Yusuf Gözüküçük

Yusuf Gözüküçük

ÜŞÜYORUZ

"10 Kasım"ın bizim evde ayrı bir önemi vardı.
Önceden böyle kaloriferli ya da doğal gazlı evler yok. Haliyle soba kurulurdu.
Tabi yine önceden 10 Kasım Cumartesiye geldi de, cumaya alalım, yok pazara ya da pazartesi gününe alalım denmezdi.
Adam gibi anma töreni yapılırdı.
Kışlar daha bir çetin geçerdi bizim buralarda. 10 Kasım'da yağmura tutulmuşluğumuz çok olmuştur.

Annem bizi sabah erkenden tören için okula yollayınca ardımızdan sobayı kurardı.
Geldiğimizde sobayı hazır ve yanıyor halde bulurduk.

Bunu her yıl yapardı. Biz büyüdük yine aynı düzen devam etti. Hatta kendisi ölene kadar bizim evin düzeni değişmedi.

Biz değiştik, koca halk değişti, annem değişmedi. Her 10 Kasım’da kurdu sobasını.

Bilgili ve kültürlü değildi ama bilgeydi. Hatta okuma yazmayı bana ders çalıştırırken öğrendi. Şimdi düşünüyorum da onun bazı yaptıklarını, her birinin altında derin anlamlar yatıyormuş…
Neredeyse yarım asırlık bir yaşa geldim, hala anlamaya çalışıyorum.

*

İnsanın içine yokluk düşünce ister istemez üşüyor.
Temmuz sıcağı bile olsa titriyor...
Bunu 10 Kasım gelince daha iyi anlıyoruz.

10 Kasım öyle bir yokluk hatırlatıyor ki, iliklerimize kadar üşüyoruz.
Değil evlere, memleketin ortasına bile soba kursak yine nafile…

Yasta değiliz Atam.
Üşüyoruz, titriyoruz.
Bu soğuklarda bile içimizi ısıtan bir şey varsa, o da sana olan sevgimiz ve bağlılığımızdır.

Ey büyük Atam.
Ölene kadar o sevgi ve bağlılığımızı koruyacağımıza and içiyorum...
Sevgi, saygı ve minnetle...

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin