yılında “Genel Sekreterlik” adı altında faaliyet göstermeye başlayan bir ajans.

Her ilimizde var mı?

BÜLENT ÖZKAN: Türkiye’de biz şimdilik 26 tane kalkınma ajansıyız. Kimisi bir ilden, kimisi birkaç ili kapsayarak beraber. Biz ise Gaziantep-Adıyaman-Kilis illerini kapsayan bir ajansız.Bölgesel kalkınmaya odaklı çalışmalara öncelik vererek de çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Önemli ve sıkıntıları olan bir bölgedesiniz. Buraya geldiğinizde gördüğünüz de ilk dikkatinizi çeken sorunlar nelerdi?

BÜLENT ÖZKAN: Biz burayı sıkıntılı bir bölge olarak değil de önemli bir bölge olarak görüyoruz. İlk kurulduğumuz dönemde bize verilen bir görev vardı. Bölgesel kalkınma planları 5 yıllık planlar şeklinde yapılır bildiğiniz gibi. Ve bölge planları vardır. Bölge planlarını yapma yetkisini kalkınma bakanlığı ve planlama teşkilatı bize vermiştir. Belli dönemlerde bölge kalkınma planını bize verilen görev çerçevesinde hazırladık. Bölge kalkınma planını yaparken de bölgemizin temel öncelikleri,temel sorunları,çözüm önerileri nelerdir diye bütünsellik içerisinde çözümleyerek analiz etmeye çalıştık.Araştırırken de sadece masa başında değil bölgede katılımcığı esas alarak sağlayarak çalışmalar yaptık.Bölgenin bütün kasaba ve köylerini tek tek ziyaret edip yerinde çalışmalar yaptık.

Bölgeyi tetkik edip iyice tanıdıktan sonra nasıl bir yöntem takip ediyorsunuz?

BÜLENT ÖZKAN: Mesela Adıyaman Sincik için bir örnekleme yapacak olursak; Sincik -2012- 2013 bölge kalkınma planında olduğu için, 2013’ de nerede olmalı? veya 2020’ de nasıl bir gelişmişlik göstermeli? gibi orada kamunun, özel sektörün ve STK’ ların fikirleriyle hareket etmeye çalıştık. Gaziantep’te sektörel çalıştaylar ve bölgesel çalıştaylar yaptık. Çıkan sonuçları bir bütüncül olarak ele almaya çalıştık.Dört tane ana eksen çıkmıştı o dönemde.1)Tarımsal alt yapının iyileştirilmesi 2)Sanayi alt yapısının güçlenmesi 3) Turizmle ilgili yeni bir desinasyon alanının oluşması 4) Lojistik

Tabi bunlar da yine alt stratejileri,eylemleri yapı çalışmaları da vb..var.

Size göre bölgenin en önemli sorunu hangisi?

BÜLENT ÖZKAN: Bölgemizdeki en büyük sorun beşeri sermaye kapasitesi ve eğitim konusu. Ne kadar yatırım yaparsanız yapın, eğitimde gerekli seviyeye çıkamazsanız, istediğiniz başarıyı yakalayamazsınız. Bu sadece Gaziantep’in değil bölgenin de önemli sorunu.İyileşmeler olmakla beraber eğitim konusuna daha fazla eğilmemiz gerekiyor. Eğer gelişmiş ülkeler seviyesine çıkmak istiyorsak beşeri sermaye kapasitemizi yükseltmemiz lazım.Daha hızlı hareket edebilme adına daha hızlı algılama kapasitesi olan eğitimli insanların daha çok olması gerekiyor.İş dünyasında bulunan insanları yabancı dilde olmak üzere belli bir eğitim kapasitesinde olmasının yankıları da ona göre olur..

Destekleyeceğiniz projeleri neye göre belirliyorsunuz?

BÜLENT ÖZKAN: Bölgeyle ilgili çalışmaları yaptıktan, sonra analiz ve stratejilere göre bakanlığımızın bize vermiş olduğu bir fon var.Ve biz bu başlıklarda proje çağrılarına çıktık.Proje çağrılarında;” projeler yarışıyor “ şeklinde çağrılar yaptık. Başarılı olan projeleri desteklemeye çalıştık .Biz projelere bağlı olarak bakmıyoruz olaya.Verilen para çok yüksek meblağlar değil.Ama “bizim temel amacımız yerel dinamikleri harekete geçirmek.”Yani bir niş alanı bulup oradan hareketle ülkenin hedeflerine ulaşabilmesi adına neler yapılabilir, onları ortaya koymaya çalışıyoruz.

Siz farkındalıklara da önem veriyor musunuz? Mesela hiç denenmemiş bir işin ön plana çıkarılması..gibi

BÜLENT ÖZKAN: Amacımız o zaten.Yoksa başka kredi veren KOSGEP gibi kurumlar da var.Ama biz farklı olmak zorundayız.Biz kendimizi bölgenin düşünme merkezi olarak ta tanımlıyoruz.Bizim ortaya koyduğumuz stratejiler daha önemlidir.Bizim görevimiz para hibe vermek değildir.Bölgeyle ilgili bölgeyi ileriye taşıyacak projeleri,fikirleri ortaya koymaktır .Ve bunları yerel yöneticilere sunmaktır.Valiye,belediye başkanına ticaret odalarına sunmaktır.Şurada şu proje yapılırsa şöyle bir ilerleme kaydedilir gibi..Bölge için çalışmalar yapılırsa şöyle kalkınmalar olur şeklinde..Zaten ajansların temel görevinin de bu olması gerekiyor.

Peki bu dediğiniz yeterince uygulanmıyor mu? İstediğiniz hedefleri yakalayabildiniz mi?

DR: BÜLENT ÖZKAN: Türkiye de ajans olgusu yeni. Mesela ben size sorayım. Siz gazeteci olarak kalkınma ajansını kaç yıldır tanıyorsunuz?

Ben beş yıldır kurucu sekreterim ve beş yıldır önce başladığımda bizi reklam ajansı zannediyorlardı. Randevu vermiyorlardı. Projelerimiz hayata geçtikçe tanınırlığımızda artmaya başladı.2014 -2023 kalkınma projesini yaptık. Bunu da yaparken işe göre kademeleri bile yaptık.2023’ te hangi ilçe hangi alanda nereye gelecek? Bunlar şuan da baskı sürecinde. Sizlerde takip ediyorsunuzdur. Artık yereldekilerin beklentilerini karşılayacak yönde projeler yapıyoruz.

DSC_0998

Bölge halkından da yardımlar alıyor musunuz?

BÜLENT ÖZKAN: Tabi ki de. Mesela biz tarımla ilgili bir proje hazırlarken Ankara yaşayan bir yetkilinin değil de, bölgede yaşayan ve sorunlara müdahil kişilerin fikirlerini alıyoruz. Merkezden yaptığınızda farklı, yerelden yaptığınızda farklı çalışmalar ortaya çıkabiliyor.Çünkü ben bir bölgeyi görmeden yaşamadan orayla ilgili projeler ortaya koyamam,oraları anlatamadım.Çünkü artık çalışmalarımızı daha detaylı olarak yapıyoruz.

Uluslararası plartfomlar da çalışmalarınız var mı?

BÜLENT ÖZKAN: Burası Ortadoğu ve Afrika’nın önemli bir ticaret kapısıdır. Ortadoğu da Türkiye’nin yeni pazarlar bulması gerekiyor.Gaziantep ekonomisi daha katma değerli, yükte ağır pahada hafif ürünler üretmek zorunda.Ve Gaziantep’li ihracatı bilen, atılımcı , girişimci olan bir şehir.Yeni pazarlar bulma konusunda çok başarılı.

Sınırlarımızda ve bölgemizde yaşanan savaşlar gerginlikler, kalkınma planlarını nasıl etkiliyor?

BÜLENT ÖZKAN: Bunlar açıkçası bizim dışımızda olan şeylerdir. Biz ticari bir çalışma yaptığımızda Suriye ile olan ihracatımız zaten çok yüksek meblalar da değildi. Irakla olan ticari ilişkilerimiz üst seviyede idi. Ama Gaziantep bir pazarında sıkıntı olduğunda hemen yeni pazarlar arayışına giriyor ve bulada biliyor. Uzakdoğu, Afrika Latin Amerika bunlar önemli pazarlardır. Şimdi ki hedefler bu pazarlardır. AB önemli bir pazardır ama satabileceğimiz ürün belli bir noktada. Gaziantep esneklik kabiliyeti yüksek olan bir şehir.Ön yargıları yok.Bu yüzden de zorlanmıyoruz.

Aynı zamanda Gaziantep’li şehrini çok seviyor ve yatırımlarını yine buraya yapıyor..

BÜLENT ÖZKAN: Gaziantepli nerede okursa okusun, hatta yurt dışı eğitimleri de olsun, geri dönüp dolaşıp baba mesleğinin, aile mesleğinin başına geçiyor.Bu çok güzel bir bağlılık.Bu bağlılığın getirisi olarak ta başarıda en yüksek kriterleri zorlamayı da iyi biliyor.

Dolardaki hızlı artış yatırım planlarını nasıl etkiliyor?

BÜLENT ÖZKAN: Dolardaki artış,sanılanın aksine insanları pes ettirmiyor.Sadece küçülmeye ve frene basmaya gidiliyor.Ama asla, “ben bittim, öldüm” dağılma hallerine gidilmiyor

Doların yükselmesi bazen de ihracatçı için yeni pazarlarda avantaja bile dönüşebiliyor. Yani bazı dış pazarlarda rekabet fırsatınız artıyor.2002 ‘de bunu fırtsa dönüştürüp, yeni pazarları kapıp daha iyi duruma gelenleri de gördük.

DSC_1001

İhracat rakamlarımızı nasıl değerlendiriyorsunuz?

BÜLENT ÖZKAN: İhracat rakamlarımıza baktığımızda ciddi bir düşüş yok. Ama temel neden, bize mahsus olmayıp dünyada yaşanan genel sıkıntılar. Kur savaşları, ülkemizin dışında yaşanan olaylar ama bizde ister isteme etkileniyoruz mutlaka.

Mesela Japonya’da yaşanan deprem Almanya’da önemli bir makinenin üretimini durdurmuş. Çünkü birkaç yedek parçası Japonya2da üretilip gönderiliyormuş. Bakın alakasız bir bölge ama etki tamamen küresel boyutta.

Enerji konusunda ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Elektirik ve mazotun pahalı olması ve yükselen maliyetler gibi…

BÜLENT ÖZKAN: Enerjiyle ilgili bölgede bazı destekler verdir, projeler sunduk. Mesela bol güneşli bir bölgemiz var. Cari açığımızı en aza indirmek için ki bunun çoğunluğu enerjiden oluyor. Çünkü ithal ediyoruz. Bunun finanse edilebilmesi için güneş enerjisinden daha fazla faydalanmak gerekiyor.

Şimdiye kadar uygulanmaması ekonomik nedenlerden mi?

BÜLENT ÖZKAN: Tabi ki de teknolojik maliyetleri çok yüksek. Ama atık bölgede tesisler kurulmaya başlandı. Fabrikalar artık fabrikalarının üzerine güneş enerjisi çatı sistemleri kuruyorlar. Paneller artık daha çok dikkatlerimiz çekmeye başladı. Ama Avrupalılar, güneş onlarda bizlere oranla daha düşük olmasına rağmen etkin bir şekilde kullanıyorlar. Artık bizde de bu konuda destek isteyen, fikir soranların sayısı hızla artıyor. Yerel firmaların piyasaya girmesiyle, daha ucuzlamaya başladı.Ucuzladıkça da rağbet artacaktır.Yerel yönetimlerde bu konuya çok önem veriyorlar.Maliyetler düştükçe rekabet şansı o randa artacaktır.

Bundan sonraki çalışmalarınız neler olacak?

BÜLENT ÖZKAN: Her yıl bazı mesleklerde projelerde desteklere çıkıyoruz. AB fonlarını da kullanıyoruz. Fonların bölgeye gelebilmesi için projeler hazırlıyoruz.Şuan iki tane büyük AB projemiz hazır.Üçüncü projemizin hazırlıkları da bitmek üzere.Bunlardan bahsedecek olursak;

  • Halıcılık Mükemmeliyet Merkezimiz (dokuz milyon avroluk)Gaziantep Organize Sanayi Bölgesinin içerisinde, laboratuvarların olduğu, sertifikasyonların olduğu, belgelendirmelerin olduğu, bir merkez. Finansı tamamen AB ya ait. Proje ortaklarımız Gaziantep Üniversitesi, Organize Sanayi Bölgesi, Sanayi Odası. Proje bizim uzmanlarımız tarafından yazıldı.
  • NANO teknoloji merkezi. Proje ortaklarımız yine GOS, Gaziantep Üniversitesi, Sanayi Odası.
  • Kadın istihdamının güçlendirilmesiyle ilgili proje.Bu proje biraz daha geri planda ama tamamlanmak üzere.

Kadınları ekonomiye kazandırmazsanız tam olarak ekonomik kalkınma sağlayamazsınız. İş gücüne katkılarını desteklemek gerekir.

Ekonomiyle aynı ivmeyi yakalamayan sosyal yapıyı nasıl değerlendiriyorsunuz?

BÜLENT ÖZKAN: Gaziantep ekonomik olarak hızlı ilerleme kaydetse de, sosyal bakımdan ne yazık ki gerilerde. Bizim sosyal alanlarda da desteklerimiz ve çalışmalarımız oluyor.

Şehrin planlamasıyla hızlı nüfus artışı da aynı paralelliği göstermiyor .Farklı kültürler ve yaşam standartları, şehrin sosyopolitik yapısını ister istemez etkiliyor.

Bize proje sunulduğunda değerlendirip destekliyoruz.

İyi olan bölgenin gelişmesine destek olacak, ileriye taşıyacak her projeye destek veriyoruz.

DSC_0990

Genç girişimcilere neler önerirsiniz? Sizden nasıl destek alabilirler?

BÜLENT ÖZKAN: Bizim mali destek programlarımız var. Programlarımızda önceliklere uygun olarak sizin bir fikriniz varsa, firma kurmuşsanız, resmi olarak muhatap kabul edileceğiniz bir noktadaysanız, projenizi bize sunduğunuzda ve projenizde başarılı olduğunda yüzde elli eş finansmanla biz size hibe verebiliyoruz. Ama öncelikle projenizin geçmesi gerekiyor. Ve onun değerlendirmesini de biz yapmıyoruz.Biz orada da sizin tabirinizle köprüyüz.Verilen hibelerin de üç yıl boyunca takibini yapıyoruz.Hatta Sayıştay’a bunun hesabını da yine biz veriyoruz.Hesap verdikçe de hata yapma riskiniz düşüyor.Bu yüzden ben hesap vermekten de memnunum.

Çalışmalarınız gerçektende bölge adına çok güzel ve farkındalık kazandıracak nitelikte.“GAP ORGANİK TARIM” projenizde çok heyecan verici.

BÜLENT ÖZKAN: Bunu da ilk defa sizinle paylaşıyoruz. Bölgede ilk defa GAP idaresiyle beraber “GAP ORGANİK TARIM” mali destek programına çıktık. Şanlıurfa, Diyarbakır kalkınma ajansıyla ortak bir çalışma.Bölgedeki organik tarım projeleri şuan da değerlendirme çalışmaları yapılıyor.Bunun içinde çok sıkı belge incelemeleri yapılıyor.Amacımız bölgede organik tarımı yaygınlaştırmak.Ve yaşam kalitemizi arttırmak.

Bizim amacımız bölgeyi yeniliklere açmak..

Bizleri bilgilendirdiğiniz ve zaman ayırdığınız için teşekkürler. Çalışmalarınızda başarılar dileriz.

 

Layout 1

RÖPORTAJ
Haber Merkezi
04.05.2015

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin