"Siyasetçi; ne aldanan ne de aldatan olmalıdır!"

"Siyasetçi; ne aldanan ne de aldatan olmalıdır!"

AK Parti Gaziantep milletvekili adayı Mehmet Erdoğan, siyasetçilerin dürüst olması gerektiğini vurgulayarak, “Siyasetçi ne aldanan ne de aldatan olmalıdır” dedi. AK Parti Gaziantep milletvekili adayı Mehmet Erdoğan, Türkiye gündemi, 7 Haziran Seçimleri ve Gaziantep ekonomisine ilişkin gazetemize açıklamalarda bulundu. Gaziantep ekonomisinin kötüye gittiğine dair iddiaları yalanlayan Erdoğan, Gaziantep ekonomisinde istikrarın sürdüğünü belirtti. Gaziantep ve Türkiye’nin 7 Haziran seçimlerine yoğunlaştığını belirten Erdoğan, muhalefet partilerinin AK Parti’ye karşı olan tutumlarını eleştirdi. Sanayi ‘öldü, bitti’ diyenlerin, hem piyasalara ve Gaziantep ekonomisine zarar verdiğini belirten Erdoğan, bu tür spekülasyonların hem istikrarın bozulmasına hem de paniğe neden olduğunu söyledi. Gaziantep’ de istikrar olduğunu, Organize Sanayi Bölgesi’ni gezdiğini ve durumların çok iyi olduğunu savunan Erdoğan, “Kesinlikle birilerinin abarttığı gibi kötü bir durum söz konusu değil” dedi.

Açıklamalarınızda oldukça iddialısınız. Sizce AK Parti kaç milletvekili çıkarır?

MEHMET ERDOĞAN: AK Parti için dokuzu garanti görüyorum. CHP iki, MHP ise bir milletvekili çıkartacaktır. Eğer HDP performans gösterip CHP’den hazır oyları alma başarısını gösterirse HDP’ de bir milletvekili çıkarabilir. CHP ile HDP arasında Türkiye genelinde de bir etkileşim var. Bu organik bağ nerden geliyor? Bende anlamış değilim ama iki parti arasında bir yakınlaşma var.

CHP’ nin Cemaat ile yakınlaşması iddiaları oyların kaymasına neden olabilir mi?

MEHMET ERDOĞAN: Ama muhalefetin hepsi bunu yapıyor. Hatta HDP ‘de cemaatle flört içerisinde bulunuyor. Paralel yapı dediğimiz cemaatin içerisindeki kişilerin bir kısmı sağduyulu zaten. Ama bazıları da özellikle Türkiye karışsın diye HDP’ ye destek veriyorlar.

Cemaatin gücüne gerçekten inanıyor musunuz?

MEHMET ERDOĞAN: Oy oranı olarak büyük bir güç olmadıkları ortada fakat olayları sürekli acıtasyon yapıyorlar. Dezanformasyon dediğimiz bilgi kirliliği yapıyorlar. Bunu da milletten topladıkları parayla aldıkları televizyon ve gazeteleriyle ülkenin aleyhinde yaptıkları yayınlarla gösteriyorlar. ‘Paralel Yapı’ da dediğimiz bu zaten. Yoksa cemaate söylüyorum inanan sempati duyanların yüzde sekseni samimi kişiler ve bunların paralel yapıyla alakaları da yok.

Ayırımı neye göre yapıyorsunuz? Kim samimi, kim paralelci diye?

MEHMET ERDOĞAN: Onu da yargı organları yapıyor zaten, biz değil. Zaten suça karışanlar belli oluyor. Mesela dinlemeleri yaptıranlar, bunları sattıranlar, bilgilerin kimini montaj haline getirenler ve bilgileri yurt dışına servis ettiren kişiler tespit ediliyor.

Konya’da ‘Paralel Yapı’ya mensup oldukları iddia edilen 80 kadar işadamı gözaltına alındı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz?

MEHMET ERDOĞAN: Bakın o işler ‘Paralelci’ olduğu için değil kanunsuz işlere karıştıkları için olur. Bunlarda delillerle suçlanır. Mesela hazineyi 4,6 katrilyon zarara uğratan bir iş adamı vardı. İsmi ve partisi hiç önemli değil. Ülkeyi uğrattığı zarara bakılarak hakkında işlem yapılmıştı. Ayrıca bunun için şu parti ve ya bu görüş olarak değil hakkında belgeli bir suç varsa ona göre işlem yapılır. Suç işleyen kim olursa olsun yargı önünde hesap verir. Ama cemaatin yayın organları insanları farklı bilgilere yönlendiriyor.

DSC_0058

Gaziantep’te ekonominin durumu nedir?

MEHMET ERDOĞAN: Gaziantep’ de istikrar var, ekonomimiz de çok iyi durumda. Organize Sanayi Bölgesini geziyorum, durumlar çok iyi. Kesinlikle birilerinin abarttığı gibi kötü bir durum söz konusu değil.

Ama bize gelen duyumlar daha farklı. İflaslar, işten çıkarılmalar gibi. Size göre durum nedir?

MEHMET ERDOĞAN: Bakın oda doğru değil. Sadece on, on beş kadar firma karşılıklı çek alışverişi yapmış. Bu da zaten kanunen suç diyorlar. Öyle bir hata ve bu hatadan çıkan bir sıkıntı oluşmuş. Ama onun dışında siz bırakın tökezlemeleri paraların çoğu arsaya yatırılmış. Raporlar da sağlam. Bizim gönlümüzden geçen, sanayici sanayiciliğini yapmalı. Arsa almakta hakkıdır, hatta kar da elde edebilir. Serbest piyasa ekonomisinde müdahale çok doğru değildir. İş adamlarına müdahale, şirketlere müdahale ekonomik açıdan en büyük tehlikedir. Müdahale etmek sistem içinde kendi kendisini absorbe eder.Burada da öyle olmuştur. Arsa almıştır ve hatta daha da güçlenmiştir. Ama sermayesi üretime yatırılmadığı için sıkıntı yaşanmıştır. Bir işletmeci için önemli olan sermayesi, yedek parçaları,ARGE si.. Sanayicilerde zaten bunu bilirler. Onun için derslerde çıkarır gereğini yaparlar. Gaziantep sanayisinde nokta kadar bir sıkıntı yok. Sadece bazı bankalar işgüzarlık yapıp kredileri gününden önce tarihi gelmeden geri çekmeye kalktılar. Bu doğru ve ahlaki bir olay değil.Bizde buna müdahil olduk. Oluruz da ve yapan bankacılara da hesap sorarız.

Bankalar bu dönemde böyle bir girişimde neden bulundular?

MEHMET ERDOĞAN: Bazılarının bir şey varmış gibi konuşmaları ve spekülasyonlar üretenler ”Sanayi öldü,bitti” diyenler, hem piyasalara ve Gaziantep ekonomisine zarar veriyorlar. Hem de istikrarın bozulmasına sebep oluyorlar. Paniğe neden oluyorlar. Bakın bugün Türkiye’ye koalisyon gelse istikrar kalır mı? Kalmaz. Türkiye ne zaman iflas etti? Koalisyon dönemlerinde. Zamanın da bunlarla denendi de. Beş yılı tamamlayamadılar. Üç yılın sonunda üçlü koalisyon döneminde başarılı olamadılar ve erken seçim isteyip üçü de barajın altında kaldılar. Dünyada Avrupa’da bugün eksi büyümeler var. Türkiye on üç yıldır AKP döneminde sürekli artı büyüyor. En zor şartlarda ve coğrafyada artı büyürken Avrupa bu kadar finansı ve gücü varken neden eksi büyüyor? Nedeni koalisyonlar ve siyasi istikrarsızlıklar. Ekonomik güven siyasi istikrara bağlıdır. Güven olursa da büyürsün ve yükselirsin.

Gaziantep kriz dönemlerinde bile istikrarını muhafaza etmiştir.

Sizce şu anda bir sıkıntı var mıdır?

MEHMET ERDOĞAN: Gaziantep önce kilim ve savanla başladı. Sonra halıya döndü. Sonra bir üst kademe daha çıkıp dünyanın en iyi halılarını üretmeye başladı. Belçika’da bir zaman böyle idi. Halı makinelerini tutturduktan sonra dünya halı merkezi olduğu halde yavaş yavaş çekildi. Çünkü halının kilosu ile makinenin kilosu arasındaki yüksek fark nedeniyle makine üretimine döndü. Bizimde şimdi ARGE işine önem verip tekniğimizi yükseltmemiz lazım ki bu da AK Parti döneminde yapıldı. İnsansız hava aracı yaptık. Kilosunu beş bin dolardan ihraç ediyoruz. Uydu yaptık kilosu iki yüz bin dolar. Teknoloji işte bu demektir. Teknoloji yükselirse gelirde yükselir ve çalışanların maaşları da yüksek olur. Şuan ki AK Parti hükümeti de bunu teşvik ediyor.

Bunları başa gelebilecek diğer hükümetler de yapamaz mı?

MEHMET ERDOĞAN: AKP iktidarda olduğu müddetçe istikrar var. Ekonomik ve kalkınmada bunu da en iyi Gaziantep’te görüyoruz. Geçen sene 5. Organize Sanayinin dağıtımı yapıldı. Ekonomi durdu deniliyor ve orada şuan da yüzlerce fabrika yapılıyor. Herkesi davet ediyorum, 5.Organize Sanayi’yi gidip gezsinler. Muhalefet partililerin adayları içerisinde Besni ve Arabanlı adaylar da var. Bu adaylar Arabana gidip” burada baraj yok sizi kandırıyorlar” diyorlar. Hâlbuki o kişileri isim vermeden buradan ikaz ediyorum. Ben özellikle gittim bırakın baraj gövdesini ikinci halesi olan araziye su verecek boruların indiği iş makinelerinin teknik kadrosuyla röportaj yaptım. İlçeye gidiyorsunuz ve üç kilometre ilerdeki barajdan haberiniz yok. Bir haber siyasetçilik yapılıyor. Sanayi kötüye gidiyor deniliyor. Soruyorsunuz sanayiciye “bende alacağı olan gelsin misliyle alsın yok öyle bir şey” diyor. Dönemsel zamanlarda bende sanayicilik yaptım biliyorum, mesela halıcılıkta sezon beşinci ayda başlar ve üç dört aylık bir durgunluk dönemi olur. Çikolata da yaz döneminde sıcaklar yüzünden gerileme olur. Her ürünün bir dönemsel durgunluğu vardır. Ama bu sanayi bitti demek değildir. Ticaret Odası işte burada, sicilleri burada. Kaç kişi iflas etmiş, bakıyorsunuz; hiç yok. Tam tersi ekonomik dinamizmlerin en yüksel olduğu illerin başında Gaziantep geliyor. Eğer sıkıntı olsa yaptığımız altıncı Organize Sanayi Bölgesi’nde yer almak için insanlar sıraya girmezdi. Hassa-Kırıkhan-Dörtyol ve İskenderun Projesi var. Tünellerle gidiliyor ve yol 90 kilometre kısalıyor. Biz büyük atılımların peşindeyiz. Ama nedense hep karamsar bir tablo çizilmeye çalışılıyor. Sanki muhalefet, Türkiye sıkıntıya girse de AK Parti iktidardan gitsin diye, her şeyi yapacaklar. Bu doğru değil.

Esnaf halinden memnun değil bunu neye bağlıyorsunuz?

MEHMET ERDOĞAN: Esnafta ekonominin içindedir yine. Ekonomi rahat işlerse, siyasi istikrar olursa esnafta, işçide, sanayicide rahatlar. Biz şuanda yüz bin konut yapıyoruz. Bu yüz bin konut bu şehirde yapılacaktır. Bunun elli binini Organizenin etrafında planladık. Peki, bunu yapmak için usta, müteahhit, işçi, demir, çimento, fayans lazım değil mi? Ve bu esnafa bir yansıma olmayacak mı?

Büyükşehir Belediyesinin 50 bin konut projesiyle ilgili MHP milletvekili adayı Ümit Özdağ’ ın bir iddiası var. Suriye’den yeni bir göç dalgası olacağı ve bu konutların aslında onun için yapıldığı yönünde. Bu iddiayı nasıl değerlendiriyorsunuz?

MEHMET ERDOĞAN: Acaba Sayın Özdağ, bu söylediğine kendiside inanıyor mu? Buradan ilan ediyoruz ‘Elli bin konut işçilere yapılacak’. Aksini söyleyen yalan söyler. Mavi kentte iki binin üzerinde konut yaptık. Suriyeliler mi oturuyor? Hayır, ,tabii ki de yerli halkımız burada ikamet ediyor .Peki bu konutlara iddia ettikleri gibi Suriyeliler oturmazsa utanmayacaklar mı? Afakî şeylerle insanları da oyalamasınlar.

Bizler takip edeceğiz..

MEHMET ERDOĞAN: Bunu iddia edenler asgari ücreti iki katına çıkardılar, kredi borçlarını sildiler. Peki, ben size soruyorum. Türkiye’ de kaç kişi kredi kartı kullanıyor? 60 milyonun üzerinde kişi kredi kartı kullanıyor. Sizin bir milyar liralık kredi kartı faiziniz var. Benimde elli milyar kredi faizim var. Bunun hepsini de devlet ödeyecek. Benim elli milyarlık kredi karı borcumun faizi yine emekliden işçiden çıkacak. Devletin benim kredi kartımın parasını fakir fukaraya ödetmeye ne hakkı var? O zaman herkes bol keseden harcar. Böyle saçma bir mantık olabilir mi? İşte bu yüzden vatandaşta inanmıyor. Gülüp geçiyor. Biz iktidar olarak bu vaatlerden bizlerin yapabileceği var mı diye oturup hesap kitap yaptık. Belki şuan için olabilir ama sonraki dönemde karşılanmayıp, IMF’den mecburi bir borçlanmaya gidilir ve sonrası da iflas olur.

Suriyeliler ile ilgili hükümet olarak uygulamalarınız nasıl olacak?

MEHMET ERDOĞAN: Şuan sınırda yine bir yığılma var ve biz almıyoruz. Eğer çok ölümcül sonuçlar olursa mecburda kalabiliriz. Fakat ABD ve dış güçler ittifakıyla Suriye ile ilgili parçalama planları var. Eğer parçalama gerçekleşirse o zaman buradaki Suriyelilerin dönme durumu var ve bir yıl içinde de geri dönmelerini bekliyoruz.

Eğer Suriyeliler geri dönseler bile artık oturabilecekleri bir şehirde yok. Yakılıp yıkılmış ve İŞID ‘te Akdeniz’ de. Neredeyse bize doğru yaklaşıyor. Son hedef Türkiye mi?

MEHMET ERDOĞAN: Türkiye zaten her zaman hedeftir. O yüzden de HDP’yi baraj altında kalmamasını istemelerinin altında HDP’yi Kürtçülük, MHP’yi de Türkçülük adı altında kışkırtıp, Kobani olayları gibi Türkiye’de bir çatışma ortamı yaratmak. Ve bu seçim bu yüzden çok önemli.Fakat bir hükümet olarak ta İç Güvenlik Yasasını da bu yüzden çıkardık.Bu yasaya karşı nedense MHP, CHP ve HDP birlikte hareket ettiler. Hâlbuki bu bir terör yasasıydı ve MHP’yi yanımızda beklerdik. Maalesef tercihlerini karşı taraftan yaptılar. Dikkat ettiyseniz de muhalefet liderlerinin birbirleriye ilgili tek bir laf ettiklerini duymadım. Hepsi AK Parti’ye saldırıyor.

Peki, biz ülke olarak güvendemiyiz?

MEHMET ERDOĞAN: PKK’yı kuranlar İŞID’ı kuran dış güçler anlaştılar ve hatta Rusya’da bu anlaşmanın içinde yer alıyor. Suriye’de üç tane devlet kurmak istiyorlar. Amaçları ne kadar gerçekleşir onu zaman gösterir. Biz milli harp sanayini kurmuş bir ülkeyiz. Bu AK Parti iktidarı döneminde yapıldı. Yıllarca birileri konuştu ve biz tankıyla,insansız hava aracıyla, güdümlü füzeleriyle Türk silahlı kuvvetlerinin savunma sanayinin yüzde atmışını yerli yaptı. Topyekûn borçlanmadan kendi silah sanayimizi gerçekleştirdik. Biz bu yüzden tedbirlerimizi aldık. Tek istediğimiz istikrarın devam etmesi. Bu da seçimlere bağlı. Biz halkın partisiyiz bölgesel bir parti değiliz. Bu da istikrar ve güven demektir. İşte bu yüzden de başkanlık sistemi diyoruz. Eğer başkanlık olmazsa Türkiye her zaman koalisyonlara gebedir. Hatta her iki muhalefet liderlerinin kendileri de koalisyon iyi olmaz dediler. O zaman halk oyunu kime verecek? Tabi ki de istikrarı yürütecek olana yani bize.

Çözüm süreciyle ilgili adımlar atıldı.Seçim döneminde ise her iki tarafta da sürekli bir atışmaya gidildi.Seçim sonrası süreç nasıl devam eder?

MEHMET ERDOĞAN: Bir defa HDP kendini dağın etkisinden kurtaramıyor. Dağ imparatorluğunun gölgesindeki HDP’nin hep sokaklara taşma isteği oldu. Genel Başkan Kobani olaylarını bahane ederek halkı sokaklara çağırdı.Kobani olayların da 53 insanımız öldü. Bunun beşi Gaziantep tendi.Onun için çözüm sürecine inananlar demokrasiye inananlardır. HDP’nin genel başkanının attığı adımlar çözüm sürecini engelleyici nitelikte. Süreçte teröristlerin silah bırakması var. Ama dağdaki bazı isimler sahaya inse düz bir insan olacak güç ve etkisini kaybedecek. Hegemonyalarını, uyuşturucu kaynaklarını kaybedecekler.Bu yüzden belli bir gurup ve dış güçlerde istemiyor. Çünkü huzur istemiyor.Gücümüz bazılarını rahatsız ediyor. 2023 gibi büyük hedefleri var. Bu da birilerini rahatsız ediyor. Türkiye’nin önüne sürekli takoz atıyorlar. Bizde toplum olarak, siyasiler olarak dik durmamız lazım. Muhalefet diyor ki biz müzakereden değil mücadeleden yanayız. Bu da demek oluyor ki savaşı sürdürmek ve yine ekonomik kayıplara devam etmek. Hükümetlerin görevleri bu mu olmalı? Yoksa kardeşliği pekiştirmek mi olmalı? Otuz binden fazla insan öldü. Bunların yakınları hesap sormaz mı? Kandile saldıralım diyorsan hadi saldır. Kandil bir anda boşanır ve Avrupa’ya kaçar. Avrupa’nın da bunları vereceğine inanıyor musun? İşte bu yüzden bunlar çözüm değil. Afakî açıklamalardır. Samimi olacaksın ve halkları ayırım yapmadan bütünleştireceksin. Benim tek üzüldüğüm siyasilerin tek istediği Türkiye batsın, AK Parti gitsin temennileri. Ben işte bunları kabullenemiyorum.

DSC_0082

Üç muhalefet partisi seçimden sonra gerekirse AKP ile koalisyon kurmayacaklarını açıkladırlar.Sizce böyle bir gelişme olursa tekrar bir erken seçim olur mu?

MEHMET ERDOĞAN: AKP şuan ki oy oranlarıyla güçlü bir şeklide tekrar iktidara geleceği kesin.Sahada en çok gezen milletvekiliyim.Kimseyi eleştirmem ve herkesle de görüşürüm.Benim tespitlerime göre AKP sorunsuz bir şeklide iktidarda.Çünkü halk istikrardan yana.Halk yalana inanmıyor.Sadece benim şu sıkıntılarım var giderilsin, istiyor.

Bu dönem karasızlar çok fazla. Bu durum seçim sonuçlarını nasıl etkiler?

MEHMET ERDOĞAN: Haklısınız, sahaya iki ay önce çıktığımızda kararsızlar ikinci partiydi.Ama şuan artık görüyorum ki karasızlar sonunca parti ve halk tercihlerini partilerden yana kullandılar. Bizim de puanlarımız arttı.Karasızlar istikrardan yana kara aldılar.

Arttı diyorsunuz. Ne etkili olmuştur sizce?

MEHMET ERDOĞAN: Halk muhalefeti de iktidarı da iyice dinledi.Ve çoğu vaatlere inanmamaya başladı.Bakın Haydar Baş işi iyice sulandırıp onlar şu kadar zam veriyorsa bende beş veriyorum dedi.Tam bir komedi.Yaptıkları en büyük hata da, hesap etmeden kredi kartı faizlerinin af edileceği. Ben size soruyorum,böyle saçma bir uygulama olabilir mi? Devletin kişilerin faiz borcuyla ne işi olabilir? O zaman şirketlerinde faizlerini de öde. Zamanında yirmi iki bankayı fona devreden, üç devlet bankasına büyük zararlar ödeten ve memur maaşlarına ödemede yetersiz kalanların bugün bu vaatlerine artık halk inanmak istemiyor. O zaman bu bankaları zararlara uğratmalarının nedeni yakınlarına peşkeş çekmeleriydi.

Şuan ki bankacılık sektörümüz çok mu daha iyi?

MEHMET ERDOĞAN: Tabi ki bu gün Avrupa bankalarına biz kefil olacak seviyedeyiz. Türkiye çok iyi bir yerlere geldi ve bundan rahatsızlık duyanlar var. Türkiye’nin eskiden aristokrat bir takımı vardı. Hükümetleri düşüren, milletvekillerini transfer eden, gündemi belirleyen.Ama şimdi şeffaf her şeyi halkıyla paylaşan bir parti var. Hatası varsa da şeffaf, yaptığı güzel işlerde şeffaf. 7 Haziran’da Gaziantep Türkiye’nin on puan önünde olarak yine galip çıkacaktır. Mehmet Şimşek’te bizim için kazançtır. Projelerimizin imzası çok çabuk geçiyor. Elli bin konutla Gaziantep nefes alacak ve bu şehrinden nefes alması demek olacak. Kiralar da düşecek. Şimdi ben muhalefet vekillerine de sesleniyorum; utanacakları, mahcup olacakları vaatlerde bulunmasınlar. Sonra yine bu halkla yüz yüze bakmak zorunda kalacaklar.

Trafik için sizin çözüm önerileriniz nedir?

MEHMET ERDOĞAN: Acil olarak trafik içinde GAZİRAY projemiz var ve hemen de uygulamaya geçilecek. Metro daha uzun vadeli ama onu da ileride gerçekleştireceğiz. Göreceksiniz ki biz açıkladığımız on iki projenin on ikisini de gerçekleştireceğiz

Bizde takipçisi olacağız..

MEHMET ERDOĞAN: Bizim istediğimizde bu zaten. Takip edin ve vaatlerimizi gerçekleştirip gerçekleştirmediğimizi izleyin. Ama bunu da yaparken o lafları söyleyenlerin de laflarını ağızlarına tıkayın derim. Hatta bu çok süremeyecek hep beraber mahcup olmalarını izleyeceğiz.

Layout 1

RÖPORTAJ
Haber Merkezi
05.06.2015

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin