"Hedefsiz adam gereksiz adamdır"

"Hedefsiz adam gereksiz adamdır"

illetleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.

Öğretmenden, eğiticiden yoksun bir millet henüz millet adını almak kabiliyetini kazanmamıştır.

Ona basit bir kitle denir, millet denemez.

Bir kitle millet olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır.

 rop5

ÜNSAL ÖREN EĞİTİM KURUMLARININ KURUCUSU VE SAHİBİ GENÇ VE İDEALİST ÖĞRETMENİMİZ ÜNSAL ÖREN BEYEFENDİYLE KANAYAN YARAMIZ EĞİTİM SİSTEMİMİZ ÜZERİNE ÇOK VERİMLİ BİR RÖPORTAJ YAPTIK..

–Matematik öğretmeni deyince zihnimizde hep sert bakışlı,ileri numaralı gözlüklü ve yaşlı olarak canlanır.Ama bizi kapıda genç,güler yüzlü ve heyecanlı pırıl pırıl bir öğretmenimiz karşılayınca matematikten korkmanın ne kadar yersiz olduğunu bir kez daha anladık..

Öncesinde sizi tanıyalım.Ben dershane sahibini daha yaşlı,emekli bir öğretmen bekliyordum.Sizin gibi genç bir öğretmenimizi görmek beni şaşırttı doğrusu..

Ünsal Ören: 1978 yılında dünyaya geldim.Eğitimci anne, babanın çocuğuyum.Dört buçuk yaşında okula başladım.Liseyi iki buçuk senede bitirdim.16 yaşında üniversiteyi kazandım.Matematik öğretmenliği benim için tutkuydu.İdealist bir ailenin çocuğu olarak bende dolu dolu bir idealle görevimi en güzel şekilde yerine getirmeye çalışıyorum.Ayrıca Gaziantep’te stajyerliği teşekkürle tamamlayan ilk öğretmenim.

Dershanecilik fikri özelliklede matematik dershanesi nereden aklınıza geldi. Gaziantep’te de ilkti

Ünsal Ören: Gaziantep merkeze geldiğimde yaşam şartlarının zorluğu ve almış olduğumuz maaşla standart üstü bir yaşam süremeyeceğimi gördüm.Diğer meslektaşlarım gibi şikayet etmedim .İnsanların bir yaşamak istedikleri hayat vardır birde yaşadığı hayat vardır.İkisinin arasında uçurum vardır.Bu uçurumu kapatmanın da bedeli vardır.Bu seçim kişiye kalmıştır.Ben bu noktaya da büyük hedeflerle geldim.”Hedefsiz adam gereksiz adamdır” olduğu inancıyla..

 rop1

Dershane işine girerken korkmadınız mı?Sonuçta başarısızda olabilirdiniz..

Ünsal Ören: Siz nereye giderseniz gidin kafanızdaki yere gidiyorsunuz.Mevcut şartlarınızı da daha iyi bir noktaya taşımak için risk almanız gerekiyor.Gaziantep’te açılmış olan bir matematik dershanesi vardı ve bu pek çok matematik öğretmeninin de hayalidir.Bende milli eğitimdeki görevimden istifa edip dershaneye ortak olarak başladım.Ondan sonra serüvenimiz başladı.

Matematik önemli bir bilim dalı..

Ünsal Ören: Matematik çok özel bir bilimdir.ABD, on yıllık kalkınma planında vatandaşlarının matematiği öğrenmeleri gereğini koydu.Matematik öğrenen insan sorgulamayı öğrenir.Bizde matematik sevgisi ve ilgisi ne yazık ki çok az. Öneminin daha farkında değiliz.Halbuki geç bile kaldık.

Ama bunun bir nedeni de matematikten korkuyoruz olmamız olamaz mı?Ünsal Ören: En temel sebep bizler öncelikle ön yargılarımızla hareket ediyoruz. Ailede o çocuktan önce okula gitmiş ve matematikten sıkıntı yaşamış birisi varsa kötü bir rol model oluyor ve otomatik olarak ön yargı kendiliğinden oluşuyor.Diğer sebepte matematik öğretmenlerinin kendisi.Siz dersinizi kendiniz sevmeden karşıya da fikirlerinizi kabul ettiremezsiniz.Öncelikle öğrenci öğretmeni sevecek.

Öğretmen gerçektende çok önemli..

Ünsal Ören: Bu öncelikle psikolojik bir süreç. Başarmadan önce sevmeyi öğreneceksiniz.Yoksa korkulduğu kadar zor değil.Mesela yolda kalabalıkta dahi kimseye çarpmadan yürüyebiliyorsanız matematiği de başarırsınız.Bu kadar basittir.

Bununla ilgili kitaplarım var.Gençleri öncesinde psikolojik bakımdan hazırlamaları için yazdığım.

Matematik dershaneniz ne zaman açıldı?

Ünsal Ören: Dershanemizi açtığımız dönemde, tek ders dershaneciliğine izin veriliyordu. Türkiye’de üç tane vardı ve biriside ilimizde açılmıştı. Bizde bu işe girişirken bir farkındalığımızın olması gerektiğini düşündük.Örneğin bizi ayıran özellik rehber öğretmenimiz olması.Ayrıca öğrencilerin seviyesini ölçüyoruz.Ve kendi seviyesine göre sınıfa katılımını sağlıyoruz.Seviyesine göre paketlerimiz var. Uygun olan kendi düzeyindeki sınıfta başlatıyoruz. Burayı bir hastane olarak görüyoruz

Öğrenciye eski dilde talebe denir Yani” talep eden” demek. Öğrenci bizden ne talep ediyorsa vermeye çalışıyoruz. Sistem ezberciğe teşvik ettiğinden unutma da kolay oluyor.

 rop4

Bu dershanelerin sayısı artacak mı?

Ünsal Ören: Matematik dershanesiyle ben bu işe başladım.2005 yılından itibaren bir hedef belirledim. On yılda Gaziantep’e on tane eğitim kurumu katacağım. Çünkü inanışıma göre Bir insan ne kadar zengin olursa olsun yiyeceği üç öğün yemek ve yatacağı bir yataktır.Niyetim bizden sonrakilere de bizden bir şeyler bırakabilmek.Mesela sadece matematik dershanemde beş yüze yakın öğrencim var. Birkaç matematik öğretmeniyle bu bana yeter de diyebilirim.Ama idealim, bir ağacımız olsun gölgesinde yatalım değil;bir ormanımız olsun ve herkes faydalansın oldu hep.Toplamda 140’a yakın çalışanımız var.Hem bu arkadaşlarımız evlerine ekmek götürsünler istiyoruz.Amaç tamamen hizmet.

Çok takdir edilecek bir düşünce yapısı sizinkisi…

Ünsal Ören: İnsanı harekete geçiren etkenler inançlarıdır. idealist olarak öğretmen toplumun mayasıysa, bizimde maya olarak kaliteli olmamız gerekiyor. Buda biz ister istemez titizliğe sevk ediyor. Buna da önem veriyoruz.

Diğer dersler içinde matematikte olduğu gibi bir çalışmalarınız var mı? mesela fizik dershanesi..gibi..

Ünsal Ören: Genel dershanelerde konsept olarak bütün dersleri veriliyor.Öğrenciler,seviyeleri belirlenip sınıflara ayrılır.Ve test çözmeye yöneliktir.Bize gelen tek ders talebini “Butik Ders Evi” ile çözdük.Buraya müracaat den öğrenci sadece ihtiyacı olan dersi ve konuları alabiliyor.İsterse bire bir yada gurup halinde..seçenek öğrenciye ait.Bunun içinde geniş bir kadromuz var.

Meslek liseleri bir dönem neden durağan bir dönem yaşadı?Hatta pek çoğu bir ara kapanma noktasına bile geldi.Şimdi ise yeniden yükselişteler..siz bu alanda da girişim yapıp sağlık meslek lisesiyle hizmet veriyorsunuz..

Ünsal Ören: Devlet politikasının eğitimde olmaması daha çok hükümet politikasının daha doğrusu bakan politikasının etkin olması.Şu an en istikrarlı hükümetimizdeyiz.Ama bu dönemde bile dört beş kere bakan değişti.Her bakan yeni bir uygulama getiriyor.Dolayısıyla bununda yaşanan süreçte finans olarak hareketliliğinden kaynaklanıyor.Her yönetimde kendi fikir ve uygulamasıyla geliyor.

Bu sınav sistemlerine de yansıdı

Ünsal Ören: Ne yazık ki sadece meslek okullarına değil sınav sistemlerine de yansıdı. Müfredatlara yansıdı.Sistemin çok sorunları var.En önemli meselemizin eğitim olduğunu halen tam anlamıyla kavrayamamış durumdayız.

Gaziantep eğitimde sonlarda .Eğitimci olarak sizce çözüm nedir?

Ünsal Ören: Sadece ilimiz için değil, genelde böyle bir sıkıntı var.Ama çözülemez mi derseniz, tabi ki de çözümleri var.Öncelikle mutfağın sahiplerine söz hakkı verilmesi gereklidir.Ama mevcut sistemde bu yok.Antep siyasette,ekonomi de ve pek çok şeyde gündem de ve marka. Ama eğitime gelince sonlarda. Öncelikle sorun Antep bürokratının,sanayicisinin eğitime sahip çıkmaması.Maraş’ın nüfusu bizim yarımız olduğu halde öğretmen sayısı bizim iki katımız.Bizdeki eksiklik ücretli öğretmenlerle giderilmeye çalışılıyor ve buda verimli olmuyor.Yani kadro eksikliği önemli bir eksiklik.

İkincisi, burası sanayi şehri olduğu için çocuk sıcak parayla erken yaşlarda tanışıyor.”Okuyup ne olacaksın gir bir yere çalış” yönlendirmesi oluyor.Yani ucuz iş gücü..İş gücü kaygısı..bir an önce kalifiyesizde olsa hayata atılma.Bu sanayicinin de işine geliyor.Ama artık dengeler değişiyor.Şimdi artık bilgi toplumundayız.Bir müddet sonra işi daha iyi bilenler başa gelecekler.Diğerleri yetersiz kalacaklar.Bizim dünya insanı yetiştirmemiz lazım.

Ama şimdi diplomalı eğitimsizler var çoğunlukta.Eğitim denilince olaya sadece diploma olarak bakılıyor.Halbuki istenilen kaliteden yoksunluk had safhada..

Ünsal Ören: Eğitim evde, ailede başlar. Okullarda sadece öğretim yapılır.Ama eğitim vermek çok zor.Biz liselerde sadece rehabilite edebiliyoruz.Bu kadar öğrenci aynı anda sokakta olsa ne olur?Bunları yoklama alıyoruz,okulda tutuyoruz.Milli eğitim bu konuda iflas etmiş durumda.Kendi gerçeğimizi itiraf edelim.Çok az nitelikli insan yetiştirebiliyoruz.Buda yine bizden değil, velinin dikkat ve ilgisinden kaynaklanıyor.

İnsanlar çocuklarını okul seçerken eğitimine değil, gösterişine bakıyorlar. Ne acı değil mi?

Ünsal Ören:Bir toplumu değiştirmek istiyorsanız önce babaanne ve anneanneden başlamalısınız.Çünkü gelenekselliği devam ettiriyoruz.Aile yapılarına taleplerine göre de eğitim kurumları şekillenir.Fransızlar “fakir, zengin okulda herkes aynıdır” düşüncesi yaymak istese de bu doğru değildir.Çünkü herkesin yaşadığı bir mit vardır.Ve yaşam standartı ve tercihleri vardır.

rop3

Teknolojiyle çocuklar tembelliğe yöneldi.Biz yanlış mı kullanılıyoruz araçları?.

Ünsal Ören: Teknolojiyi üreten, bulan ve bundan servet kazanan kişiler çocuklarını teknolojinin en az kullanıldığı okullara gönderiyorlar.Biz de ne yazık ki farklı algılandı teknoloji.Eğitimde araç olarak değil de kolaylaştırma araçları olarak kullanılıyor.Araştırma ve merak yeteneği kaybedilmek üzere..

Bizler çağın gittikçe gerisinde kalıyoruz. Neden ayak uydurmakta güçlük çekiyoruz?

Ünsal Ören: Aileler olarak da suçluyuz. Biz satranç kültüründen gelmiyoruz.Planlama alışkanlığımız yok.Biz tavla kültüründen geliyoruz Günü kurtarmaya bakıyoruz.Planlamamız yok. Eğitim en önemli meselemizken ne yazık ki en gerilerde..

Peki nasıl başaracağız?

Ünsal Ören:” Nasıl “sorusu beyni çalıştıran bir sorudur.”Neden” ve “niçin” ise depresyona iten sorulardır .Önce kaynağımızı iyi bulacağız.Doğru hedef belirlememiz lazım.Öğrenciler okula hedefi olduğu için değil mecburiyetten gidiyor.Öğretmende o hedefle gitmiyor.Herkesin hedefi aynı olmadığı içinde ne kadar başarılı olunur.

Öğretmenlik meslek değildir,bir misyondur.Şuan her yerde yetersiz eğitim veren eğitim fakülteleri var.Profosörü olmayan okullar.Nicelik olarak üniversitelilerimiz var ama nicelik olarak ne yazık ki yok.

Milli eğitim üzerinde siyasi oyunlar çok mu oynandı. Sürekli el değişim sonucu kendi fikrinden olan insanların ve politikaların uygulama alanımı oldu?

Ünsal Ören: Cumhuriyetten beri siyaset hep eğitimin içinde olmuştur ve buda zararlı olmuştur. ilerlemenin yolu liyakat değil ideolojiye sadakat. Sizin ideolojinizi paylaşan görüş başta olursa siz çok kolay ilerleyebiliyorsunuz.Yurt dışında okullarda sistem kolay kolay değişmez, kitaplar değişmez.Bir rotada gider.Ama bizde yap boz tahtası.Buda başarısızlıkları doğuruyor.

Bir çığlık bir çığ başlatır. Çığlıkları da bilinçli insanlar başlatır.Aydınlara ses verip sırtımız dönmeden hizmet vermek isteyenlere fırsatlar verip fikirler almalıyız.

Öğretmene eskiden gösterilen saygı şimdi neden yok?

Ünsal Ören: Aslında bunun nedeni de yine öğretmenin kendisi ne yazık ki. Öğretmelerin çoğuna sorun başka bir iş yapmak istediğini söyler.Memnuniyetsizdir hep.Çocuklarına dahi öğretmen olmayın diyor.

Ama ekonomik açıdan da yaşam şartları zorlayıcı olmuyor mu? Bu önemli bir etkendir.

Ünsal Ören: İngiltere’de öğretmen zorla tatile gönderilir. Hava değişimine.Ama bizde daha hiç tatil görmemiş olanları var.Ücretler çok düşük.Geçinmek çok zor.Öğretmeni ne kadar kalkındırırsan mesleğine o kadar çok emek verir.Cep telefonu öğrencisinden düşükse, sözü nasıl dinlenir.Bu bile bir etken ne yazık ki.

 rop2

Sizde bu sistemdeniz ama şikayet yerine farkındalık yenilik peşindesiniz. Demek ki istenilirse ,çalışılırsa başarılı olamamak diye bir şey söz konusu olamıyor.

Ünsal Ören: Biz şikayet etmeyip elimizden ne geliyorsa en iyisini yapmaya çalışıyoruz.Her şey para değildir.Verdiğimiz eğitimde de üzerimize düşenin en iyisini yapmalıyız.Bize verilen bir ömür var.Bunu en güzel nasıl değerlendiririz. ona bakarız.Bize de bu dünyada yaptığımız güzel işler kalır.Ben mesleğimi çok severek yapıyorum.Çok engellerle karşılaştık, sıkıntılar yaşadık ama peşini bırakmadık.Hiç bir zaman yapabilir miyiz? Demedik,hep çabaladık.Ben buraya boş bir valizle geldim ve o günden beride çalışıyorum.Sabır,ikinci zekadır.Sabırla bir işe başlarsanız mükafatını da alırsınız.

Kırsalda ilk dershaneyi de siz açtınız değil mi?

Ünsal Ören: Ben Gaziantep’te kalıcı olmak niyetiyle en alttan, en dipten başlamak istedim ve ilk olarak ta kırsaldan başladım.“Mağdur ve mahzun insanların yanında olmayan saltanatlar her zaman çökmeye mahkumdur” düsturumdur. Ve buradaki insanların duaları bizim yolumuza ışık tuttu.

Maddi gücü olmayan öğrencilere destekleriniz devam edecek mi?

Ünsal Ören: Öncelikle bu bölgelerdeki çocuklarımıza da güven aşılanması gerekir.Eğer arkanızda bir destek olmazsa,sevgi olmazsa üzerindeki ağırlığı kaldıramazsınız. İsteseniz de başarılı öğrenciler, harekete geçiremezsiniz.Bunun bilincinde olan eğitimcilere çok ihtiyaç var.Desteklenirseniz sahip çıkan olursa öz güvenle bir şey başarırsınız.Bizim bünyemizde her zaman bu şekildeki öğrencilerimiz vardır.Her şey para demek değildir.Zaten bu iş para için yapılmaz.Bu insanların da dualarıyla pek çok kurum batarken bir katlanarak büyüyoruz.En genç ve bu anlamda başarılı eğitim birimlerinden birisiyiz.

Bundan sonrası için projeleriniz var mı?

Ünsal Ören: Gaziantep’in eğitim sektörüne çok şey kazandırdığımızı düşünüyoruz.Çünkü üretiyoruz.Biz bir markayla doğmadık.Markayla doğarsanız markayla da ölürsünüz.Biz sıfırdan öğrenerek,uygulayarak, hormonsuz olarak sağlam adımlarla büyüdük.Hedeflerimizi de hep büyük tutuyoruz.Büyük fotoğrafa ulaşmayı hedefliyoruz.

Bizler içinde bir umut var yani..

Ünsal Ören: Aslında o kadar da kötü durumda değiliz.Türkiye’deki en büyük yalanları istatistikler söyler.Bunlar değiştirmek elinizde.Önce kendi gerçeğimizi kabul etmeliyiz.İstenilen noktada değiliz.Gereken kadro verilirse ki bu bir ekip ve idealist işidir.O zaman neden başarılı olunmasın.Bu işin ergümanı öğretmendir ve çok önemlidir.Her şey değişir öğretmen değişmez.Bizim bir kere öğretmene bakışımız nasıldır.İnanırsanız yatırım yaparsınız.

Değişim hoşnutsuzlukla başlar .Ama kanıksamışsanız tehlikedir.

 

Okurlarımız için neler söylemek istersiniz?..

Ünsal Ören: Ümitsizlik bize yakışmaz.Geleceğe dair planınız yoksa başkalarının planlarına dahil olursunuz.O yüzden planlarınız ve alt yapılarınız olmalı.Zaman her zaman en büyük kaynaktır ve algılamamız önemlidir.Değişim bir an da olmaz, iradeyle olur.Her zaman dinamik ve iradeli olduğumuza inanıyoruz. Yine söylüyorum ki, hedefsiz adam, gereksiz adamdır.

Layout 1

RÖPORTAJ
Haber Merkezi
22.12.2014

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin