Merve Tanrıöver

Merve Tanrıöver

SEN DE KİM OLUYORSUN, ZİLLİ!

Son model bir araba,üç aracın çıkışını engelleyecek biçim de,yolun tek şeridini de kapatarak,dörtlülerini dahi yakmadan park ediyor.Park halindeki diğer araç sahipleri araçlarının yanına   geldiklerinde ise gerginlik başlıyor.Çünkü  babasının malı gibi park edilmiş  bir araba,hem de sıcakların sinirleri iyice gerdiği bu günler de resmen “gel belayım,kavga edelim” mesajı veriyor.

 Öfkeli bir biçimde kornalara asılarak yol kapatan aracın sahibinin gelmesi bekleniliyor.Beklerken de sinirler de  iyice gerilmeye başlıyor.Ve… epey zaman sonra beklenen şahıs  kulağında cep telefonu sallana sallana ortaya çıkıyor.Kendisine tepki gösterenleri ise umursamaz bir tavırlar ve de küçümseyerek “arabamı istediğim yere bırakırım. İster çekerim, istemezsem de  çekmem.Keyfimin kahyası mısınız? Ayrıca bağırıp çok ta  konuşmayın siz benim kim olduğumu biliyor musunuz?..”

Kimmişsin sen? Söyle de öğrenelim.
El cevap; “Belediye de çalışıyorum.Hem de iyi bir görevde.Kafamın tasını attırmayın.

Yoksa…”
Hele şu edepsizliğe,şımarıklığa bakar mısınız?

Bu hanımefendi kendisini  ismen değil cismen tanıtıp ne işe yarayacaksa  sadece birkaç zavallıya korku salmış ama ben kendisinin kim olduğunu sizlere açıklayayım;

-İnsanların oyları ile seçilmiş,diğer işyerlerinden hiçbir farkı olmayan  bir belediye ve bugün var yarın yok sıfatıyla sıradan bir görevli..

-Milyonlarca çalışan gibi sıradan bir emekçi..
-Arkasına sığındığı belediye  başkanının da( artık hangisi ise) kendilerinin çokta iplemeyeceği bir ucube..

-Aşağılık kompleksi olan,belki de çocukluğunda çok acılar çekmiş bir zavallı..

-Kendini tepelerde gören ama sadece bir iğne batırımlık değeri olan şişme balon..
-Ya da hiç bir mazereti dahi olmadan tam köteklik olan ahlaksız biri…

İşte insanlara tepeden bakan ama aksine kendisi yerin dinine layık,geldiği yeri unutan gideceği yeri ise hiç hesaplamayan  bir yaratığın karıştığı sıradan olaylardan birisi..

Ahh..ah.. bende orada olacaktım ki, öne şöyle güzelce( asla da seviyesine inmeden) haddini bildirip sonrada resmini dahi çekmeye korkanlara inat boy boy deşifresini yapardım.Bir iki tanesine denk gelip yapmışlığım sonrasında da vatandaştan alkış almışlığım vardır ama o kadar çoklar ki memleketin her köşesine de yetişemem ki! Hem tüm Antep bu zatı şahaneyi tanır,haddini bilir ve de yoluna çıkmazlardı.

GÜNÜN SÖZÜ

Tehlike, belli bir sınıfın yönetmeye uygunsuzluğu değildir. Tüm sınıflar yönetmekten acizdir.
 Lord Acton

TEBESSÜM

İki sarhoş meyhanede kafaları fitil gibi çektikten sonra münakaşaya tutuşmuşlar. Biri dermiş "ben güzelim", diğeri dermiş "ben güzelim". Nihayet haydi gidelim belediye reisine soralım demişler. Birinin elinde saldırma, diğerinin elinde tabanca gece yarısı belediye reisinin kapısına dayanmışlar. Kapıyı çalmışlar, reise hitaben: -Reis Bey ben diyorum ben güzelim, bu da diyor ben güzelim. Sen bir bak bakalım hangimiz güzeliz ?. Reis birinin elindeki saldırmaya, diğerinin elindeki tabancaya bakmış. Birine güzel dese saldırma yiyecek, diğerine söylese tabancaya hedef olacak. Düşünmüş:
-Ülen Ahmet sen güzelsin amma, arkadaşın Mehmet de yosma demiş. Sarhoşlar kol kola girmişler sen güzelsin, ben yosmayım diye güle oynaya gitmişler.

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin