KENT KONSEYİ PEŞİNİ BIRAKMAYACAK

Akademik Meslek Odaları İnşaat Mühendisi Korkut Küçükcan’ın yaşamına mal olan Akkent Cami ile ilgili olarak bilinmeyen tüm detayları kamuoyuyla paylaştı. Gaziantep kent Konseyi yaşanan bu acı olayla ilgili olarak önemli noktalara dikkat çekti.
KENT KONSEYİ PEŞİNİ BIRAKMAYACAK

Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Dr. Samet Bayrak, İnşaat Mühendisi Korkut Küçükcan’ın yaşamını yitirdiği Akkent Cami’yle ilgili olarak önemli açıklamalarda bulundu. Kent Konseyinin olayla ilgili olarak hazırladığı raporda, ““Anılan inşatta işverenin kim olduğu, ne kadar işçi çalıştırıldığı, işçilerin Sigortalı olup olmadığı ve bu iskelenin güvenliği ile ilgili SGK’nca herhangi bir denetleme yapılıp yapılmadığının tespiti için Çalışma Bakanlığı müfettişlerini göreve davet etmekteyiz. Yapılan kurtarma çalışmaları sırasında Korkut Küçükcan’ın bulunmasından sonra tüm çalışmaların durdurulması, hele hele Kurtarma Çalışmaları sırasında çelişkili ifadeler varken enkaz altında başka birinin var olup olmadığı araştırılmadan şantiye kapatılmıştır. Bu hususun çok önemli bir eksiklik olduğunu kamuoyu ve yetkililerin dikkatine sunmak isteriz” denildi.

Gaziantep Kent Konseyi Başkanı Dr. Samet Bayrak, “Yapının imara aykırı olarak yapılmasının, projelerinin ve ruhsatının bulunmaması bir yana, bu eksikliklerin doğal bir sonucu olarak herhangi bir denetleme ve iş güvenliği hizmeti de olmadığı anlaşılmaktadır. Gaziantep Valiliği’nin 18 Kasım 2019 tarihinde yaptığı ‘2019-48’ sayılı basın açıklamasında yer verilen “Kazanın meydana gelmesinin sebebi camide inşaatın olması değil, fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmamasıdır.” İfadesi de bu hususları açıkça vurgulamaktadır” dedi.

KENT KONSEYİ ÖNEMLİ AÇIKLAMALARDA BULUNDU

Kent Konseyi Başkanı Dr. Samet Bayrak, “Türkiye’nin en büyük ikinci camisi olduğu iddia edilen inşaatta büyük bir iş iskelesi ve kalıpları çöküntüsü olmuş, enkazın altında kalanın Gaziantep’te ve pek çok başka ilde gerçekleştirdiği başarılı projelerle tanınan ve bu proje de var olan sorunların çözümü için Şahinbey Belediye’si tarafından görevlendirilen İnşaat Mühendisi Korkut Küçükcan olduğu anlaşılmış ve 33 saatlik bir arama ve  kurtarma operasyonu sonucu kendisine ulaşılabilmiştir. Tüm Gaziantep’i mateme sürükleyen ve iyi yetişmiş, nitelikli, ahlaklı bir mühendisi genç yaşta kaybetmemize yol açan ve hatalarla dolu olduğu anlaşılan planlama ve inşaat süreci 2012 yılının Aralık ayında gerçekleştirilen temel atma töreniyle başlamıştır. Sürecin ilk gününden bu yana yapılan hukuki, bilimsel ve teknik usulsüzlük ve yanlışlıklar, ne yazık ki ancak 14 Kasım günü gerçekleşen felaketin ardından gündeme gelmiştir” diye konuştu.

GAZİANTEP KENT KONSEYİNDEN YAPILAN AÇIKLAMADA İSE ŞU SORULARA DİKKAT ÇEKİLDİ

1-) Yapının yapılabilmesi için hukuken zorunlu olan imar tadilatı temel atıldıktan beş yıl sonra, 2017 yılında yapılmıştır. Parselasyon uygulaması ise kazanın gerçekleştiği 14 Kasım’dan bir gün sonra yapılmıştır. Oysa tüm bu işlemlerin inşaat başlamadan önceki süreçte tamamlanması gerekirdi.
2-) Yapı için düzenlenmiş bir inşaat ruhsatı olmadığı gibi, sağlıklı bir şekilde yapılmış mimari ve statik projeler olup olmadığı da belirsizdir. İlgili idare tarafından incelenmemiş, denetlenmemiş projeler gerçekten varsa bile, bu projeler hukuken ve teknik olarak yok hükmündedir.
3-) Yapının imara aykırı olarak yapılmasının, projelerinin ve ruhsatının bulunmaması bir yana, bu eksikliklerin doğal bir sonucu olarak herhangi bir denetleme ve iş güvenliği hizmeti de olmadığı anlaşılmaktadır. Gaziantep Valiliği’nin 18 Kasım 2019 tarihinde yaptığı ‘2019-48’ sayılı basın açıklamasında yer verilen “Kazanın meydana gelmesinin sebebi camide inşaatın olması değil, fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmamasıdır.” İfadesi de bu hususları açıkça vurgulamaktadır.

4-) İmalatın durmasından sonraki en az üç yıllık sürede kubbenin oturduğu alan ve duvar boşlukları korumasız olarak bırakılmış, zaten uygunsuz ve çok kötü durumda olan ahşap iskeleler iyice yıpranmış ve sonunda görülmemiş bir yapı felaketine yol açmıştır.
Belirtilen tüm ihmaller ve hatalar zinciri sonucunda bu felaketin gerçekleştiği görülmektedir.
Anılan inşatta işverenin kim olduğu, ne kadar işçi çalıştırıldığı, işçilerin Sigortalı olup olmadığı ve bu iskelenin güvenliği ile ilgili SGK’nca herhangi bir denetleme yapılıp yapılmadığının tespiti için Çalışma Bakanlığı müfettişlerini göreve davet etmekteyiz. Yapılan kurtarma çalışmaları sırasında Korkut Küçükcan’ın bulunmasından sonra tüm çalışmaların durdurulması, hele hele Kurtarma Çalışmaları sırasında çelişkili ifadeler varken enkaz altında başka birinin var olup olmadığı araştırılmadan şantiye kapatılmıştır. Bu hususun çok önemli bir eksiklik olduğunu kamuoyu ve yetkililerin dikkatine sunmak isteriz.
Kentimiz ve ülkemiz ilkeli, sorumlu, dürüst ve genç yaşında alanında otorite olmuş bir mühendisini kaybetmiştir. Hiçbir şey Korkut Küçükcan’ı geri getiremeyecek olsa da, böyle acıların bir daha yaşanmaması adına bu felaketten çıkarılması gereken önemli dersler bulunmaktadır. Çıkarılacak bu derslerin kamuoyu tarafından tüm detayları ile tartışılması bundan sonra bu tür acıların yaşanmaması için elzemdir.

Zira bu enkazın altında Korkut'un yanında Gaziantep de kalmıştır. Bizler Gaziantep Kent Konseyi olarak arama kurtarma faaliyeti yönünden şehrinizin eksikliklerin gözlemledik.

Gelecekte yaşanabilecek benzer olaylar için Gaziantep Kent Konseyi olarak, tüm eksikliklerin masaya yatırılacağı ve sonuçlardan ders çıkarılabilecek Üniversitelerimiz, ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde  bir Çalıştay yapılmasına karar verdik. Bu çalıştay sonucunda hazırlanan rapor, tüm ilgili kurumlar ile paylaşılacaktır. Yapılacak olan 2. Genel Kurulumuz da Korkut Küçükcan anısına bu çalışma sonuçları kamuoyuna açıklanacaktır.
Merhum Korkut Küçükcan’ın ailesine, sevenlerine ve tüm Gaziantep kamuoyuna bir kez daha başsağlığı diler, Gaziantep Kent Konseyi olarak yaşanan bu elim olay ile ilgili yürütülecek adli ve idari soruşturmaları yakından takip edeceğimizi ve bu konuda yapılacak çalışmalarda gerek emniyet birimlerine gerekse de adli ve idari makamlara her türlü desteği vereceğimizi kamuoyuna saygılarımızla bildiririz

MESLEK ÖRGÜTLERİNDEN SERT AÇIKLAMA

Gaziantep Akademik Meslek Odaları Birliği Başkanı Ramazan Sürücü, “Korkut Küçükcan 17 Kasım Pazar günü binlerce yurttaşın katıldığı cenaze töreniyle sonsuzluğa uğurladık. Geldiğimiz noktada; Gaziantep’i mateme sürükleyen iyi yetişmiş, nitelikli, ahlaklı bir mühendisi genç yaşta kaybetmemize yol açan, ihmal ve hatalarla dolu sürecin aslında, 2012 yılının Aralık ayında gerçekleştirilen temel atma töreniyle başladığını üzülerek öğrendik. Sürecin ilk gününden bu yana yapılan hukuki, bilimsel ve teknik usulsüzlükler ise ne yazık ki 14 Kasım günü gerçekleşen felaketin ardından ortaya çıkmıştır. 14 Kasım Perşembe günü saat 15.30 sularında, Şahinbey ilçesi Akkent Mahallesi’nde yapımına 2012 yılında başlanmış olan Türkiye’nin en büyük ikinci camisinde, büyük bir çöküntü olduğu haberi gelmiş,  kısa bir süre sonra enkazın altında kalanın, Gaziantep’te ve pek çok başka ilde, gerçekleştirdiği başarılı projelerle tanınan İnşaat Mühendisi Korkut Küçükcan olduğu öğrenilmiştir” dedi.



AKADEMİK MESLEK ODALARININ KAMUOYUNA AÇIKLAMASINDA ŞU İFADELERE YER VERİLDİ

1-) Öncelikle Türkiye’nin en büyük camisi olarak tasarlanan yapı, imar planında yeşil alan olarak görülen 248 Ada içerisinde inşa edilmiştir. Yapının yapılabilmesi için hukuken zorunlu olan imar tadilatı temel atıldıktan beş yıl sonra, 2017 yılında yapılmıştır. Parselasyon uygulaması ise kazanın gerçekleştiği 14 Kasım’dan bir gün sonra yapılmış, tevhid işlemleri gerçekleştirilerek parsellerin yeni durumu tapudan tescillenmiştir. Yıllar önce tamamlanması gereken bu işlemin arama-kurtarma operasyonunun devam ettiği sırada gerçekleştirilmesinin gerekçesi ve amacı izaha muhtaçtır.
2-) Yapı için düzenlenmiş bir inşaat ruhsatı olmadığı gibi, sağlıklı bir şekilde yapılmış mimari ve statik projeler olup olmadığı da belirsizdir. Yapımı üstlenen inşaat firması tarafından hazırlatılmış mimari ve statik projeler varsa bile, bu projelere artık ulaşılamadığı söylenmektedir. İlgili idare tarafından incelenmemiş, denetlenmemiş projeler gerçekten varsa bile, bu projeler hukuken ve teknik olarak yok hükmündedir.
3-) Belediye arşivlerinde bu yapıya ait hiçbir proje olmadığından, Şahinbey Belediyesi 2018 yılında mevcut yapının, ölçülerini aldırarak bir rölöve projesi hazırlatmış ve bunun mimari proje olarak kullanılmasını amaçlamıştır. Bundan daha kötüsü ve de önemlisi, kubbesi henüz yapılmayan yapının, bu büyüklükte bir kubbeyi, taşıyıp taşımayacağı bilinmediğinden. Korkut Küçükcan Şahinbey Belediyesi tarafından görevlendirilmiş ve statik analiz yapması istenmiştir. Yapıların deprem performans analizi konusunda, başarılı ve güvenilir bir mühendis olan Korkut Küçükcan, esasen GÜVENLİ BİR YAPI OLUŞTURMAK İÇİN YAPININ İÇERİSİNDEYDİ.
4-) Yapının imara aykırı olarak yapılmasının, projelerinin ve ruhsatının bulunmaması bir yana, bu eksikliklerin, doğal bir sonucu olarak herhangi bir denetleme ve iş güvenliği hizmeti de olmadığı anlaşılmaktadır. Bu büyüklükte bir yapı yapılırken, tek bir işçinin bile sigortalı çalışmadığı bilinmektedir. Ayrıca iki katlı basit bir yapıda bile kullanılmaması gereken nitelikteki ahşap iskeleler 60 metre yüksekliğinde bir yapıda kullanılmış ve ilgili idare buna müdahale etmemiştir. Kalıplardaki uygunsuzluk ve kalitesizlik, betonarme yüzeylerdeki  segregasyon (ayrışma, bozulma, aşınma), demir donatıların açığa çıkması, genel olarak betonarme imalatındaki kalitesizlik, bir denetleme mekanizması olmadığını açıkça göstermektedir. Hem TMMOB Uzman Heyeti tarafından oluşturulan 17 Kasım 2019 tarihli teknik rapor, hem de Gaziantep Valiliği’nin 18 Kasım 2019 tarihinde yaptığı ‘2019-48’ sayılı basın açıklamasında yer verilen “Kazanın meydana gelmesinin sebebi camide inşaatın olması değil, fen ve sanat kaidelerine uygun yapılmamasıdır.” ifadesi bu hususları açıkça vurgulamaktadır.
5-) Uzun süren imalat sürecinde kubbenin oturduğu alan ve duvar boşlukları korumasız olarak bırakılmış, zaten uygunsuz ve çok kötü durumda olan ahşap iskeleler iyice yıpranmış ve sonunda görülmemiş bir yapı felaketine yol açmıştır.
Daha uzun bir liste halinde sıralanabilecek bu hususlar, büyük ihmaller ve hatalar zinciri sonucunda bu felaketin gerçekleştiğini göstermektedir. Yapının bulunduğu alanda uygulayıcı, denetleyici ve sorumlu idare Şahinbey Belediyesi’dir.


Şahinbey Belediyesi, imar planında park olarak görünen bu alanın ortasında, anıtsal ölçekte bir cami yapılmasına karar vermiş, en başta gerekli olan imar değişikliğini beş yıllık bir gecikmeyle gerçekleştirmiş, projelerini onaylamadığı ve ruhsat vermediği bir yapının yükselmesine izin vermiş, iş iskelesi bile olamayacak nitelikteki devasa boyuttaki ahşap iskelenin yapılmasına göz yumarak, kamusal sorumluluğunu yerine getirmemiş, inşaat sürecinde gerekli önlemleri almamış, çürüyerek iyice güvensiz hale gelen iskeleyi sökmemiş ve bu facianın gerçekleşmesinin önüne geçememiştir.
Evet!  bütün bu ihmaller zinciri sonucunda; Kentimiz ve ülkemiz ilkeli, sorumlu, dürüst ve genç yaşında alanında otorite olmuş bir mühendisini kaybetti. Hiçbir şey Korkut Küçükcan’ı geri getiremeyecek olsa da, böyle acıların bir daha yaşanmaması adına bu felaketten çıkarılması gereken önemli dersler bulunuyor.
-Öncelikle ülkemizde yapılan kamu yapılarında, nicelik ve büyüklüğü ön plana alan bir anlayışın hakim olması en önemli sorundur. Bugünün koşullarında, kalkınmış ülkelerde en büyük havalimanını, ibadethaneyi, kültür merkezini veya hastaneyi yapmak maharet sayılmamaktadır. Ölçek takıntımızı acilen bir yana bırakarak yapının tasarımına, yapım kalitesine, iyi mimarlık ve mühendislik hizmeti almasına, teknik ve hukuki süreçlerin doğru şekilde yönetilmesine, iş güvenliği önlemlerine ve etkin denetime odaklanmamız gerekmektedir.
-Kurtarma çalışmaları sırasında; Türkiye’nin afet ve kriz koordinasyonu konusundaki zafiyeti bir kez daha gözler önüne serilmiştir. Afet alanına çok sayıda ekip gelmiş ve pek çok inşaat firması iş makinası ve kalıp-iskele işçileriyle çalışmaları desteklemiş olsa da, koordinasyonun yeterli olmadığı görülmüştür. Bu noktada Valilik ve AFAD İl Müdürlüğü koordinasyonuyla, ildeki üniversiteler , akademik meslek örgütleri, , gönüllü kuruluşlar ve kişiler acilen bir araya gelerek kriz yönetimi konusunda bir eylem planı hazırlamalıdır. Kriz masasını kriz gerçekleştikten sonra kurmak bir anlam taşımamaktadır, kriz masası her an kurulabilecek nitelikte hazırlıklı olmak durumundadır.
-Mevzuatta bir yapının ortaya nasıl çıkarılacağı adım adım ve ayrıntılı bir şekilde tarif edilmesine rağmen, Akkent Camii örneğinde de gördüğümüz üzere teknik ve hukuki süreçlere uyulmamıştır. Birçok kamu idaresi cami, sosyal tesis gibi yapıların inşasında benzer hataları tekrarlamaktadır. Hukuka öncelikle kamu idareleri harfiyen uymak durumundadır.
-Her türlü yapının inşasında öncelikle imara uygunluk, fen kurallarına uygun projeler, inşaat ruhsatı, şantiye sorumluluğu, yapı denetimi,  etkin kontrol ve  iş güvenliği uzmanının bulundurulması gibi şartlar kesinlikle sağlanmalıdır.
Felaketin gerçekleştiği Akkent Camii’nde düzenlenmiş bir inşaat ruhsatı bulunsaydı, şantiye şefi, yapı denetim firması, iş güvenliği uzmanı da bulunacak ve böyle bir felaket belki de hiç yaşanmayacaktı.

En çok özenmemiz ve titizlikle yapmamız gereken yapılardan olan camilerin bir kısmı gibi, Akkent Camii de, ne yazık ki uygun projesi ve ruhsatı olmayan, mühendislik ve mimarlık eseri sayılamayacak bir kaçak yapı durumundadır.  Yapının bundan sonraki durumuyla ilgili tasarrufların belirlenmesi için öncelikle sağlıklı bir zemin etüdü ve statik analiz yapılması gerekmektedir. Fen ve mühendislik kurallarına uygun olarak yapılmayan, bir statik projesi bile bulunmayan ve Korkut Küçükcan’ı kaybettiğimiz bu yapının bu haliyle inşaatının devam edip etmeyeceğine bilimsel ve teknik değerlendirme sonucunda karar verilmelidir. Olumsuz bir rapor karşısında, hangi sebeple olursa olsun, halkın güvenliğini riske atacak bir yapının tamamlanmasına ve kullanıma açılmasına izin verilmemelidir. Merhum Korkut Küçükcan’ın ailesine, sevenlerine ve tüm Gaziantep kamuoyuna bir kez daha başsağlığı diler, ağır ihmaller sonucunda gerçekleşen bu felaketin sorumluları hakkında idari ve adli işlem yapılmasının gereğini hatırlatırız. Bu basın bültenini imzalayan akademik meslek kuruluşları olarak, kazaya neden olan sorumluların yargılama neticesinde maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve cezalandırılması için gerekli çalışmaları yapacağımızı, hukuki sürecin takipçisi olacağımızı kamuoyuna beyan ederiz.


GÜNDEM
Aysu Yıkmış
21.11.2019

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin