FATMA ŞAHİN KENT KONSEYİNE KONUK OLDU

Gaziantep Kent Konseyi Kadın Meclisi 05 Aralık 1934 yılında Kadına Seçme ve Seçilme Hakkı’nın verilişinin 85’nci yılı olması sebebiyle özel olarak toplandı. Kadın Meclisinin konuğu Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, meclis üyelerine hitap etti.
FATMA ŞAHİN KENT KONSEYİNE KONUK OLDU

Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından 05 Aralık 1934 yılında Kadına Seçme ve Seçilme Hakkı’nın verilişinin 85’nci yılı kapsamında Gaziantep Kent Konseyi’nce Kent Konseyi Başkanlığı Konferans Salonu’nda bir kutlama programı düzenlendi. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin ve şehrin başarılı kadınlarının katıldığı etkinlikte, günün anlam ve önemini anlatan kısa film gösterildi. Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Dr. Samet Bayrak, 1930 yılında gerçekleştirilen yerel seçimlerde ilk kez kadınların belediye meclislerine seçildiğini anlattı.

“GAZİANTEP’İN İLK KADIN MİLLETVEKİLİ ŞAHİN’İ KUTLUYORUM”

Kent Konseyi Başkanı Dr. Samet Bayrak, Türkiye’de, medeni olduklarını iddia eden birçok Avrupa şehrinden çok daha önce kadına seçme ve seçilme hakkı verildiğini aktararak, şehrin ilk kadın milletvekili olan başkan Şahin’i başarılı çalışmalarından dolayı kutladı. Bayrak sözlerini şu şekilde sürdürdü;
“Kadınlar siyasal haklarını ilk kez 1930 yılındaki belediye seçimlerinde kullandılar. Gaziantep’i temsil eden ilk bakanımız da aramızda. Türkiye’de kadınlar milletvekili olabilmek için ilk adımını 1923’de Kadınlar Halk Fırkası’nı kurmak istediler. Kadınlara seçme ve seçilme haklarıyla ilgili yasal değişiklik 1934 yılında gerçekleşti. Bir kadın hastalıkları ve doğum hekimi olarak kadınların yaşamı boyunca ne çileler çektiğini biliyorum. Bu sebeple sizlere büyük saygı duyuyorum.”
Kent Konseyi Genel Sekreteri Emine Aybuken Yıldırım da kadınların temsiline önem verilmesi gerektiğinin altını çizerek, kadınlar bulundukları her noktada daha farklı bakış açısına sahip olduklarını söyledi.

“TÜRK SİYASETİNDE KADININ YERİ HEP FARKLI OLDU”

Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Kent Konseyi’ndeki farklı fikirlerin demokrasi açısından büyük önem arz ettiğini dile getirerek şu ifadelere yer verdi;
“Bu şehir çok özel bir şehir. Dünya’nın en eski medeniyetlerinden birinin taşıyıcılarıyız. Ama en büyük farkımız çok kültürlülük. Bunun içinde bu kurumun güçlenmesi şarttı. Kadın bir genel sekreterin kent konseyine çok yakışacağına inandım. Bu gün başladığımız bu yapıda yapılacak çok iş var. 85 yıl önce bize bu hakkı veren Mustafa Kemal Atatürk ve bütün meclis üyelerini saygıyla, minnetle ve şükranla anıyoruz. O günün dünyasında bunlar anılmazken bir liderlik gösterildi, Kurtuluş Mücadelesi’nde kadınıyla erkeğiyle cephede mücadele eden halkın hak ettiğinin gereği yapıldı. İskandinav ülkelerinde 70’li yılarda aldığı bu hakkı Türkiye Cumhuriyeti’nde öncesinde verilmişse bunda alınması gereken bir ilham var. Bilimsel veriler, yönetimde bir cinsiyetin temsil edilmesi için yüzde 30’luk gibi bir orana erişmesi gerektiğini söylüyor. Bunun gereğinin yapılması gerekiyor. Ülkede her on yılda bir yapılan darbeler, en çok sivil toplum örgütlerini ve kadın hareketlerine zarar vermiştir. 15 Temmuz’da verilen mücadele, aslında kadın hakları için önemliydi. Artık kimsenin darbe yapmaması ve aklından geçirmemesi noktasında bir halk duruşu sergilendi. Verilen mücadelede meydanları dolduranların yarısı kadındı. Kadının Türk Siyaseti’nde geldiği nokta çok önemli buluyorum.”

“DÜNYANIN EN ÖNEMLİ EKONOMİLERİ ARASINDA OLACAĞIZ”

Şahin sözlerini daha sonra şu şekilde sürdürdü;
“Yüce Kur'an-ı Kerim’i okuduğumuz zaman tam bir eşitlik var. Biz kadınlar, kutsal kitabımızdan büyük bir kuvvet alıyoruz. Gelenek ve görenekleri bizi aşağı çeken hiçbir şeyi kabul edemeyiz. Bugünün Dünyası’na baktığımızda birçok ülke bizden sonra bu hakkı almasına rağmen, bugün meclisin ve yönetiminde yarısı kadın. Bunu çok iyi okumalı ve kendimiz için gerekli kısmı hızlı bir şekilde almamız lazım. Tarım ve Sanayi Devrimleri’ni ıskaladık ama şu anki dönem bilgi ve teknoloji devridir. Kas dönemi bitti, kafa dönemi başladı. Burada toplumun yarısını yok sayamazsın. Türkiye’nin kalkınma modelinde kadının masada bulunması ve birlikte bir kalkınma modeli üzerinde çalışılması şart. Tek kanatla kuş uçamaz, çift kanatla Cumhuriyet’in 100’ncü yılında Dünya’nın onuncu ekonomisi olmalıyız. Pasta büyüdüğünde herkes nasibini alacak. Bu modeli ve bilgi ekonomisi içselleştirmemiz lazım.  18 yıl önce çok net bir kararlıkla yola çıktık. Cumhuriyet tarihinde ilk kez kadının temsilini çift hanelere çıkardık. Bütün partilerle kadın meselesini partiler üstü bir fikirle düşünmemiz gerek. Ortak çözümler elde etmemiz lazım. Artık şehrin estetiğe, kadın görüşüne anne şefkatine ihtiyacı var. Bunun için hızlı hareket yapmak lazım. Siyaset, hızlı çözüm üretme sanatıdır. Biz, birbirimizle mücadele edersek yerimizi bir erkek alıyor. Sizlerden büyük destekler bekliyoruz. ‘Gelin Etmeyin Okula Gönderin’ sloganıyla açtığımız kampanya uluslararası bir kampanyaya dönüştü. Kadının sağlığı, istihdamı, eğitimine dair çok iş var. Bu şehirde yapılması gereken ne varsa bir başkan olarak emrinizdeyim. Büyükşehir yapılandırılırken, erkek alanı olarak görülen ne varsa başına işin ehli kadınları getirdik. Disiplinli bir şekilde de çalışıyorlar. Kimseye kadın olduğu için gümüş tepside bir şeyler sunulmuyor. Kadınlar, rekabet ettikçe güçleniyor. Hep beraber, güzel işler çıkaralım.”

“KADINA VERİLEN DEĞERİN FARKINDAYIZ”

Kent Konseyi Kadın Meclisi Başkanı Ayşe Teymur, kadına verilen değerin önemine işaret eden her türlü yaklaşımın destekçisi olacaklarını aktardı. Teymur sözlerini şu şekilde sürdürdü;
“Türkiye tarihinin en önemli günlerinden biri olan 5 Aralık “kadına seçme ve seçilme hakkının verilişinin  85. Yılı yıldönümü için buradayız. Kadın, tarihi süreç içerisinde ülkeden ülkeye değişen  ve bunu belirleyen toplumsal ve toplum dışı faktörlerle insanlığa yön vermiştir. Eleştirel bir gözle baktığımızda erkek egemen bir yapının altında kendi varlığını, kadınlıktan çok insan olduğunu var etme yolunda savaş veren kadınlar görmekteyiz. Bulunduğu toplumda kendine özgür bir yer edinmeye çalışan kimi zaman oryantalist akımın etkisi ile kendini kadın kimliğine büründürerek hareket ederken, beyin kodlarına nakşedilmiş düşüncelerden çok, insan olma, insanca yaşama mücadelesi ağır basmaktadır. Bu coğrafyadaki modernleşme akımları, mevcut cinsiyet rejimlerinin sürdürülmesinde anahtar rol oynayan “erkeğin aklı ve kadının duyguları” ikilemini modern dünyanın bilimi ve kültürü ayrımına dönüştürerek cinsiyet hiyerarşilerini yeniden üretti. Kadın artık toplumu şekillendiren en önemli varlık olmanın özgüveni ile kadına olan ihtiyacının farkındadır. Ciddi toplumsal hamleler yapılması için kadının varlığı gerekmektedir. Dünya genelinde siyasi alanda oldukça başarılı olmuş kadın örnekleri mevcuttur. En eski Türk toplumlarından biri olan Dehli Türk Sultanlığında bir isim vardır ki o kişi Raziye Hatun dur. 1236-1240 tarihinde İngiltere kraliçesinden, Hindistan imparatoriçesinden 600 yıl önce hükümdarlık yapmış, aktif ve güçlü bir siyaset uygulamaktan da geri kalmayarak 4 yıl tahtta oturmuştur. Türk kadını geçmiş yüzyıllardan yaşadığımız çağa kadar üzerine düşen bütün görevleri başarıyla yerine getirmiştir ve bundan sonrada getirmeye hazırdır. Bununla birlikte   tarihte kadınlar,  erkeklerle eşit ve adil haklara sahip olmak ve seslerini duyurabilmek adına birçok girişimde bulunmuştur. "5 Aralık 1934 tarihinde Türkiye Büyük Millet Meclisi kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıyan yasayı kabul ederek, Türk kadınına yasalar önünde erkeklerle eşit haklar verilmiştir. Bu karar, bugün gelişmiş olarak gördüğümüz pek çok Avrupa ülkesinden daha önce verilmiştir. 1930 belediye seçimleri, kadınlara seçimlere katılma, belediye meclis üyesi olma, seçimlerde aday olma hakkını sağlaması nedeniyle oldukça büyük önem kazanmış ve dikkat çekmiştir. Kadınlara tanınan haklar Türkiye'nin demokratikleşmesinin en önemli göstergelerinden biri olmuştur. Sadece ekonomik alanda değil, siyasi alanda da kadınların etkin rol üstlenmesinin ülkenin geleceği ve refahı için bir gerekliliktir. Erkeği ve çocuklarıyla o toplumun içinde binlerce yıl geriden gelen bir yaşamı beraber şekillendirmiş ve gelecekte de yaşamın şekillendirilmesini sağlayacak en önemli unsurdur.”

GÜNDEM
Aysu Yıkmış
5.12.2019

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin