“Türkiye sevdasında buluştuk”

“Türkiye sevdasında buluştuk”

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Gaziantep Milletvekili Adayı Abdulhamit Gül, seçim çalışmaları kapsamında gazetemizi ziyaret etti.

Abdülhamit Gül, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la çalışma geçmişlerine dair, “Sayın Cumhurbaşkanımızla geçmişte Erbakan Hocamızla o dönemde  beraber siyaset yaptık. O yıllarda genç yaştaydık. Beraber çalışalım dediler ve biz de kırmadık. Sonra Cumhurbaşkanımızın Türkiye’ye, dünya Müslümanlarına, dünya uluslarına yapmış olduğu hizmetleri gördükçe Sayın Cumhurbaşkanımızla  “Türkiye Sevdasında Buluşma” adına beraber siyaset yapmaya karar verdik. Türkiye için, ortak sevdamız için beraber yola devam ediyoruz.” dedi. Abdulhamit Gül ve beraberindeki AK Parti İl Teşkilatı yöneticileri gazetemiz İmtiyaz Sahibi Bekir Sacit Kocaman’la seçim süreci ile ilgili sohbet etti. Abdulhamit Gül, seçim süreci ve sonrasındaki gelişmeler hakkında Bedriye Merve Tanrıöver’in sorularını yanıtladı.

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, Gaziantep Milletvekili Adayı Abdulhamit Gül, gazetemize yaptığı ziyarette zamanı kısıtlı olmasına rağmen fedakarlık ederek sorularımızı içtenlikle yanıtladı. Gül, çözüm sürecine ilişkin olarak, “Çözüm sürecini milletimiz satın almıştır. Çözüm sürecinin elde edilmiş kazanımlarından sonra kim geriye giderse milletimiz hesabını sorar” dedi.

ABDÜLHAMİT GÜL KİMDİR?

ABDÜLHAMİT GÜL: 1977 yılında Gaziantep’in Nizip ilçesinde dünyaya geldim. Lise öğrenimimi Nizip İmam Hatip Lisesi’nde, lisans öğrenimimi Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde tamamladım. AK Parti Yerel Yönetimlerden Sorumlu Başkan Yardımcılığı yapmaktayım. Gaziantep’in daha fazla gelişmesi ve ilerlemesi için de var gücümüzle çalışacağız.

Ben baba ocağındayım ve memleketimdeyim. Gaziantepli hemşerilerimin de tam desteğini alarak hizmet için buradayım. İnşallah hep beraber çok güzel işler yapacağız.

IMG_0131

2003-2010 YILLARINDA SAADET PARTİSİ’NDE SİYASİ FAALİYETLERİNİZ SÜRDÜRDÜNÜZ. MİLLİ GÖRÜŞ TABANINI SİYASETEN TERCİH EDİŞ SEBEBİNİZ NEDİR?

ABDÜLHAMİT GÜL: Saadetten ziyade milli görüş hareketi ve milli olması yeterliydi. Biz de uygunluğu açısından tercih ettik ve siyasetimizi hep burada şekillendirdik. Refah Partisi’nde çalıştık. Merhum Genel Başkanımız ve Cumhurbaşkanımız ile beraber aynı gelenekten gelerek, aynı havzada siyaset yaptık.

KISA BİR AYRILIŞTAN SONRA YİNE YUVAYA DÖNÜŞ OLMUŞ SİZİN İÇİN..

ABDÜLHAMİT GÜL: Evet buda AK Partinin gücü işte Merve Hanım. Sayın Cumhurbaşkanımızın etkileyici gücü. Onların talepleriyle ortak bir şekilde hareket ederek, ayrı durmanın bir anlamı olmadığına karar verdik.

AYRI DURUŞ SÜRECİNİZDE, AK PARTİYE ÖNCE İNANIP SONRA DÜŞÜNEREK Mİ YOKSA ÖNCE DÜŞÜNÜP SONRA İNANIP MI GEÇTİNİZ?

ABDÜLHAMİT GÜL: Bizim zaten birbirimizden farkımız yoktur. Erbakan Hocamızla duygusal bir yakınlık vardı. Ama siyaset yapma anlamında Sayın Cumhurbaşkanımızla özellikle kendilerinin “one minute” çıkışı sonrası Türkiye ve dünyadaki yeri, yaptığı tüm başarılı çalışmalar, artık herkesin bu hizmetlerde elini taşın altına koyması ve geri durmanın ayrı bir vebal olacağı düşüncesiyle ve de ”Yeni Türkiye” ideali için geri duramazdık. Ve daha fazla çalışarak açığı da kapatarak çalışma zorunluluğu vardı. Ve tekrar bir araya geldik.

KÜRT HALKI ÜZERİNDE ÖRTÜLÜ-ÖRTÜSÜZ SON YÜZYILDA AÇIKCA NEREDEYSE 600 YILLIK BİR ASİMİLASYON YAPILDI. BU TARİHİ BİR GERÇEK OLUP BU GERÇEKLE AK PARTİ HODRİ MEYDAN DİYEREK YÜZLEŞMEYE KARAR VERDİ. ANCAK ULUSLAR ARASI GÜÇ ODAKLARI BU GELİŞMELERDEN RAHATSIZLIK DUYMAYA BAŞLADILAR. “ÇÖZÜM SÜRECİ” DENİLEN BU SÜREÇ SEÇİM ATMOSFERİNDE ADETA DÜĞÜMLENDİ. ANTEPLİ EHLİ KEYİFLERİN SÖYLEDİKLERİ GİBİ “BOL BİTTİ AŞK BİTTİ” Mİ OLACAK SONU?

ABDÜLHAMİT GÜL: Geri adım atmak olmaz. Bilakis seçim sonrası daha da kararlı bir şekilde devam edeceğiz. Çözüm süreciyle ilgili her olumlu gelişme oldukça bundan bazı ülkeler ve Kandil rahatsızlık duymaya başladı. Son günlerde zaten faksları da mesajları da tükenmeye başladı .Bazı dış güçler “Neden silah bırakıyorsunuz? Silah sizi özgürlüğe götürür” deseler de itibar edilirlikleri kalmadı. Hatta içimizde Nişantaşın da oturan sözde aydınlarımız bile ”hani devrim yapacaktık” diyerek neredeyse olumlu gelişmelerden duydukları rahatsızlıklarını açıkça dillendirmeye başladılar.

ÜLKENİN SİYASİ GÜNDEMİNE OTURAN BİR “BAŞKANLIK SİSTEMİ” KONUSU VAR. BAŞKANLIKTAN KAST EDİLEN, BİR REJİM DEĞİŞİKLİĞİNİN ALT YAPISI SİSTEMİNİN REVİZYONU MU, YOKSA DİKTATORYAL BİR GELECEĞİN TEK ADAMLI ÖRTÜLÜ KRALLIĞIN HABERCİSİ Mİ?

ABDÜLHAMİT GÜL: Merve Hanım gerçekten de çok güzel bir soru. Herkes farklı olarak yorumladığı için bu konunun aydınlatılmasında fayda var. Bir kere bir rejim değişikliği değil, Başkanlık sistemi bir hükümet modelidir. Cumhuriyetle yönetiliyoruz. Demokratik bir yönetim tarzıdır. Demokratik yönetim tarzının da iki şekli vardır. Birisi; “Parlamenter Sistem”. Diğeri de ”Başkanlık sistemi”. Şuan parlamenter sistemle yönetiliyoruz. Ama sokağa çıkıldığında siyasetçiye güven ne kadardır? diye sorduğunuzda cevap, yerlerdedir. Demek ki demokratik sistemde parlamenter sistem, milletin hukukunu tam anlamda koruyamamıştır. Ayrıca darbelerde parlamento kendi hukukunu dahi koruyamamıştır. Bu açıdan parlamenter sistem doğru bir yönetim tarzı gibi görünse de ülkenin koşullarının, demokratik kazanımlarının uygunluğuna bakmak lazım. Eski den bu tür tartışmalar yapılamıyordu bile.

AMA YİNE DE BİRAZ ACELE DAVRANILMIYOR MU? BU KONU DAHA GENİŞ BİR SÜRECE YAYILAMAZ MI?

ABDÜLHAMİT GÜL: Şu an milletimiz AK Parti ile istikrarlı dönemi gördü. Ama bu her zaman böyle devam edecek demek değildir. Biz istiyoruz ki ülkemiz artık bundan sonra da istikrarlı bir şekilde yönetilsin. Bunun adı da “Başkanlık Sistemi”dir. Ayrıca birilerinin makamı içind e bu sistem öngörülmüyor. Kimsenin böyle bir şeye ihtiyacı yok ve kişiselde değil. Ama öyle bir algı oluşturulmaya çalışılıyor. Bunun en güzel örneği ABD’de zaten uygulanıyor. Bir sorun var mı derseniz; yok.

OSMANLI PADİŞAHLIK SİSTEMİ İLE BAŞKANLIK SİSTEMİNİ KARŞILAŞTIRDIĞINIZDA DOKTİRİNER BENZERLİKLER VAR MI? BU GÜN BAZI ELİTLER ABD’NİN YÖNETİM BİÇİMİ VE İDARESİNİN BÜYÜK BÖLÜMÜNÜN OSMANLI İMPARATORLUĞU YÖNETİM BİÇİMİNE BENZEDİĞİNİ İDDİA EDİYORLAR. SİZCE BU TEŞHİS DOĞRU MU?

ABDÜLHAMİT GÜL: Başkanlık olarak değil de istikrar anlamında benzerlikler olabilir. Milleti yöneten millet tarafından seçilmelidir. Yine millet tarafından beğenilmiyorsa iktidardan indirilmelidir. Yönetici meşrutiyetini millet tarafından alıyorsa o demokratik bir sistemdir. Başkan beş yılda bir halk tarafından seçilir. Ama Osmanlı döneminde bu babadan oğula geçiyordu. Öyle ki bir tebanın seçme indirme, denetleme yetkisi yoktur. Başkanlık sistemi dediğimiz konu, sistem, yasama ve yürütmenin net bir şeklide birbirinden ayrıldığı sistemdir. Demokratik bir sistemdir. Kuvvetler ayrılığı demokratik sistemin bir özelliğidir. En net şekilde de başkanlık sisteminde görülür. Parlamenter sistemde yürütmeyi yasamanın içinden seçiyorsunuz. Şuan ki sistemde bakanlar milletvekillerinden oluşuyor. Yasamayla yürütme iç içe geçmiş durumda. Ama halkın seçmiş olduğu başkan kabinenin de başkanı. Kabine ayrı, yürütme ayrı, yasama ayrı oluyor. Başkan meclisi denetliyor. Meclis başkanını denetliyor.Millet ise her ikisini de denetliyor. Tabi düzenlemeler bize göre de uyarlanabilir, sıkıntılar giderilebilinir.

YANİ BAŞKANLIK ŞART DİYORSUNUZ

ABDÜLHAMİT GÜL: Başkanlık demek; İstikrarlı yönetim, hızlı karar alma, koalisyon dönemlerinin sona ermesi, millete hesap verebilirlik, millet tarafından denetleme, yasama ve yürütmenin işlerinin kendilerinin yapabilme gücü. İşte özeti..

27 MAYIS İHTİLALİ OLDU. MENDERES GİTTİ, DEMİREL GELDİ. 12 EYLÜL OLDU. DEMİREL GİTTİ, ÖZAL GELDİ. 28 ŞUBAT OLDU. ERBAKAN GİTTİ, ECEVİT GELDİ. ERKEN SEÇİMLE GÜL VE ERDOĞAN GELDİ. BU GELİŞ-GİDİŞLER SİYASİ BİR TESADÜFMÜ YOKSA ULUSLAR ARASI BİR OPERASYON MU?

ABDÜLHAMİT GÜL: Türkiye kendi haline bırakılmayacak kadar oldukça stratejik bir bölgede. İçeride ve dışarıda belli güçler Türkiye’de kimsenin kendisini yönetmesini istemezler. Türkiye ne çok güçlü olmalı ne çok geride kalmalı. Bizlere yaptırılmak istenilen bu. Kendi sorunlarını çözemesin ki, mesela terörde sorunları devam etsin ki silah satalım gibi .Ama çözüm süreci başarıya ulaşması, terör bitmesi oraya akan paranın kesilmesine dolayısıyla vatandaşın cebinede daha çok para girmesine neden olur..

√DÜNYADA GÜNEŞİN EN GÜZEL DOĞDUĞU DÖRT MEVSİMİ HARİKA DENİZLERİ OLAN ÜLKEMİZ GİBİ BAŞKA BİR ÜLKE DAHA YOK. ”KANSERİN ÇARESİ VAR AMA BAŞ AĞRISININ ÇARESİ YOK” YÜZYILLARDIR İÇ VE DIŞ, EKONOMİK, SOSYALSİYASİ SALDIRILARLA BOĞUŞA BOĞUŞA İFLAH OLMUYOR? BİR ALMANYA, JAPONYA GİBİ FABRİKATÖR DEĞİLDE NEDEN HEP İŞÇİ TORNACI KONUMUNDAYIZ? BU MİLLETİN YÜZÜ NE ZAMAN GÜLECEK?

ABDÜLHAMİT GÜL: Türkiye’yi kendi haline bırakamayız. Ne zaman istikrarı yakalayacak olsak hemen müdahalelerle bozulmaya çalışılıyor. Şu anda beyaz Türklerin, İstanbul baronlarının rahatsızlık duydukları millet iktidar olmuş durumda ve Menderese yaptıklarını Erdoğan’a yapamamalarının verdiği bir telaş ve rahatsızlık var. Türkiye’de millet adına bir şeyler güzel gidiyorsa birileri bundan rahatsızlık duyuyor. Darbe dönemleri vesayet dönemleri de hep bu zamanlarda ortaya çıkıyor ve yönetimi ele geçirmeyi arzuluyor. Paralel yapı yargıya sızmış, emniyete sızmış. Sayın Erdoğan’ı ellerine kelepçe takıp içeriye atmak gibi bir arzuları vardı. Ama başarılı olamadılar.

√ADALETE OLAN GÜVEN ÖZELLİKLE SON BEŞ YILDA SARSILDI. “DİNSİZ DEVLET YAŞAR AMA ADALETSİZ DEVLET YAŞAMAZ” HUKUK VE YÜRÜTMEYE HAKİM OLAN İLLEGAL GÜÇLERİN EGEMENLİĞİ DEVAM ETMEKTE. BU KUMPASÇILARIN İHANETİNE NE ZAMAN SON VERİLECEK?

ABDÜLHAMİT GÜL: Yeni Türkiye dediğimiz sevdamızın temelinde de bu var. Yeni anayasayı bu milletin artık hak ettiğini düşünüyoruz ve onun için çalışıyoruz. Anayasayı değiştirmek için istenilen çoğunluğa ulaştığımızda sadece yargı değil, yürütmede, vatandaşlık haklarında, temel insan haklarında, hak ve hürriyetlerde, dış politikalarda kalıcı bir reform tarzında yenilikler yapacağız. Herkesin tarafsızlığından şüpheye düştüğü bir yargı sağlıklı hizmet edemez.

IMG_0156

√AYNI ZAMANDA HUKUKİ ARAŞTIRMALAR DERNEĞİ ÜYESİSİNİ. DAHA İYİ BİLİYORSUNUZ. SAYIN ŞAMİL TAYYAR HALEN BUNLAR İNSANLARI HEM DİNLİYOR, HEM DE KUMPAS KURUYORLAR DİYE SERZENİŞTE BULUNUYOR. SİYASİ İKTİDAR NEDEN HALEN BUNLARLA YETERİNCE MÜCADELE EDEMİYOR. EN SON MERAL AKŞENER GİBİ BİR HANIEFENDİYE KADAR UZANILDI.

ABDÜLHAMİT GÜL: Paralel yapının ileri gelenleriyle Kandilin ileri gelenleri bir araya geliyor. Bu tip illegal yapılar bir şekilde devlet içine sızarak yıllardır kendilerini takiyelerle gizleyerek kripto çalışmalarla bu süreçlere gelinildi. 7 Şubat MİT kriziyle aslında deşifre olan bir süreç oldu. Önemli olan buradaki kararlılıktır. Biranda olacak şey değil. Devlet kararlılığıyla Kandil olsun, paralel yapı olsun, bu yapılanın üzerine sonuna kadar gidiliyor. Bu kimsenin kişisel sorunu değil, halkın sorunu. Dışişleri Bakanlığını dinleyerek bir ülkenin güvenliği tehdit ediliyorsa, KPSS sorularını çalarak bilyonlarca gencin emeği çalınıyorsa bu herkesin sorunudur. Bunlarla hep beraber mücadele edeceğiz.

Milletimiz başkanlık sistemini istiyor

Başkanlık sistemini eleştirenler Türkiye’de Başkanlık sistemini antidemokratik olarak göstermeye yönelik bir kampanya yürütüyor. Başta ABD olmak üzere pek çok demokratik ülke bu sistemle yönetiliyor. Örneğin İtalya’da yüzde 40’ın altında bir parti seçilirse koalisyonu yasaklayan, tekrar seçime gidilmesini sağlayan bir kanun çıkardı, İngiltere’de muhafazakar partinin tek başına iktidara getirildiğini hatırlayalım, çünkü artık Avrupa’da Türkiye modelini görerek istikrarlı yönetimin bir ülkeyi nereden nereye götürdüğünü çok iyi görüyor. Bu nedenle bizim milletimize vaadettiğimiz, istikrarın devamı, hızlı ve etkin kararların alınması, Türkiye’nin gerçekten kuvvetler ayrılığını net ve keskin bir şekilde görebilmesi için Başkanlık sistemini artık hak ettiğini düşünüyoruz. Bu sistem, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu bir sistemdir, parlamenter sistemle yaşanan vesayet, darbe dönemlerini yaşattı, dün Menderes’i asanların bugün yine “Menderes’e olanlar sizin de başınıza gelir” tehditlerini savurmaya başladı. Milletten korkanlar Başkanlık sisteminden, Türkiye’de sistemin daha demokratikleşeceği, milletin kendisini yöneteceği kurumsal bir sistemden rahatsız oluyorlar. Ancak görünen o dur ki, milletimiz bu sistemi, istikrarı satın almış durumda.

AK PARTİ MİLLİ GÖRÜŞ TABANINDAN GELEN EHLİYETLİ, LİYAKATLI VE İDEALİST KADROLARA NEDEN DAHA GENİŞ YER VERMİYOR?

ABDÜLHAMİT GÜL: AK Parti milletin partisidir. Merkez sağ diye bir parti artık kalmadı. Biz her kesimden oy alan bir partiyiz. CHP’nin tabanının yüzde on beşi Tayyip Erdoğan’a oy vermiştir. MHP’den de, Saadet’ten de bizde var. Kürt kökenli vatandaşlarımızdan da var. Biz bir kitle partisiyiz. Toplumun her kesimine her görüşüne, inancına sahip kitlelerden oluşmuş bir partiyiz. Ortak sevdası Türkiye olan ve 2023 hedefleri olan bir partiyiz. Sadece bir bölgeyi değil, yedi bölgeyide kucaklayan bir partiyiz. Her düşünceyi kucaklamak ve de biz, bu zenginliği korumayı hedefliyoruz.

IMG_0151

SAADET ve BBP’NİN AK PARTİ İLE DOKU UYUŞMAZLIĞI YOK. HER İKİ TARAFTA SEÇİM ÖNCESİ İTTİFAK YAPARAK SEÇİMLERE DAHA DA GÜÇLENEREK GİREMEZ MİYDİ?

ABDÜLHAMİT GÜL: Her parti kendi kararını kendisi verir. Böyle bir girişim ve talep de yok. Ama şu da görülüyor ki artık koalisyonlu istikrarsız dönemleri hatırladıkça, halk AK Partiye daha bir güvenilir parti olarak bakıyor. Desteğini de arttırıyor. Partilerin tabanlarından da bizlere destekler var. Halk artık koalisyon istemiyor. İstikrar istiyor.

DEDENİZ İSLAM MÜTEFEKKİRİ MERHUM MEHMET EMİN ER İLE BİR HATIRANZI ANLATIRMISINIZ? KENDİSİNİ ANDIKÇA KULAĞINIZA GELEN SES NEDİR?

ABDÜLHAMİT GÜL: Rahmetli dedemin Gaziantep’te ve dünyada çok büyük hizmetleri oldu. Kendisinin bize en büyük tavsiyesi de Sayın Cumhurbaşkanımızı yalnız bırakmamamız konusundaki telkinleri oldu. Cumhurbaşkanımız ve Başbakanımızla kendilerini hastanedeki ziyaretlerimizde, bizlere sürekli memleketi sordu, dualar etti. Birlik ve beraberliğinizi bozmayın diye de telkinlerde bulundu.

SORUNLARLA DOLU İLİMİZ İÇİN ACİL OLARAK NELER HEDEFLİYORSUNUZ?

ABDÜLHAMİT GÜL: Gaziantep için çok güzel hedeflerimiz, projelerimiz var. Ekip olarak eğitimde, sağlıkta, ulaşımda nasıl daha başarılı oluruz ve eksiklikleri nasıl giderebiliriz bilinciyle koordine olduk. Sorunların da farkındayız ve çözümleriyle birlikte geliyoruz.

PARTİNİZİN ALACAĞI OY ORANINI NASIL GÖRÜYORSUNUZ?

ABDÜLHAMİT GÜL: Anketlerdeki sonuçlar çok memnun verici çıkıyor. Ama sayı vermeyi milletin iradesine de saygısızlık olarak görüyorum. Sandık gününe kadar biz çalışmalarımıza devam edeceğiz.

SİZCE İLİMİZİN EN ÖNEMLİ SORUNLARI VE ÇÖZÜMLERİ NELERDİR?

ABDÜLHAMİT GÜL: Konut ihtiyacı öncelikli görünüyor.Hem satın almada hem de kiralamada ücretler çok pahalı. Bununla ilgili çok güzel müjdelerimiz var. TOKİ ve Büyükşehir çok uygun koşullarda konutlar yapacak. Ulaşım diğer bir sorun ki bunu da “GAZİRAY” projesiyle rahatlamayı düşünüyoruz. Sorunları bir iki yıllık olarak değil yirmi otuz yıllık olarak, çözümlemeyi hedefliyoruz. Sağlıkta ise Perilikaya da yapılacak olan yeni devlet hastanesiyle ve diğer sağlık projeleriyle rahat bir nefes alınmasını istiyoruz. Suriyeli sorunu içinde her iki tarafı da rahatlatmak adına kamplarda yaşamaları için daha farklı tedbirler alıyoruz. Suriye’deki sorunlar çözüldüğünde geri dönüşümler başlayacaktır ve rahatlamalar da olacaktır.

SİZİN SLOGANINIZ NEDİR?

ABDÜLHAMİT GÜL: “KOALİSYON DEĞİL İSTİKRAR. O YÜZDEN AK PARTİ”

AK PARTİ GENEL BAŞKAN YARDIMCISI ABDÜLHAMİT GÜL’E GAZETEMİZE YAPMIŞ OLDUKLARI ZİYARET VE VERMİŞ OLDUĞU SAMİMİ RÖPORTAJ İÇİN TEŞEKKÜR EDERİZ…

roportaj

RÖPORTAJ
Haber Merkezi
20.05.2015

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin