Fatih Çeliktürk

Fatih Çeliktürk

Yaz aylarında bol bol sıvı tüketin

Havaların iyice ısındığı bu günlerde bol sıvı tüketiminin insan sağlığı açısından ne kadar önemli olduğunu uzmanlar hep dile getirmişlerdir. Buna rağmen sıcak havada bolca sıvı tüketilmemesi durumu insanlara değişik rahatsızlıklara neden olabiliyor. Bakın uzmanlar konuyla ilgili hangi uyarılarda bulunuyorlar; “Vücudumuzun yaklaşık %60’ ı sudan oluşmaktadır. Ve insan aç kaldığında vücudun depolarını kullanarak günlerce yaşayabilir. Ancak susuz birkaç günden fazla yaşayamaz. Suyun vücudumuza birçok faydası vardır. Yediğimiz yiyeceklerin sindirimine yardımcı olması, vücut ısısının kontrolü, metabolizma artıklarının atılması, cildimize nemlilik vermesi, dolaşıma katkıda bulunması ve kabızlığı önlemesi gibi. Tüm bu etkilerinin yanında yaz aylarında su tüketimi daha da önem kazanır. Yazla birlikte hava sıcaklığı ve nem oranı arttıkça, vücut daha hızlı sıvı kaybetmeye başlıyor. Yazın terlemeyle, solunumla, idrarla ve dışkıyla su atımı daha fazla olur. Kaybedilen sıvıda yerine konmazsa vücutta dehidratasyon yani elektrolit sıvı kaybı, bayılma hissi, bulantı, baş dönmesi gibi problemler oluşur. Vücutta atılan sıvıyı yerine koymak için kadınların günde 2000 ml (2 lt), erkeklerin ise günde 2500 ml (2,5 lt) tüketmesi gerekir. Bu nedenle su içmek için susamayı beklememek gerekir. Sıcaklık arttığında, enfeksiyon gibi durumlarda ve diüretik ilaçlar kullanıldığında vücutta sıvı atılımı çoğalacağı için günlük alınan su miktarını da arttırmak gerekir. Su tüketmek zor geliyorsa temel içeceğimiz suyun yanı sıra meyve suları, ayran, süt gibi içeceklerde sıvı ihtiyacımızı karşılaması için birer alternatiftir. Meyve suları sağlık üzerine olumlu etkileri bulunan fitokimyasallar bakımından da zengindir. Ve fitokimyasalların  olumlu etkiler içerdiği antioksidanlardan kaynaklandığı düşünülüyor. Meyve suyunun besin değeri ve ferahlatıcı özelliği ele alındığında her yaşta tüketmek gerekiyor. Çünkü her yaşta meyve sularının içerdiği vitaminlere ihtiyacımız var. İçerdikleri meyve suyu konsantresi oranına göre meyve suyu, meyve nektarı ve meyveli içecekler birbirinden ayrılıyor. Örneğin portakal suyunun içerdiği C vitamininden dolayı toksin maddeleri atımına yardımcı olduğu, elma suyunun bazı kanser türlerine iyi geldiği, üzüm suyunun kalp hastalıklarını koruyucu etkisi ve tansiyonu düzeltici etkisi olduğu, domates suyunun ise de erkeklerde prostat kanserini önlediği araştırmalarda ortaya çıkmıştır. Bir bardak portakal suyu 132 kkal içeriyor ve günlük C vitamini gereksiniminin yüzde 30'unu karşılıyor. Portakal suyu ayrıca potasyum, folik asit için iyi kaynaktır. Ve bir çalışmada 250 mg vitamin C içeren 2 bardak portakal suyunun (500 mL/g) , plazmadaki vitamin C konsantrasyonlarını artırdığı ve ürik asit konsantrasyonlarını düşürdüğü belirlendi. Elma tüketiminin bazı kanser türleri, kardiyovasküler hastalıklar, astım ve diyabet gibi kronik
hastalık riskini azalttığını gösteriyor. Ayrıca elma ve elma suyunun antihipertansif (yüksek tansiyonu engelleyen) etki gösterdiği ileri sürülüyor. Üzüm suyunda ise bulunan polifenollerin kalp hastalıklarından koruyucu etkisi olduğu bildiriliyor. Ayrıca yüksek polifenolik bileşen içeren üzüm suyunun hipertansiyonlu bireylerde kan basıncını düşürmede etkili olduğu vurgulanıyor. Çay ve kahve gibi kafeinli içecekler diüretik etkisinden dolayı sıvı atımını arttırarak su ihtiyacımızı karşıladığı gibi sıvı atımına neden olacaktır. Bu içecekleri fazla tüketenlerde su ihtiyacının çay ve kahveden karşılandığı düşünülmemelidir. Suyun zayıflama diyetlerinde en önemli etkilerden biri açlık hissini azaltmasıdır. Bununla birlikte yağ kaybedilirken artık ürünlerin atılması da suyla sağlanır. İhtiyacımız kadar su içmezsek vücutta su birikmesine neden olur ve ödem oluşur. Suyun sıcak veya soğuk olması yağ yakımını arttırmaz. Suyun sıcak olarak içilmesi, midede daha uzun süre kalarak şişkinlik yapmasına neden olur. Atılan sıvının hemen yerine konabilmesi için sıcak havalarda suyun soğuk veya oda ısısında olmasına önem verin.

Yorum yap

Not: Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları okuyucuların kendilerine ait görüşlerdir. Yazılan yorumlardan Gaziantep Hakimiyet Gazetesi ve hakimiyetgazetesi.com hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Yazarın Diğer Yazıları
Sosyal Medyada Bizi Takip Edin