KAĞIT ZAMMI BİTİRİYOR

Kağıt zammı sadece yansıyan kısım, perde arkası daha korkunç!
KAĞIT ZAMMI BİTİRİYOR

Kağıda gelen zamlarla birlikte Gaziantep’te yayın yapan yerel gazetelerin bir kısmı sayfa sayısını düşürürken, bir kısmı da renkli baskı yerine siyah beyaz baskıya geçerek, yayın hayatında direnme mücadelesine başladı.

Kağıda ve diğer basım ürünlerine yapılan zamlar basın yayın sektörünü vurdu diyecek kadar olumsuz etkiledi. SEKA fabrikalarının kapatılıp tamamen ithal kağıt ve matbaa ürünleri ile basım hayatını sürdüren gazete ve yayın evlerinin bir kısmı kapanma noktasına gelirken, bazı yayıncılar tarafından zamlarla birlikte içine girilen döneme “İnternet yayınına geçiş sürecinin hızlanması” olarak bakılıyor.

ABD ÜRÜNLERİNDE % 43 EK VERGİ

Kağıda gelen zammın sadece madalyonun ön yüzü olduğu belirtiliyor. Şehrimizde ve ülkemizde basın yayın için kullanılan matbu araç ve gereçlerin büyük çoğunluğunun ABD menşeli olduğunu belirten yayıncılar, ABD’den ithal edilen makineler için kullanılan mürekkep, toner, selefon, tutkal ve lak gibi ürünlerde % 43 ek vergi getirildiğinin altını çizerken, bu zamların maliyeti yaklaşık % 150 oranında arttırdığını dile getiriyorlar.

ELEKTRİK-DOĞALGAZ DA CABASI

Kağıt ve matbu ürünlere yapılan zam ve ek verginin yanı sıra elektrik ve doğal gazdaki artışın da maliyetlere yansıdığını belirten yayıncılar işlerinin ekonomik olarak günden güne zorlaştığını hiç kimseyle haftalık dahi sözleşme yapamadıklarından yakınıyorlar.

MİLLİ ÜRETİM OLMADIKÇA
OKUR-KÜLTÜR ARASI DAHA DA AÇILACAK

Bugün gelinen noktanın temelinde SEKA kağıt fabrikalarının kapatılmış olmasının yattığını belirten yayıncılar, ithalata dayalı bu durum devam edip milli üretime geçilmediği müddetçe okur-kültür arası daha da açılacak ve giderek çok daha kopuk bir hale evrileceğini dile getiriyor.

ÖNÜMÜZÜ GÖREMİYORUZ

Yıllardır buna benzer durumları yaşadıklarını ancak ilk kez tedirgin olduklarını da ifade eden yayıncılar, bugünkü fiyatların yarın geçerliliğini kaybetmesi nedeniyle ileriye dönük plan yapamadıklarından ve önlerini göremediklerinden şikayetçi.

GAZETE VE DERGİLER SAYFA SAYISINI AZALTTI

Ekonomik koşullarının yetersizliği ve basın ilan kurumundan elde ettiği gelirlerin gazetenin baskı ücretini bile karşılamadığı için şehrimizde bazı gazeteler sayfa sayılarını azaltırken, bazıları da renkli olan sayfalarını da siyah beyaza çevirerek kalıp ve baskı ücretinden kısıntı yaptı. Öte yandan birçok haftalık ve aylık edebiyat dergisi ise sayfa sayısını azaltma yoluna giderek sürece direnmeye çalışıyor.

MÜŞTEREK GÖRÜŞ:
OKUR-KÜLTÜR ARASI AÇILIYOR
DİRENMEYE ÇALIŞIYORUZ

Zamların basın yayın hayatını olumsuz etkilediğini belirten gazete dergi ve yayın evi sahipleri zamlara ve zorluklara farklı farklı bakış açısı getirse de tümünün müşterek noktası, okur-kültür arasında bir kopmanın başlayacak olması ve ekonomik savaşla mücadele edemeyen işyerlerinin batacak olması. Okuyan kesimin azlığından da şikayet edilirken, fiyat artışlarının bu azalmayı daha da körükleyeceği kaygısı yaşanıyor.

ABDULKADIR BUDAK

(Edebiyat Dergisi Sahibi-Sincan istasyonu)
Gelen fiyat artışları tüm sektörü olduğu gibi bizi de etkiledi. Önümüzdeki günlerde farklı bir çözüm üretemediğimiz takdirde, fiyat artışı ya da sayfa azaltması yoluna gideceğiz. İki günlük bile hesap yapamıyoruz, gün günü tutmuyor. İleriye dönük plan yapamadığımız gibi, önümüzü bile göremez haldeyiz.

AYDIN ŞİMŞEK

(Yayınevi Sahibi-Kanguru Yayınları)
Özelleştirmelerle birlikte başta Seka olmak üzere kağıt üreten ulusal işletmelerin kapanması ve ithalata dayalı bir sistem tıkanmış durumda. Kur farkının en çok etkilediği alanlardan birisi da yayıncılık alanı oldu. Bu nedenle de maliyetler yükselecek ve kitap fiyatları artacak. Okurla kitap arasındaki mesafe açılacaktır doğal olarak. Ayrıca büyük yayınevlerinde üretimde yavaşlama küçük ve orta ölçekli yayınevlerinde de ciddi sıkıntılar hatta yoğun kapanmalar olabilir.

DURAN AYDIN

(Edebiyat Dergisi Sahibi-Yaşam Kültür Sanat)
Yapılan zamlar yazın dünyasına baskının başka bir çeşididir. Bu fiyat artışları basılı yayını yok edecek. Önümüzdeki günlerde farklı bir gelir kaynağı üretemediğimiz takdirde sayfa sayısını düşürmekten ya da dergi fiyatını artırmaktan başka çaremiz kalmayacak. Dolayısıyla bu da okura yansıyacak. Zaten okuma oranın az olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Gelir düzeyi düşük olan kişileri de bu durum tetikleyecek. Bir anlamda yaşanan bu zamlar internet yayınlarının yoğunlaşması için bir geçiş süreci teşkil edecek.

KENAN CAN YOLDAŞLAR

(Yayınevi Sahibi-Klasör Yayıncılık)
Uluslararası Yayıncılar Birliği’nin 2017 verilerine göre; geçtiğimiz yıl kişi başına düşen kitap adedi 8,4’ ve yayın sektörleri arasında Türkiye 11. Sırada olduğunu söylerken TÜİK verileri ise basılı kitap sayısının her geçen gün arttığını açıklıyordu. Sınırlı sayıda olan kitap evleri ve kitapçı raflarına, “Kitapları raflara koyma ömrünü belirleyen bir sistem olgusu yüzünden..!” (popülist, çoğunluğu şişirilmiş, niteliğiyle değil pazarlama ölçütleriyle öne çıkarılan çok-satan yapıtların öne çıkarıldığı) sıkıntıları yaşıyor ve kitaplarına kolay kolay raflarda yer bulamıyordu. Günümüzde gelinen noktaya baktığımızda şimdi de kâğıt, boya ve tutkal gibi ithal girdilerde yüzde 60’ları bulan maliyet ve döviz kurlarındaki her artış kitap üretim maliyetlerinin artmasına neden olması yüzünden ciddi sıkıntılar çekiyoruz. Çünkü yayıncılık sektörünü esas sıkıntıya sokan ölçüt (Üretiminin dövizle, satışının ise Türk Lirası ile olması.)dır. Türkiye’de 1936’dan 2005’e kadar aralıksız kâğıt üretiminin yapıldığı SEKA Kâğıt Fabrikası’nın özelleştirilmesiyle başlayan bu süreç ülkemizi kâğıt sektöründe dışa bağımlı hale getirdi. Son bir yılda fiyatlar üç kat arttırıldı. Toplumun önemli bir kesimi gibi biz yayıncılar da genel gidişattan rahatsızız. Adeta yaşam mücadelesi veriyoruz desek yeridir. İnsandan ve onun geleceğinden yan, dünyanın daha iyi yaşanabilir hale gelmesi, eşit ve adil kılınmasına düşünsel ve kültürel anlamda katkıda bulunabilmek için “Bilgi öğretir” “Kitap aydınlatır” “Okumak özgürleştirir” dedik.
İnsanlığın uygarlık serüvenini gelecekte de yazılı dokümanlara geçirmemiz gerekmektedir. Sözün uçup yazının kalmaması için; Artık devlet-iktidar kâğıt KDV’sine ve diğer tüm girdi maliyetlerindeki vergilere de bir indirim ya da iyileştirici karar mı alırlar ya da ekonomi politikalarını mı değiştirirler ya da yeniden yerli üretime dönüp yeniden SEKA’ları mı canlandırırlar bilemiyorum. Bu gidişat insanın için karartıyor.

TURGUT TÜRKSOY

(Yayınevi Sahibi/Matbaacı-Favori Yayınları)
Halkımız durumu kağıda gelen zam olarak görüyor ama işin perde arkası hiç de o kadar basit değil. Ülkemizde yayın hayatında bulunan bir çok işyeri ABD menşeli makine ve ürünlerle çalışıyor. ABD’den alınan makineler yine ABD üretimi malzemelerle çalışıyor. Bugün ABD’den alınan bir makineyi başka bir ülkeden aldığınız toner veya selefon kaplamayla çalıştıramıyorsunuz. ABD ile yaşanan kriz bizlere % 43’lük ek vergi olarak döndü. Kağıdın yanı sıra diğer kapak kartonu, mürekkep, toner, selefon kaplama, tutkal ve lak dediğimiz kabartma baskılar % 43 ek vergiden nasibini aldı. ABD ürünü bir makine ile çalışan işyeri % 200 ek yükün altına girdi. Tabi bununla da sınırlı değil, elektrik, doğal gaz ve kargo ücretleri de cabası. Bugün dağıtım şirketlerine % 50-60 oranında iskonto ile verdiğimiz yayınların ücretini bile bir yılda alamıyoruz. Önümüzdeki günlerde basın yayıncıların ayakta kalması mucize olacaktır.

GÜNDEM
Bülent Öner
4.09.2018

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin