Asiye Özışık

Asiye Özışık

MELTEM KOKUSU; NEVRUZ

İlkbaharın başlangıcı, bitkilerin toprak yüzüne çıkarak canlandığı, ağaçların yeşerdiği, hayvanların, kuşların yuvalarından, çıkıp dünyayı şenlendirdiği ilkbahar günlerinde   “bayram” havası yaşanır. 

Baharın gelişi, kuşların cıvıl cıvıl ötüşü, çiçeklerin açılması, cemrenin suya havaya toprağa düşmesi gibi vesaireler sevinçle karşılanırken bunu eğlenceye dökmek isteyenlerinde nevruz adı altında kutlamalarına ve eğlenmelerine şahit oluyoruz.

Fakat Nevruz nedir.! Örf, adet, gelenek ve kültürel olarak temeli nerelere dayanır.!

Bunları bilmeden bu eğlencelere eşlik edenler, lütfen bir kerede olsa Tarihi bir okusun ve incelesinler.

Nevruz: Aslı Farsça bir kelimedir. Arapçalaştırmış şekli, Neyruz'dur. Nevruz'un anlamı; yeni gün demektir.

Nevruz bayramı, Fârislerin (Perslerin) bayramlarından birisidir ve onların en büyük bayramı sayılır.Bu günü bayram olarak ilk defa kutlayan kişi, Perslerin ilk krallarından olan Cemşid'dir

Cemşid, 800 yıl saltanat sürmüştür.500 yıl İran'da önemli bir hastalık görülmemiştir.
Bu halden istifade eden Cemşid, kendisinin ilah olduğunu ilan etmiş, halkı kendisine taptırmıştır.

Cemşid, Mart ayının 21.günü tahta çıktığı için, bu günü kendine yılbaşı kabul etmiş ve kendi inancına göre Dini Bayram ilan etmiştir.

Nevruzun bayram olarak kutlanması ilk defa böyle başlamıştır.
Asırlarca Nevruz bayram olarak İran'da kutlanmıştır. İran, Müslümanların eline geçtikten sonra da cahiliyye devrinden kalma bu adetlerine devam ettiler.

Ecdat yadigârı diye bu kutlamalar halen devam etmektedir. Gayr-i İslami bir gün olan Nevruzun kutlanmasının esas kaynağı budur.
Nevruz kutlamaları, İran kültürünün tesiri altında kalan bazı ülkelere de geçmiştir.

Azerbeycan'a nevruz kutlamaları İran kanalıyla girmiştir.
Nevruzun, İslamiyetle uzaktan yakından bir ilgisi yoktur. İranlıların cahiliye döneminden yani Müslüman olmadan önceki dönemin’den kalma gelenektir.

İslamiyet, cahiliyye adetlerinin hepsini kaldırmıştır. Peygamber Efendimiz bu konuda şöyle buyurmaktadır:
Ben size iki bayram getirdim. Biri Ramazan diğeri kurban’dır. Mecüsilerin bayramını kutlamanız, size Allahü teala tarafından yasak kılındı.

Mısır'daki Kıptîler de Nevruz'u kutlar ve kıptîlere göre Nevruz, yılın ilk günü olup Şem Nesîm (Meltem Kokusu) Bayramı olarak bilinmektedir.

Nevruz bayramı  bir dönem sadece Mecusilerce kutlanmıştır.

Bu nedenle mecusilerce kutlandığı o dönemde nevruz ile Mecusilik iç içe girdiğinden  avam Müslümanlar tarafından ayırt edilmesi zor  bir hal almıştır.

Günümüzde nevruz kutlamalarında hala bazı Mecusi izlerine rastlamak mümkündür.

Örneğin ateş yakıp üzerinde atlama şekli hala Mecusiliğe ait kalıntılarındandır.

Mart ayının yirmibirinci günü olan Nevruz, Mayıs ayının altıncı günü olan Hıdırellez, Eylül ayının yirminci günü olan Mihrican günü, dinimizin bildirdiği gibi mübarek günler ve geceler değildir.

Peygamber Efendimiz (hicretten sonra Mekke'den) Medine'ye geldiklerinde, Medinelilerin (Nevruz günü ile Mehricân günü diye) eğlendikleri iki günleri vardı.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) :

- Bu günler nedir? Diye sordu.

Medineliler:

- Biz (İslâm'dan önce), câhiliyet devrinden beri bu günlerde eğleniriz, dediler.

Bunun üzerine Rasûlullah (s.a.v.) şöyle buyurdu:

“ Şüphesiz Allah size, o iki günün yerine daha hayırlı olan iki bayramı ; Kurban bayramı ile Ramazan bayramını vermiştir."

Rabbim bilerek yada bilmeyerek yaptığımız kötü hasletlerden bizleri beri eylesin..

 

Selam ve Dua ile Kalın

 

 

 

 

 

 

 

Yorumlar

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin