Yerinde uygulamalı gördüler

Yerinde uygulamalı gördüler

Gaziantep Üniversitesi Naci Topçuoğlu Meslek Yüksekokulu Ayakkabı, Tasarım ve Sayacılık Bölümü öğrencileri deri üretim tesisini gezdi. Deriye dair her şeyin anlatıldığı öğrenciler usta Orhan Mehtap’ın sunumunu dinlediler. Derinin ilk alımından son aşamasına kadar hangi devrelerden geçtiğini uygulamalı şekilde görme imkanı bulan öğrenciler staj dönemine hazırlanıyorlar.

 

DERİ NASIL İŞLENİR?

Humanızlı Bölgesi’nde yer alan Beykoz Dericilik Deri Üretim Tesisinde derinin nasıl işlendiğini yerinde inceleme fırsatı bulan Gaziantep Üniversitesi Naci Topçuoğlu Meslek Yüksekokulu Ayakkabı, Tasarım ve Sayacılık Bölümü öğrencilerine Gaziantep Sayacılar Odası Başkanı Mehmet Sarıbal, eşlik etti. Deri ustası Orhan Mehtap’ın sunumunu dinleyen öğrenciler merak ettikleri tüm sorulara yerinde cevap buldular. Derinin ilk tesise gelmesinin ardından hangi devrelerden geçtiğine ilişkin tüm uygulamaları yerinde ve uygulamalı olarak gören öğrenciler staj dönemi için hazırlık yapacaklar. Derici ustası Orhan Mehtap, “Dericilik, derinin fiziksel ve kimyasal olarak birtakım işlemlere tabi tutulup, kullanılabilecek yani giyilebilecek hale getirilmesi sürecindeki işlemler bütünüdür. Dericilik; insanlık tarihi ile beraber gelişmeye başlamış çok eski bir sanat dalıdır. İlk başlarda estetik anlayış güdülmese de; en önemli amaç soğuktan korunmak olsa da, ilerleyen dönemlerde dericilik ve deri işlemeciliği bir zanaat olarak kabul edilmiştir. Tarihin ilk çağlarından beri insanlar dericilikle uğraşmış, onu işleyip, özelliklerini geliştirerek ve şekillendirerek; ayakkabı, terlik, elbise, çadır, kılıf, yelken vs. gibi türlü eşyalar yapmışlardır. Başlarda insanlar soğuktan korunmak için hayvanlardan elde edilen kaba postları giyim eşyası olarak kullanmışlardır. Zamanla bu postlar daha kullanışlı hale getirilmiş, ihtiyaca göre tasarlanmıştır. İlerleyen çağlarda da deri pek çok alanda kullanılmaya devam etmiştir: deri üstüne işlemeler yaparak süs eşyası olarak kullanılmış, deriden sandıklar, hayvanlar için semerler ve ilk kağıt örnekleri olan parşömenler yapılmıştır” diye konuştu.

“OLDUKÇA ZAHMETLİ BİR İŞ”

Beykoz Dericilik Deri Üretim Tesisi Sahibi Orhan Mehtap, derinin hangi işlemlerden geçtiğine ilişkin olarak şu ifadelerde bulundu;

“Islatma - Yumuşatma: Berrak ve sertliği düşük bakterilerden arınmış demir bileşikleri ihtiva etmeyen su ile yapılır. Amaç tuz, gübre, idrar, kan vs. gibi kirlerin giderilmesi ve suda çözünebilen proteinlerin uzaklaştırılmasıdır. Diğer önemli bir nokta ise salamura süresinde derinin kaybettiği suyun tekrar kazandırılmasıdır (yüzde 65'e çıkarılır). Yumuşama süresi yaklaşık 24 - 48 saat arasındadır. Kireçlenme (kalsiyum hidroksit) - zırnıklama (sodyum sülfür): Kireçlemenin gayesi kıl köklerini gevşetmek, derinin şişmesini sağlamaktır. Tüylü (kürk) deri yapılmak istendiğinde kireçlenme-zırnıklama işlemi yapılmaz. Kireçleme - zırnıklama işlemi bitmiş deri kavalata makinesine gelir. Derinin yüzülen kısmı alt derinin et ve yağ tabakaları burada giderilir. Artıklara karnas denir. Bunlardan yağ ve hayvan yemi yapılabilir. Deriyi ısı, nem, mikroorganizmalara karşı dayanıklı hale getirmek ve deriye teknik karakter kazandırmak gayesi ile yapılan operasyonların tamamına debagat işlemi, debbağlama, debbağlık veya dabağlama; bu işlemlerin yapıldığı yere debbağhane denir. Debagat işlemi mamul deri karakterine göre; Metal debagat ve nebati debagat olmak üzere ikiye ayrılır. Mineral tabaklama: Krom, alüminyum, demir, vs. gibi metallerin tuzları ile yapılabilir. Genellikle krom debagatı yapılır. Kireçlik işlemi bitmiş deri dolaplarda evvela suni gübre (amonyum sülfat) ve enzim ilavesiyle derinin bünyesindeki istenmeyen proteinler deriden uzaklaştırılır. Deride yumuşaklık artar ve belirgin hale gelir. Bundan sonraki işlem piklajdır. Deriyi debagat Ph'sına ayarlama işlemidir. (Deri metal debagattan önce asidik duruma getirilir). Piklaj işleminde deri asitten zarar görmemesi için evvela sodyum klorür (tuz) verilir. Deri lifleri arasına giren tuz deriyi aside karşı dayanıklı hale getirir. Genellikle asit olarak sülfirik asit kullanılır. Bu işlemlerden sonra deriye krom oksit (krom kompleksi) verilir. Krom, deriyi dış etkilerden korur. Bundan sonra kromun deriye bağlanması için dönen dolaba soda veya bikarbonat verilir. Böylece kristaller büyür, krom liflerin arasından çıkamaz. Deri dolaptan çıkarılarak istiflenir. Yapılacak deri çeşidine göre tasnif edilir. Kalın deriler (sığır derisi) yarma makinesinden geçtikten sonra tıraşlanır. Kromlu deri, traş makinesinde istenilen inceliğe getirilir. Deriler retenaj dolaplarına atılır. Retenajın gayesi: Deriye yumuşaklık kazandırmak ve deriye homojenlik kazandırmaktır. Deri sodyum bikarbonat ile zayıf alkali hale getirilir. Deriler yıkandıktan sonra istenirse 55 derecede çeşitli renklerde anilin boya çeşitleriyle boyanır. Sonra yine 55 derecede sıcak suyla yağlama işlemine geçilir. Yağlar suda eriyen sülfone, sülfite veya sentetik yağ çeşitleridir. Yağlamanın gayesi deriyi yumuşatmak ve su geçirgenliğini azaltmak içindir. Sülfone yağ kullanılmasının sebebi yağı su ile beraber tutmaktır. Tanenleme: Çeşitli tanenler kullanılabilir. Bunlar sentetik fenol-formaldehid, reçine esaslı olduğu gibi bitkilerden elde edilen tabii tanen diye tabir ettiğimiz sumak, mimoza, valeks vs. olabilir. Bu tanenler sayesinde deriye daha bir dayanıklılık ve dolgunluk sağlanır. Deriler dolaptan çıkarılıp açkı makinelerinde açılarak şu şekillerde kurutulur: Kurutulmuş deri su veya yüzde 35 rutubetli talaşla tavlama işlemi yapılarak deriye rutubet kazandırılır. Daha sonra gergef makinesinde gerilerek düzgün bir hale getirilir. Böylece deri boyama işlemine hazırlanmış olur. Derinin üst boyaması yapılırken, evvela asidik boya ile otomatik tabanca veya el tabancasıyla deriye püskürtme suretiyle astar boyası verilir. Bu püskürtmeden sonra organik pigment ve bağlayıcılarla son boyası verilerek, cilası atılır ve ütülenir. Ölçü makinesinde ölçülerek, alan hesabıyla piyasaya sürülür. Tüylü (kürk) deriler adet olarak piyasada satılır. İyi kalite bir derinin cildi temiz olur. Hayvanın tabii cildi gözükür, göze herhangi bir hata gözükmez.”

ÖZEL HABER
Haber Merkezi
30.05.2017

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Diğer Haberler
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin