“NEYİNDEN ÇEKİNECEĞİM?"

SANATÇI ESAT KABAKLI DOBRA DOBRA KONUŞTU
“NEYİNDEN ÇEKİNECEĞİM?"

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından gündeme getirdiği ‘Bil Oğlum’ türküsünün mimarı Esat Kabaklı dobra dobra konuştu. Ülkücü bir sanatçı olduğu için AK Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakın olduğu gerekçesiyle bazı kesimlerce ağır eleştirilere hedef olan Kabaklı, kendisini eleştirenlere ülkücü kimliğiyle cevap verdi. Ülkücülerin öz eleştiri yapması gerektiğinin altını çizen sanatçı, “Ben bu türküleri yapalı 20 yıl oldu. O zaman AK Parti mi vardı? 20 yıldır ülkücü teşkilatın tek bir gecesine gitmedim. Aynı duruşta olduğum halde neden çağırmadılar? Eleştirenler hem kendilerine hem de genel merkezlerine bir de bunu sorsunlar. Bir ülkücü devletine saldırı varsa boş veremez. Devletin başındaki insan da benim türküme itibar etmişse neyinden çekineceğim?” dedi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 15 Temmuz hain darbe girişiminin ardından gündeme getirdiği ‘Bil Oğlum’ türküsünün mimarı o. Amcasının oğlu Serhat Kabaklı’nın yeni doğan oğlu için nasihat niteliği taşıyan şiirini 2000 yılında besteleyen Türk Halk Müziği sanatçısı Esat Kabaklı, o yıllardan beri bu türküyü çalıp söyledi. Ancak buna rağmen ‘Bil Oğlum’ türküsü Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın türküye sahip çıkmasıyla meşhur oldu. Bu da Ülkücü olan sanatçının AK Partiyle yakınlaştığı iddialarını ve eleştirilerini beraberinde getirdi. Tüm bu eleştirilere ve sanat yaşamına dair merak edilenleri yanıtlayan sanatçı Esat Kabaklı sorularımıza içtenlikle yanıt verdi:
 
HEP MÜHENDİSLİK AKLIMDAYDI AMA OLMADI
 
Siz meslek lisesi mezunusunuz. Bir gün sanatçı olacağınız aklınızdan geçer miydi?
 
Meslek lisesi mezunuyum ama o yaşlardan beri hep sanatın içinde oldum. Hatta ilkokul ve ortaokuldan beri. Ama açıkçası sanatçı olmayı düşünmemiştim. Hep mühendislik aklımdaydı ama olmadı. Hobimize döndük biz de. Kendi sanatımıza döndük. Gönlümde olan şey gerçekleşti. İyi ki de gerçekleşti. Çünkü insanın sevdiği işi yapması ve onunla geçinmesi çok güzel bir şey. İnsan sevdiği şeyde usanmadan çalışıyor çünkü.


 
ÖMÜR BOYU TATİL YAPIYORUM
 
‘İnsan sevdiği işi yaparsa ömür boyu tatil yapmış gibi olur’ derler. Siz de öyle düşünüyor musunuz?
 
Aynen öyle. Ömür boyu tatil yapıyorum ben kendi işimi yaptığım için.
 
TÜRKÜLER TIPKI MIRRA GİBİ
 
Müzik camiasına girdiğinizde Türk Halk Müziği'ni seçmenizdeki sebep neydi? Niçin türküleri seçtiniz? Özel bir sebebi var mı?
 
Çocukluğumdan beri radyo dinliyorum. Şarkılar ve türküler çalınıyordu radyolarda. Belki o yaşlarda şarkılar bana ağır geliyordu. Türküler daha anlaşılır ve dinlenilir gibiydi. Sözleri dolandırmadan söylendiği için anlıyordum. Sanat müziğinde müziğin içinde heceler uzatılır. O yüzden anlamını zor kavrarsın. Ama türküler öyle değil. Direkt söylendiği için anlaşılması da daha kolay. Belki de anladığım için etkilendim. Bir de yapımızda var. Babam da türküler okurdu. Çocukluğumdan gelen duyumlarla kulağıma yerleşmiş. Bağlama da çalıyordum. Konservatuvara geldiğimde Türk Sanat Müziği'ni de seçebilirdim. Ben türküyü seçtim. Çünkü insan emek verdiği dalda daha iyi ilerler. Türkülerin tabiliğini seviyorum. Yıllar boyu imbikten yüzülmüş eserler onlar. Tıpkı mırra gibi saf, öz ve temiz geliyor bana. En ufak yapmacık bir şey yok. Yapmacıklıktan uzak duruyorum ve sevmiyorum. O yüzden Türk Halk Müziği'ni seçtim.
 
BAĞLAMAYI İBADET EDER GİBİ ÇALARIM
 
Bağlamayı çok seviyorsunuz. Bağlamaya olan bu sevginiz, bağlılığınız neyden kaynaklanıyor? Bağlamayı diğer enstrümanlar içerisinde nereye koyuyorsunuz?
 
Tabi ki en başa koyuyorum. Bağlamanın tınısı benim öz sazım. Benim ozanımın yıllar boyu çaldığı enstrüman. Kendi kültürüne aşık bir adam bağlamadan başka neyi sevebilir? Bağlama, zurna, davul... Bunlar hep bizim kültürümüzde dominant olan enstrümanlar. Haliyle ben de bağlamanın tınısından başka bir tını tanımıyorum. Bağlama güzel çalındığında çok güzel renkler ve duygular verir insana. En azından bana veriyor. O yüzden çok seviyorum. Neşet Ertaş’ların, Ahmet Yamacı’ların, Zekeriya Bozdağ’ların, Aşık Daimi’lerin, Ali Ekber Çiçek’lerin tınıları benim kulağımda hâlâ çınlar. Beynimin içinde dolaşır durur. O yüzden beni hiç kimse oradan alıkoyamaz. Ve bağlamadan başkasını bana kimse sevdiremez. Sofu dedem derdi ki, ‘Oğlum! Allah diye vur. Çalıyorsun. Her çalışında Allah de.” Ve ben gerçekten Allah der çalarım enstrümanı. Ve bağlamayı ibadet eder gibi çalarım.
 
MEDYA MAYMUNU OLMADIĞIMIZDAN MEDYAYA YARAMIYORUZ
 
Televizyon ekranlarında olsun, şehir konserlerinde olsun türkülere fazla yer verilmiyor. Birçok pop konseri yapılıyor ama türkü konserleri aynı sıklıklarda yapılmıyor. Türkülere ambargo uygulandığını düşünüyor musunuz?
 
Ambargo yok. Ambargoyu koyan halktır. Halka rağmen bir şey yapılmaz çünkü. Yeni çıkan bir pop sanatçısı meydanları doldurabiliyorsa ve yılların sanatçıları halk müziğinde zar zor salonlarda seyirci bulabiliyorsa bunu halk yapar. Medya popüler kültürü takip eder. Sanatla ilgilenen bir medya yok. Medyada kültüre sahip çıkma kaygısı yok. Reklam alma kaygısı var. Medyada tüccar mantığı var çünkü. Tüccar mantığıyla da sanat bir arada gitmez. Biz medyaya yaramıyoruz. Çünkü medya maymunu değiliz.


 
YANLIŞ DA YAPARSA ‘YANLIŞ’ DERİZ
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Bil Oğlum’ parçanıza ilgi göstermesi türküyü daha bilinir hale getirdi. Ancak siz ülkücüsünüz. Ülkücü duruşunuzla AK Partili olan Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan teveccüh görmeniz eleştirilere neden oldu. Sizi AK Parti’ye yakın olmakla eleştiriyorlar. Bununla ilgili neler söylersiniz?
 
Tabi ki eleştiriler geliyor. Benim siyasi görüşümün dışına çıktığımı düşünüyorlar. Ama benim siyasi görüşümün bana verdiği terbiyede ‘Devletçilik’ vardır. Bir ülkücü, devletimizin başına ve devletimize saldırı varsa boş veremez. Devletin başındaki insan benim türküme itibar etmişse ve o türkü de bu milletin ortak değerlerini içeriyorsa neyinden çekineceğim ki? O benim cumhurbaşkanım, devletin cumhurbaşkanı. Yaptığı işlerin bir çoğunun özellikle de terörle olan mücadelesinin arkasında duruyoruz ama yanlış da yaparsa ‘Yanlış’ deriz elbette. Ben ne AK Parti için türkü okumuşum ne de bir başka parti için. Ben bu milletin ortak değerlerini baz alarak türküler yapıyorum. Herhangi bir partinin sanatçısı değilim. Kim çağırırsa giderim ve türkülerimi okurum. Bu benim mesleğim. Gündeme gelmek isteseydim, eğri büğrü yollara sapıp çok önceden gündem olabilirdim. Biz işin hep sanat tarafındayız. Bu millete ne verebiliriz? Onun derdindeyiz.
 
ÜLKÜCÜ KARDEŞLERİMİN ÖZ ELEŞTİRİ YAPMASI LAZIM

Sizi eleştirenlere neler söylersiniz?
 
Ben sayın cumhurbaşkanının benim türkümü beğenmesinden ancak gurur duyarım. İnsan, isteyenin yanındadır. İstiyorlar ben de gidiyorum. 20 yıldır ülkücü teşkilatın tek bir gecesine gitmemişim. Çağırmıyorlar ki gideyim. Beni tenkit edenler desinler ki, ‘Esat Kabaklı neden bizim gecelerimizde yok? Neden yokum 20 yıldır?’ Ülkücü kardeşlerimin öz eleştiri yapması lazım. Ben bu türküleri yapalı 20 yıl oldu. Ne AK Parti vardı, ne de sayın Recep Tayyip Erdoğan cumhurbaşkanıydı. Bu türküleri neden çalmadılar ve neden çağırmadılar? Eleştirenler hem kendilerine hem de genel merkezlerine bir de bunu sorsunlar. Ben neden yokum oralarda? Kaldı ki aynı duruştayım. Duruşumu bozmadım Allah’a şükür. Ben Ülkücü Milliyetçiyim. Çağırdılar da gelmedim mi?
 
KİŞİLERİN ŞAHSİ DÜŞÜNCELERİYLE ENGELLENEN BİR ADAMIM BEN

Sizi neyin engellediğini düşünüyorsunuz?
 
Kişilerin şahsi düşünceleriyle engellenen bir adamım ben. Camiam beni deli gibi sever. Allah onlardan razı olsun. Biz aldığımız terbiyeyi iyi biliriz. Ben bir ülkücü olarak Genelkurmay’da iki kez konser verdim. Bu eskiden yapılabilir miydi? Bugüne kadar hangi cumhurbaşkanı sağ görüşlü bir sanatçıyla konuştu? Yanına bile gidilemezdi. Değer veriyorlar Allah razı olsun. Yaptığım bir ürüne ilgi gösterilmiş.
 
‘BİL OĞLUM’ RESMİ TUGAY MARŞI OLDU GURURLANMAYAYIM DA NE YAPAYIM?
 
‘Bil Oğlum’ türküsü aslında yeni bir türkü değil. 2000 yılından beri dinliyordum bazı radyolarda. Ama şimdi gündeme geldi. Bütün güzel şeylerin kıymeti yıllar sonra mı bilinmeli? Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
 
2000 yılında yaptık ‘Bil Oğlum’ parçasını. Biz bu topluma göre türküler yapıyoruz. Ulaşabileceği yerlere ulaştı. Kendi camiama da ulaştı. Ama kendi camiam bu türküyü gündeme bile getirmedi. Okumadılar, çalmadılar, söylemediler. Biz ürünümüzü yapar denize atarız. Balık bilmez ama Halık bilir. Bizim Elazığ’da bir söz vardır. Kör atın kör alıcısı olur. Sahiplenme meselesinde sıkıntılar yaşıyoruz. Bizi birileri sahipleniyor, birileri de sahiplenmiyor. Sahiplenene de hürmetimiz var sahiplenmeyene de. Sahiplensinler diye de yapmıyoruz eserlerimizi. Biz atımızı doludizgin sürüyoruz. Necip Fazıl'ın dediği gibi 'Çatlarsa doğuran kısrak utansın.' Var gücümüzle eser üretiyoruz. Hakkari Otluca Dağ Komandoları Tugayı’nın ‘Tugay Marşı’dır Bil Oğlum. Resmi Tugay Marşı. Gururlanmayayım da ne yapayım?
 
NARİN DEMİRCİ

GÜNDEM
Haber Merkezi
30.12.2018

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin