Fatih Çeliktürk

Fatih Çeliktürk

EVLATLARIMIZ ŞEHİT OLMASIN ANALAR AĞLAMASIN..

Vakit gece yarısını çoktan geçmiş.Bir annenin günlerdir aylardır korktuğu, dualarında sarmaladığı,her kapı vuruluşunda da, telefonun çalışın da pır pır eden yüreği şimdi olmuş korkunç bir yangın yeri.

Bu öyle bir yangın,öyle bir acı ki tarifi,eşiği yok.Ölüp ölüp dirilmek bu olsa gerek ama dayanılırlığı asla yok. Bir gün önce heyecanla sesini duyduğu aslanı,yavrusu artık yok.Canının parçası,yüreğinin paresi,gözünün nuru ne yazık ki al bayrağa sarılmış tabutuyla son kez baba ocağına geliyor.

Bayraklar asılıyor, tekbirler getiriliyor.Etrafta ağlayan,öfkelenen bağıran kalabalık.Ve daha önce görmediği tanımadığı insanlar.”Vatan sağ olsun” diyor arkasındaki korumalardan devletten olduğu belli olan kişi.Televizyondan da adını biliyor ama acıyla uyuşmuş beden ismini hatırlayamıyor.” Şehitler ölmez vatan bölünmez” diyor gözü yaşlı,boynu bükük arkadaşları, Mehmetçikler. Sarılıyor onlardan birisine sımsıkı gücünün kalan son damlasıyla.Belki diyor belki yavrumun kokusunu alabilirim umuduyla.

Can paresinin tüm yalvarmalarına rağmen göstermiyorlar gül yüzünü.”Ana sen onu eski haliyle hatırla. Dayanamazsın, kaldıramazsın ciğerparenin alkanlar içindeki suretine”diyorlar.

Ayaklarının altından kayıveriyor dünya. Dünyayla birlikte kayan umutları, hayalleri, sevinçleri, hatıraları,geçmişi,geleceği..

Son bir gayret düşmanı sevindirmemek adına hocanın şehitlerle ilgili hutbesini hayal meyal duymaya çalışıyor”.Ne mutlu size şehit annesi,babası oldunuz.Size şefaatçi olacak..”diyor hoca.Doğru ya.Ne mutlu!

Gece üzerini hep açık bıraktığı yavrusu üşümesin diye yıllarca rahat bir uyku uyuyamamıştı .Okul ve askerlik günlerinde de sık sık uykusundan ayılıp telefona sarılarak talimatlar vermişti. O yemiyor diye ev halkına da dolmayı, böreği yapmaz olmuştu.Ciğer paresi yemeden ananın nasıl boğazından geçsin ki? Şimdi işte son yolculuğuna uğurladığı,canının parçasının üzerine atılan toprakları verilen ilaçların tesiriyle öylesine izlemekte.

Sonrasında herkesler çekilmeye başlayacak .Taziyeye gelenler de bir bir azalacak.Akraba eş dost evine dağılacak.Diğer yavruları da bir yerleri eksik, buruk ama yine de hayatlarına kaldıkları yerden devam edecek.Ama o ana için hayat, bundan sonra yavrusunun anıları arasında yavrusunun kaybıyla yavaş yavaş eriyip bitecek.

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin