Sevgi Hastanesi’nde bir ilk

Sevgi Hastanesi’nde bir ilk

Gaziantep Özel Sevgi Hastanesi’nde bölgenin ilk ve tek Loktasyon ve Relaktasyon Polikliniği hizmete girdi. Bebeğini emziremeyen veya evlatlık edindiği çocuğunu emzirmek isteyen annelerin sorununa çözüm olan merkeze başvurular oldukça yoğun. Merkezin sorumlusu Hemşire Ülkü Durmaz Öztürk, artık yeni doğan hiçbir bebeğin anne sütünden mahrum kalmadığını anlattı.

“SÜTÜ KESİLEN ANNELERİN SÜTÜNÜ GETİRMEK
YA DA ARTIRMAK İÇİN DESTEK”

İkizler, üçüzler, prematüreler ve damağı yarık gibi doğumsal anomalileri olan bebeklerin yanı sıra evlat edinilmiş bebekleri düşünerek bu merkezi Özel Sevgi Hastanesi yönetiminin kurduğunu anlatan Ülkü Durmaz Öztürk, sütü azalan veya sütü kesilen annelerin sütünü getirmek ya da artırmak için destek sağladıklarını dile getirdi. Anne sütünün hem bebeğe hem de anneye mucizevi bir çok faydası olduğuna ve bebeği birçok hastalıktan koruduğuna dikkat çeken Öztürk, şöyle devam etti:
“Anne sütünün bebekleri erken dönemde zatürreden, menenjitten, ishal, orta kulak ve idrar yolu enfeksiyonlarından, uzun vadede de alerjiden, erişkin kalp damar hastalıklarından, şeker hastalığından ve hatta son zamanlarda yapılan araştırmalarda da kanserlerden koruduğu görülmüştür. Yani emzirilen bebekler daha az hastalanıyor, daha az lösemi ve lenf kanseri oluyor. Emzirilmiş olmak anne sütünün özel içeriği sayesinde obezite riskini de azaltıyor. Böylece ideal büyüyen, obez olmayan, sağlıklı, daha zeki bebekler yetişiyor. Emzirmek bebeğin açlık ve tokluk döngüsünü ve uyku düzenini de oturtuyor. Doygunluğu programlanmış olan bebek ileri ki hayatında da şişmanlıktan korunmuş oluyor.”

“EVLAT EDİNEN ANNELERİN DE SÜTÜ GELEBİLİR”

Emziren kadınlarda ise kemik erimesi, meme ve yumurtalık kanserlerine yakalanma riskinin azaldığına işaret eden Öztürk, “Bebekler ek gıdalarla birlikte iki yaşını aşana kadar emzirilmeli ve bebeklere ilk altı ayda ise anne sütü haricinde bir şey verilmemeli” şeklinde konuştu. Anne sütünün oluşumu ile annelik duygusu ve sevgisi arasında bir ilişki bulunduğunu vurgulayan Öztürk, kadınlarda süt üretiminin beyinden salgılanan oksitosin ve prolaktin hormonları sayesinde gerçekleştiğini bildirdi.

Oksitosin hormonu ile süt akışının sağladığını belirten Öztürk şu ifadelere yer verdi;
“Annelik duygusunu tatmak isteyen evlat edinmiş bir kadının sevgiyle bebeği kucağına alması ve bebeğin memeye teması süt salgılayan oksitosin hormonunun uyarılmasına ve sütün gelmesine neden olabilir. Bu şekilde sütü gelen evlat edinen kadınlar mevcut. Bu tamamen annelik hissi ve sevgiyle ilgili. Evlat edindiği bebeği emzirmek isteyen ya da sütü kesilmiş annelerin bu aşamada sütü arttırıcı bazı uyaranlara ihtiyacı oluyor. Biz de bazı destek yöntemleri ile onların emzirmelerini sağlayabiliyoruz. Relaktasyon yönteminde süt artıran bitkisel çaylar gibi özel besinsel destekler veriyoruz. Ayrıca bazı mide ve bağırsak ilaçlarının sütü artırıcı etkisinden yararlanıyoruz. Bunun yanı sıra sütün gelmesi için özel bölgesel veya vücut masajlarını, bebeğin memede kalmasını, memeyi ve hormonları uyarmasını sağlayan özel emzirme destek araçlarını kullanıyoruz.”

Bu yöntemlerin dünyada yaygın şekilde uygulandığını anlatan Öztürk, menopoza girmiş ancak başkasının yumurtasıyla hamile kalıp doğum yapmış kadınlarda da anne sütünü artıran bu yöntemlerin kullandığını sözlerine ekledi.

Öztürk sözlerini şu şekilde sürdürdü;
“Anne sütü bebek için mucizevi bir besin kaynağıdır. Kolay hazmedilir ve bebeği bütün hastalıklardan koruyucu özelliktedir. Anne ve bebek bağının kurulmasına önemli derecede yardımcıdır. Araştırmalara göre anne sütü alan çocukların almayanlara oranla zeka seviyesinin daha yüksek olduğu görülmüştür. Her anne bebeğine yetebilecek oranda süt üretimini sağlayabilir. Emzirmek anneyi de meme ve rahim kanseri gibi bir çok önemli hastalıklardan yüksek oranda korur. Anneler emzirmeye doğumdan hemen sonra 1 saat içerisinde başlayıp ilk 6 ay yalnız anne sütü ile besleyerek 6. ayda ek besine geçilip emzirmeye en az 2 yaşına kadar devam etmelidirler. Amacımız; sağlıklı anne ve bebekler için annede öz güven oluşturarak süt oluşumunu arttırıp doğru tekniklerle bebeğini yeterli sürede emzirmesini sağlamaktır.”

Danışmanlık Hizmeti;
*  Yeni doğum yapmış annelere emzirme ve süt arttırma yöntemleri
*  Emzirme ile ilgili sorunu olan annelere
*  Meme çatlakları ve gerginliği durumunda
*  Emzirdiği halde bebeğinde kilo sorunu yaşayan annelere
*  Bebeklerde meme reddi durumunda
*  Düşük doğum ağırlıklı ve prematüre bebekleri olan annelere
*  Evlatlık edinilmesi durumunda
*  Emzirmeye ara verilip yeniden emzirmek istenmesi durumunda
*  İşe başlayacak annelere süt sağılması ve saklanması konularında

GÜNDEM
Aysu Yıkmış
9.05.2019

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin