"Emlak Kraliçesi"

Emlak kraliçesi Münevver Gökçek ile çok zevkli bir o kadar bilgilendirici röportaj yaptık..
"Emlak Kraliçesi"

Hayatınız da bu üç dostunuz varsa zenginsiniz;

 

İyi bir doktor

İyi bir avukat

İyi bir emlakçı.

Emlak kraliçesi Münevver Gökçek ile çok zevkli bir o kadar bilgilendirici röportaj yaptık..

Sizi tanıyabilir miyiz?

-Adım Münevver Gökçek. İki oğlan çocuğu annesiyim. Çalışma hayatına erken atılanlardanım. Hem çalışıp, hem okudum. Sonra da Gaziantep Üniversitesine girdim. Orada uzun yıllar çalıştıktan sonra da emekli oldum. Emlak işini de beş yıldır severek yapıyorum.

Uzun yıllar sağlık camiasında çalıştıktan sonra neden Emlakçılık?

Emekli olduktan sonra evde kalamadım; esnaf olmayı hiç düşünmedim ama kısmetmiş, esnaf da oldum. Bir bayan olarak emlakçılığı yapabilirmiyim diye çok düşündüm. Ben kendim şöyle düşündüm: bir insan alışkanlıklarından asla vazgeçemez.. Mesela ben doktorumu değiştirmem veya kuaförümü. Alışırsın vazgeçemezsin. Ben de kişilerin Gayrimenkul Danışmanı olmak istedim. İnsanın malı canıdır. Kişiye güven çok önemli varını yoğunu yılların birikimini sana teslim ediyor. Aslında çok önemli bir iş, riskli ama kazançlı. Kendim ve çevremle beraber insanlara para kazandıracağıma inandığım için seçtim bu işi. Çok şükür şimdiye kadar da bana inanan herkese de kazandırdım. Bu sayının illaki çok olması da gerekmiyor. Bana inanarak güvenerek gelen kim varsa elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum. Bu beş kişi olur, on kişi olur fark etmez.

Emekli bir bayan için düşünülecek en son kulvarlardan birisine atılmanız büyük cesaret doğrusu..

- Yirmi altı yıl üniversitede çalışmış bir insanım. Tabiki ailemin de desteği vardı ama hep kendi ayaklarımın üzerinde durmaya çalıştım. Emekli olduktan sonra bütün arkadaşlarım emekliliğin tadını çıkarıp yurt dışı gezilerinde veya turlara katılıyordu. Ben yapamadım. Üretmek, çalışmak ve bir şeyler yapmak istedim. Kendi işimle ilgili olarak da bir şeyler yapmak, bir kurumda çalışmak emir altına girmeyi belli yaştan sonra yapamıyacağımı düşündüm; yerine "ne yapabilirim?" diye düşünürken çevremin ve kendi arazilerimin olması benim emlak sektörüne girmemi sağladı. Beş yıl önce bir firmada ortak olarak çalıştım. Önce hep kendime sordum. Sen olsan kime güvenirdin? diye. Bu yüzden kurumsal bir firma olsa daha güvenilir olur diye düşündüm. Ve kurumsal bir firmayla bu piyasaya atıldım.

Çevrenizden destek aldınız mı?

-Evet destek oldular. Başladığım firmadan ayrılıp kendi işimi kurduktan sonra yakınlarımın ve dostlarımın talepleriyle iş yapmaya başladım. Ama iyi niyetimden eş, dost hatırından baktım hiç para kazanamıyorum. Sonra sizin de gördüğünüz şu yazıyı yazdım. 'Artık annem dahi olsa komisyonumu alacağım' dedim. Çünkü benim de giderlerim var. Emek sarf ediyorum ve üstüne de para kazandırıyorum. Öyle ki beklentilerin çok daha üstünde kazandırdıklarım oldu. Ben de biraz olsun komisyon alayım değil mi? Ha bu beş olmaz da üç olur, iki olur. Ama karşılığı da mutlaka olmalıdır.

Bayanlara bu mesleği tavsiye eder misiniz?

-Niye etmeyeyim ki? Tek sakıncası arazilere gidiliyor olması. İşte o zaman ister istemez çekiniyorsunuz. Ama elit insanlarla çalışılırsa sıkıntı çıkmıyor. Sanılanın aksine Gaziantep’ te bayan emlakçı sayısı da çok fazla. Öncelikle bu işte kendi paranız olması lazım. Benim zaten param da, arazim de vardı. İş olmasa da çarkım dönüyordu. Olmasa sıkıntıya girersiniz. Piyasa durgun olduğu zaman müşteri olmaz ve iş yapamayınca ödemeler ve de giderler olduğu için sıkıntıya girersiniz. İş yerinize müşteri gelecek de evini veya arazisini satacaksınız da para kazanacaksınız. O yüzden bu işi yapmak isteyenlerin muhakkak başka yerden geliri olmalı. Yani kısacası parası olmalı..

Konut   fiyatları beklenildiği gibi düşer mi?

-Aslında bu dönemde sıkışık durumda olanlar var. Değerlerinin altında satmak zorunda kaldıklarımız da oluyor. Ama gayrimenkul Gaziantep’te hiçbir zaman beklenildiği kadar da düşmez. Çünkü her zaman kar eden bir şehir. Yoğun göç alan ve hızlı büyüyen bir şehir.

Kentsel   dönüşüm projelerinin size bir sıkıntısı oluyor mu? Mesela elli bin konut projesi var.

-Bize çokta bir sıkıntı yaratmıyor. Dar gelirli vatandaşlar yaralanabiliyor. Ama şöyle ki biz araziyi almışızdır. Belediyede istimlak etmiştir veya imara açmıştır işte o zaman yüzde yüz para kazanıyor ama bu her zaman olacak diye bir şey yok.

Yatırımcılarınıza her zaman kar edebileceklerini vaat edebiliyor musunuz?

-Yatırımcıya doğru yatırım yaptırdığın zaman hem o kazanmış oluyor hem de siz kazanıyorsunuz. Ben kendimi sadece alıcı satıcı olarak görmüyorum Herkes benimle iş yapacak diye de bir mecburiyeti yok. Bana danışan herkesle elimden gelen her türlü doğru bilgiyi paylaşmaya hazırım. Ben hiçbir zaman “hep banacı” olmadım. Herkes kazansın, herkes mutlu olsun. Sadece gelsin ve bana sorsun ki “burası için şöyle dediler. Sizce de ne olur ?” Ama ne yazık ki söz konusu para olunca insanlar birbirini çok çabuk satıyor.

Ben, bu işi yapacak olanların eğitimli hatta üniversite mezunu olmasını savunuyorum. Ama öncelikle insan olmak çok önemli. Herkes dürüst olsa bu pastadan herkes pay alabilir. Ama bildiğiniz gibi bu mesleği suistimal edenler de çok fazla.

Gayrimenkul uzmanıyım dediniz. Gayrimenkul uzmanlığı nedir?

-Bizim uzman olabilmemiz için öncelikle sınava girmemiz gerekiyor. Yani müşavir gibi olmamız gerekiyor. Ama daha giremedik. Kanun çıktı ve sınavlarına da gireceğiz. Eğer uygulamaya da geçilirse şöyle düşünün Türkiye genelin de bizler noter gibi tapu devir edebileceğiz. Çok güzel bir uygulama olacak.

Şu an için isteyen istediği gibi emlak ofisi açabiliyor. Sınırlama da yok.

-Aynen emekli olan, işi olmayan herkes açabiliyor. Aslında kişilerin eğitim görüp sonrasında sınava girip sertifika sahibi olması gerekir. Ama bir de firması ofisi olmayan ayak üzeri bu işi yapanlar da var ki onlar bizden daha iyi kazanabiliyor. Kirası yok, vergisi yok giderleri yok.. Öyle olunca da kar oranını istediği gibi kırabiliyor.

Örgütsel olarak belli kotanız fiyat aralığınız var mı?

-Mesela bir trilyonun üstünde satışlarda yüzde birdir. Altı ise yüzde iki ve taraflar arasındaki anlaşmaya bağlıdır. Mesela “üstçü” dediklerimiz var. Şöyle ki müşteri geliyor, mal sahibine sormadan size bu malı iki yüze satabilir miyim? diye öneri sunuyor. Mal sahibi sıkışmış ve piyasayı bilmiyorsa, tamam diyor. Üstçü de malı dilediği fiyata mesela iki yüz elliye satıyor. Tabi bunda komisyon alsa ne olur olmasa ne olur. Zaten arada elli milyonluk bir kazanç var. Bu şahıslar bazen bizleri dahi dolandırmaya çalışıyorlar. Hatta bazen bayan olduğunuzdan da cesaret edip kandırmaya çalışanlarda oluyor.

Ortada öyle insanlar var ki para için yapamayacakları düzen, hile ve namussuzluk yok.

Gayrimenkule yatırımı diğer yatırımlarla kıyaslayacak olursak hangisi daha çok kazandırır?

-Gayrimenkuldeki para kazanmak için aceleci davranmayacaksın; öncelikle 2 veya 3 yıl kuluçkaya yatıracaksın. Ben arazide gördüğüm parayı hiçbir şeyde görmedim. Değişik illerde arazi alım satımları yaptım. Ama özellikle Gaziantep piyasası başka. Mesela bana gayrimenkullerine fiyat vermemi ne kadar karla satabiliriz diye sorurlar oturup kararlaştırırız birlikte. Sonuçta biz kar etmek amacıyla kendi paramızı çalıştırıyoruz. Tabiki de kar edeceğiz. Çünkü kazanmak zorundayım. Yoksa o paramı neden çalıştırayım ki? İşimizin amacı da bu.

Mesela malını değerlendirmek isteyen bana teklifle gelir. Bu yüzde üçte olur, beşte olur, onda olur. Eğer ki sen dürüst davranırsan o zaman sıkıntı yok. Ama mal sahibinden habersiz üst edersen işte olay farklı yerlere gider. İnsanlarında güvensizliği işte bu noktada başlıyor.

Satıcılar neden müşterilerle çok muhatap olmuyor?

-Çoğu arkadaşımız gayrimenkul işinde asla mal sahibiyle alıcıyı karşılaştırmıyorlar. Ama bu bende yok. Alıcı gelmeden ben işlem yapmam. Arada büyük vurgunculuklar yapmak, tarafları kandırmak yazıktır günahtır. Ben böyle düşünürüm.

Bu belirsizlik döneminde hangisi daha çok kazandırır? Arsa mı? Arazi mi?

-Çok güzel bir soru. Eğer kuluçkaya yatırabilirseniz arazi çok iyi. Uzun vade için. Ama arsa çabuk döndürmek ama özelliklede küçük dönen arsalarda kazandırır. Küçük hisseler daha hızlı işlem görür. Alım gücü sanılanın aksine oldukça çok. Gaziantep’ te aklınızın bile almayacağı zenginler var.

İşte orta dereceli alıcılarda onlarla yarışamıyor. Zaten fiyatların bu kadar yüksek olmasının bir sebebi de bunlar değil mi ?

-Evet, Gaziantep’te inanamayacağınız kadar paralar dönüyor. Öyle sanıldığı gibi de alım gücü çok düşmez. Evet bazen de fiyatları alım gücü çok yüksek olan bu insanlarda yükseltebiliyor. Satıcılar içinde bu gurup her zaman var olduğu için istediği ücrete istediği alıcıyı hemen bulabiliyor.

İstikrarsızlığın fiyatlara yansıması oldu mu? Düşüş var mı?

-Düşme değil de, mesela adam malını yirmiye almış. Şuan ki piyasa değeri ise atmış olmuş. Adam bunu otuza da satsa zarar etmiyor. Ama beklediği kar düşük oluyor. Nasıl olsa karını görmüş. Ama bazı iş adamları krediye ya da birinin parasını değerlendirmiş veya dolar bozdurmuş almış. Onlarda biraz sıkıntı var. Satsa zarar edecek satmasa ödemesini yapamayacak. Çok düşük cüzi bir kar etmiş olarak satıyor.

Girişimci ruhu maksimumlarda olan birisiniz. Diyelim ki biraz param var ve yüksek gelir getirecek bir yatırım yapmak istiyorum. Ne önerirsiniz?

-Kesinlikle size daire almayın derim. Size sıkıntı ve masraftan başka bir getirisi olmaz. Kazandıracağı da sizi zaten tatmin etmez. Ama arazi kesin almalısınız. Hatta arazide üretim dahi yapabilirsiniz. Dünya artık tarıma dönmeye ve tarımdan kazanmaya yöneldi. Çünkü ekili arazileri tükettik. Mesela ben lüks dairemi satıp Araban’da arazi aldım. Ve badem ektim. Masrafı çok az getirisi çok fazla. İl müdürü dahi bir bayanın böyle bir yatırım yönelmesini hayretlerle karşıladı. Arazi sizden ne aş ister ne naz eder. Bereket olarak size döner. Örneğin badem ağacı beş yıl sonunda verim vermeye başlıyor ve içinin kilosu elli lira. Arazi ilerde altından değerli olacak. Ama şu çok önemli araziyi uygun alabilmeniz.

Arazi satın almak isteyen birisi kime, nasıl güvenerek bu yatırıma yönelmeli?

-Bir insanın hayatında iyi bir doktor, iyi bir avukat ve iyi bir emlakçı dostu olması şart. Eğer ki bu üçünün iyisi senin dostun ise hayatta sırtın yere gelmez ve zengin olursun. O yüzden de bir mal satın almak istediğinizde de danışmana danışır gibi emlakçına danışacaksın. Bana danışmak için gelenlere bir mülkü alması için cesaret verirsem sorumlusu da ben olurum. Hatta yönlendirdiğim kişilerin haberi bile olmadan takiplerini yaparım. Çünkü kendimi sorumlu hissederim. Eğer birkaç kişiye daha sorayım diye düşünürseniz de o zaman kafanız iyice karışır. Dediğim gibi hayatınızda güvenebileceğiniz bir emlakçı dostunuz olması şart. Aksi halde vezir de olabilirsiniz rezilde. Ben hayatım boyunca bir komisyon için insanları ne zarar ettirdim ne de kandırdım. Her şeyden önemlisi benim ve ailemin bir adı ve itibarı var. Para her şey demek değildir.

RÖPORTAJ
Haber Merkezi
8.11.2015

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin