Sanatseverler şiire doydu

Sanatseverler şiire doydu

Gaziantepli Gazeteci-Yazar Yusuf Gözüküçük’ün son şiir kitabı “Bedeli Ödenen Sevgiler Oteli” adlı eserin imza gününe sanatseverler akın etti. Gaziantep Devri-Alem Para Müzesi’nde gerçekleştirilen imza gününe çok sayıda siyasetçi STK temsilcisi ile sanatsever katıldı. Gaziantep Milletvekili İrfan Kaplan, kentin sanat ve sanatçıya daha çok değer vermesi gerektiğine dikkat çekti. Yazar Yusuf Gözüküçük ise imza gününe gösterilen ilgiden dolayı katılımcılara teşekkür etti.

 

 

“BEDELİ ÖDENEN SEVGİLER OTELİ” ŞİİR KİTABI BÜYÜK İLGİ GÖRDÜ

Bir süre önce yayınlanan “Bedeli Ödenen Sevgiler Oteli” adlı şiir kitabı yurt genelinde büyük ilgi gördü. Gaziantep Hakimiyet Gazetesi Yazarı Yusuf Gözüküçük, daha önce yurdun büyük bir bölümünde gerçekleştirdiği imza günü etkinliğini ilk kez doğduğu kentte düzenlemenin mutluluğunu yaşadı. Gaziantep Devri Alem Para Müzesi’nde gerçekleştirilen imza günü etkinliğine CHP Gaziantep Milletvekili İrfan Kaplan, Gaziantep’in önde gelen siyasetçilerinden Kemal Küçükcan, Gaziantep Otelciler Odası Başkanı Ahmet Yılmaz, Elektrikçiler Odası Başkanı Sadık Keş, çok sayıda STK temsilcisi ile sanatsever katıldı. Yazar Gözküçük’ün imza günü etkinliğine Hakimiyet Gazetesi yazarları da katıldı. İmza günü etkinliği kapsamında misafirler Devri Alem Para Müzesi hakkında bilgiyi ise müze sahibi Esat Kaplan verdi. Esat Kaplan, kentte her anlamda ilklere imza atmanın haklı gururunu yaşadıklarını ifade ederek her zaman sanat ve sanatçıların yanında yer alacaklarını dile getirdi.

“ÇÜNKÜ ONA DAİR BİR HİKAYE VARDIR”

Gazeteci Yazar Yusuf Gözüküçük, “Bedeli Ödenen Sevgiler Oteli, Edebiyat dünyamızda bir ilktir. Kitabın her hangi bir yerinden açtığınızda karşınıza bir şiir çıkar, geriye dönüp öncesindeki yazıyı okuduğunuzda şiirin daha da anlam kazandığını göreceksiniz. Çünkü ona dair bir hikaye vardır. Şiirden sonraki yazı devam niteliği taşır. Yani öykü ve şiirler kitabın tümlüğünden bağımsız değildir, iç içedir. Bu özelliği ile Kitap bittiğinde ise bir romanı bitirmiş olursunuz” dedi. Yazar Gözüküçük sözlerini daha sonra şu şekilde sürdürdü;
“Kitabın ismi neden Bedeli Ödenen Sevgiler Oteli?Çünkü memleket otel olmuş.Çünkü yüreklerimiz otel olmuş.Oysa memleket de evimizdir. Yüreklerimiz de sığındığımız evimiz barınağımızdır.Yol geçen hanı gibiyiz. Sevmeler anlamını yitirmiş. Bilgisayar ya da telefonlarda mesaj kutularını açtığımızda, aynı anda bir kutuya üzgün, bir kutuya kahkaha, bir kutuya kızgın, bir kutuya ağlama, bir kutuya da kalp ikonu atabiliyoruz. Ve bunu da çok ustaca başarabiliyoruz.Hani bizim samimiyetimiz? Ülkenin de bizden geri kalır yanı yok. Bir günde kırk sefer algımızla oynanabiliyor. Acıyı da biz çekiyoruz, bedelini de biz ödüyoruz. Bu yıllardır böyle.”

“ŞİİRLERİMİZ VE TÜRKÜLERİMİZ HER GEÇEN GÜN AZALIYOR”

Gözüküçük sözlerini şu şekilde sürdürdü;

“Yemene asker yolladık, can verdik, evlatlarımızı verdik. Bize ne kaldı Yemen kahvesi. Onca acının üzerine keyifle içiyoruz.Terör binlerce canımızı aldı, biz ne kaldı. Kaçakçılık. Onca acının üzerine kaçak olan ne varsa içiyoruz. Terörün her türlüsüne de, geldiği yere de binlerce kez lanet olsun. Bize ne kaldı. Nescafe, kola. Öldürmeyip kanımızı emiyorlar. Biz de sanki meyilliymişiz gibi parmağımızı verip kanımızı emdiriyoruz. Kan bulduğumuzu, can bulduğumuzu sanıyoruz.Farkındaysanız, şiirlerimiz ve türkülerimiz günden güne azalıyor. Ve bu azalmanın yürekleri taş gibi yapmak bir etkisi de var.Ben de yüreklerimiz taşa kesik bir vaziyet almasın diye, tabiri caizse elimi taşın altına koydum. Ülkede okuma alışkanlığının olmadığını ve en başta “bizim insanımız okumaz” diyenlerin okumadığını bile bile yaptım bu işi. Hem de Gaziantep’te. En küçük idareciden başlayayım gerisini siz düşünün. Bir muhtarın “ben okumayı sevmiyorum, okumam” dediğini duydum. Kitaptan da bahsetmiyordu, söz konusu olan gazeteydi. Dinlemeye, dolumu kulaktan yaptırmaya alışmış, sanattan, edebiyattan bihaber bir kent. Fakat bugün şaşkınlığımı gizleyemiyorum. Onca olumsuzluğa rağmen, gelen gelene. Bu etkinliğin hesaplarını yaparken imza gününe ilginin ancak şu görüntünün 4’te biri olacağını düşünüyordum. Beklentimizin 4-5 kat üzerinde oldu. Hatta programı saat 16.00’da başlatacaktık. O nedenle saat 11.00’de gelip bir saat hazırlığı tamamlayıp çıkıp saat 15.30’da gelip imzaya başlayacaktım. Fakat arkadaşların arayıp burada olduğumuzu duymasıyla 11.00’de başladı. Son imzayı gece saat 22.05’te attım. Bu beni çok mutlu etti. Ben basın mensubu arkadaşlarım başta olmak üzere tüm katılanlara yürek dolusu teşekkürlerimi sunuyor, başka bir etkinlikte yeniden bir arada olmayı ümit ediyorum.”

GÜNDEM
Bülent Öner
29.07.2018

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin